(0212) 679 32 53

İzinsiz Görüntü Veya Ses Kaydı

İzinsiz görüntü veya ses kaydı almanın suç teşkil edip etmeyeceği günümüzde merak edilen hukuki sorular arasında yer almaktadır. Öncelikli olarak şunu belirtmeliyiz ki izinsiz görüntü veya ses kaydı almak suçtur. Bu durumun suç olarak kabul edilmesini sağlayan uluslararası belgeler var olduğu gibi hukukumuzda da gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Bu belgelerin neler olduğuna ve hukukumuzdaki düzenlemelere yazımızın ilerleyen bölümlerinde daha detaylı bir şekilde ele alacağız.

 

İzinsiz görüntü veya ses kaydı almanın suç sayılmasının en önemli nedeni özel hayatın gizliliğini ihlal ediyor olmasıdır. Burada cevaplanması gereken soru özel hayat kavramından ne anlaşılması gerektiğidir. Özel hayat, bir kişinin gözden uzakta, kimseyle paylaşmadığı, kapalı kapılar ardındaki yaşantısı ve mahremiyetidir diyebiliriz. Herkesin bilmediği ya da bilmesi gerekmeyen ancak istenildiği takdirde başkalarına aktarılabilen bilgiler de özel hayat kapsamında değerlendirilmektedir. Hal böyle olunca da bir kimsenin izinsiz görüntü veya ses kaydını almak hukukumuz açısından suç teşkil etmektedir.

 

Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi suretiyle izinsiz görüntü ve ses kaydı alınması ünlü kimseler açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Kamuya açık alanda bulunduğu esnada kişinin görüntüsünün alınması ya da sesinin kaydedilmesi sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına razı olduğu anlamına gelmeyecektir.  Söz konusu ihlalin var olduğunu söyleyebilmemiz için herhangi bir hak ya da yetkiye dayanılmıyor olması gerekir. Bu sebeple, özel yaşama ilgililerin açık ya da örtülü rızasına dayalı olarak müdahale eden kişi suç işlemiş olmayacaktır. Aynı zamanda bir hakkın kullanılması halinde de herhangi bir suç oluştuğundan söz etmek mümkün olmayacaktır. Örneğin gazetecilik mesleğinin icra edilmesi çerçevesinde işlenen fiiller bakımından hukuka uygunluk nedeni vardır. Fakat bu konuda uygulamada yoğun tartışmalara neden olmaktadır. Özellikle ünlü kişilerin özel yaşamlarına ilişkin olarak medyada yapılan yayınlar bu tartışmanın en önemli unsurudur.

 

İzinsiz Görüntü ve Ses Kaydı Paylaşımı

 

Bir işadamının evlilik dışı ilişkisinin kitle iletişim araçları kullanılarak kamuoyuna duyurulması halinde işadamı, bu durum sebebiyle şikayetçi olmakta; fakat medya bu yayınların halkın ilgisine mazhar olduğunu ve görevlerini yaptıklarını ileri sürmektedir. Dolayısıyla bu tip sorunlar karşısında çözüme ulaşmak her zaman kolay olmamaktadır. Temel olarak şunu söyleyebiliriz ki izinsiz görüntü veya ses kaydı alınması yolu ile gazetecilik mesleğinin icra edildiğinin söylenebilmesi için olayın gerçek olmasının yanı sıra hakikaten bir kamu yararı bulunması gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan hareket suç teşkil edecektir.

 

İzinsiz görüntü veya ses kaydının alınması konusu tartışmaya açık bir konu olup gerek TCK gerekse uluslararası anlaşmalarda yer alan hükümlere göre aykırı bir durumdur. Bazı istisnai hallerde bu durumun hukuka uygunluğu söz konusu olabilmektedir. Dolayısıyla bir suçun faili olmamak adına kimsenin izinsiz olarak görüntü veya ses kaydının alınmaması en doğru hareket olacaktır.

 

İzinsiz Görüntü veya Ses Kaydı Almak Suç Mudur ?

 

İzinsiz görüntü veya ses kaydı almanın bir suç olduğunu daha önce de belirtmiştik. Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu düzenlenmiş olup suçun işlenmesi halinde fail hakkında verilecek olan ceza yer almaktadır. İlgili madde hükmüne göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun görüntü veya ses kaydı alınması suretiyle işlenmesi halinde fail hakkında verilecek olan ceza arttırılacaktır. Aynı zamanda bu ses ya da görüntü kayıtlarının hukuka aykırı bir şekilde ifşa edilmesi ise söz konusu suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. İzinsiz görüntü veya ses kaydı alınması neticesinde aynı zamanda haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu ( TCK m.132) işlenmiş olabileceği gibi kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu ( TCK m.133) da işlenmiş olabilir. Dolayısıyla somut olayın özelliklerine bakılarak failin cezalandırılması gerekecektir. Dolayısıyla TCK bakımından bir kimsenin izinsiz görüntü veya ses kaydının alınması suçtur.
Kişilerin özel hayatının izinsiz görüntü ya da ses kaydı alınması suretiyle ihlal edilmemesi gerektiği

 

Anayasamızda ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de belirtilmiştir. Anayasada kişilerin özel hayatının gizliliği madde 20 ile güvence altına alınmıştır. İlgili maddeye göre, herkes özel hayatına ve aynı zamanda aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı da bu maddede belirtilmiştir. Bir kimsenin kamuya mal olmuş bir kişi olması, onu özel yaşamına saygı gösterilmesini isteme hakkından mahrum bırakmayacaktır. Ancak daha önce değinmiş olduğumuz gibi bazı hukuka uygunluk sebeplerinin varlığı halinde özel yaşamın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelmeyecektir. Anayasanın yanı sıra AİHS’nin 8. maddesine göre herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve aynı zamanda yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına müdahalenin ne şartlar altında gerçekleşebileceği de aynı maddede belirtilmiştir. Dolayısıyla şunu söyleyebiliriz ki hukuka uygunluk sebepleri dışında bir kimsenin izinsiz görüntü veya ses kaydının alınması hukukumuz açısından suç kabul edildiğinden bu suçun failinin cezasız kalması da düşünülemeyecektir.

 

İzinsiz Görüntü veya Ses Kaydı Delil Olur Mu ?

 

Delil kullanmak, ispat açısından hukuk sistemimizin kabul ettiği araçlardır. Fakat delillerin değerlendirilmesi konusunda birtakım sınırlamalar mevcuttur. Hakkın varlığını ispat etmede kullanılan delilin hukuka aykırı olması halinde esas kural bu delilin yargı makamı tarafından kullanılmamasıdır. Fakat bu kuralın bazı istisnaları yargı içtihatları ve uluslararası kurallar tarafından söz konusudur. Yargıtay kararlarına göre şunu söyleyebiliriz ki hukuka uygun olarak elde edilmiş, yani yaratılmamış olan ses kayıtlarının boşanma davalarında delil olarak kullanılması mümkündür. Fakat sonradan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bazı kararlarında ses kaydı delilini elde edilmiş ya da yaratılmış ayrımına gitmeksizin hukuka aykırı kabul etmiştir. Aynı şekilde bir kimsenin hukuka aykırı olarak görüntüsünün delil olarak kullanılması da mümkün olmamaktadır; aksine suç teşkil etmektedir.

 

İzinsiz Elde Edilen Görüntü veya Ses Kaydının Delil Olup/Olmaması

 

Günümüzde pek çok kurum, kuruluş ya da işyerinde güvenlik sebebiyle gizli kamera ile kayıt yapılmaktadır. Bu durumda kayıt altında olan kamera altında suç işlenmesi halinde bu görüntülerin delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı da akla gelen sorular arasındadır. Gerek içtihatlar gerekse kararlar neticesinde şunu söyleyebiliriz ki bu görüntülerin delil olarak kullanılması izahtan varestedir. Çünkü yapılan kayıt kamusal alanda ve kamuya açık bir faaliyete ilişkindir. Gizli kamera ile denetim yapıldığına dair bir kaydın yer almasına bile gerek yoktur. Nitekim pek çok olayın çözümlenmesinde ve faillerin bulunmasında kamera kayıtları delil olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla izinsiz görüntü veya ses kaydı alınmasının içtihatlar ve Yargıtay kararları çerçevesinde bazı istisnaları mevcut olmasına rağmen kural olarak bu durum suç teşkil etmektedir.

 

İzinsiz Görüntü ve Ses Kaydı Yapmanın Cezası

 

İzinsiz görüntü veya ses kaydı yapılması neticesinde haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi söz konusuysa TCK m.132’ye göre suçun temel halinde verilecek olan ceza bir kat arttırılacaktır. Yani haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda fail hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunurken bu ihlalin söz konusu içeriklerin kayda alınması şeklinde gerçekleşmesi durumunda verilecek olan ceza bir kat artacaktır. Bu içeriklerin hukuka aykırı bir şekilde ifşa edilmesi durumunda ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gündeme gelecektir. TCK m.133’te yer alan kişiler arasındaki konuşmaların izinsiz olarak dinlenmesi veya kayda alınması halinde ise fail hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacaktır. Aynı zamanda aleni olmayan bir konuşmaya katılan kişi konuşanların sesini rıza olmaksızın kaydettiği zaman 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabileceği gibi adli para cezasına çarptırılması da mümkündür.

 

İzinsiz görüntü veya ses kaydı alınması neticesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşuyorsa bu durumda suçun temel halinde verilecek olan hapis cezası bir kat arttırılacaktır. Yani ceza, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyken bunun bir kat arttırılması söz konusu olacaktır. Suç teşkil eden ses veya görüntü kayıtlarının hukuka aykırı bir şekilde ifşa edilmesi halindeyse fail hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacaktır. Detaylı bilgi için billişim avukatı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)
Loading...

Leave a Reply