(0212) 679 32 53

Marka Hakkına Tecavüz

Marka, mal veya hizmet sunmakta olan tüzel veya özel kişinin kendi ürün ve hizmetlerini diğer kişilerin ürün ve hizmetlerinden ayırmak maksadıyla konulmuş olan işaretler olarak kabul edilmekte olup marka hakkına tecavüz, sıklıkla karşılaşılan hukuki problemler arasında yer almaktadır. Marka ayırt edici bir özellik olması sebebiyle kesinlikle taklit edilmemesi gerekmektedir. Marka konulmasının esas amacı, onu ihdas ettirmiş olan tüzel veya özel kişinin meydana getirdiği, pazarladığı ürünlerin başka kişilerin ürettiği ve pazarladığı ürünlerden ayırt edilmesini sağlamaktır. Böylelikle marka hakkının korunması hedeflenmiştir. Her ne kadar hukuk sistemimizde bu konuda pek çok düzenlemeye yer verilmiş olsa da uygulamada yine de marka hakkına tecavüz durumlarına rastlamak kaçınılmaz olmaktadır.

 

Marka hakkına tecavüz edilmesi halinde bir başkasına ait olan girişimde ortaya konulmuş emekten haksız yere faydalanmak söz konusu olacaktır. Aynı zamanda markanın taklit edilmesiyle, markanın gerçek sahiplerinin maddi ve manevi zarara uğraması da kaçınılmaz olacaktır. Dolayısıyla marka hakkına tecavüz durumunda hukuki yollara başvurulması gerekecektir. Fakat belirteceğimiz hukuki yollara başvurulabilmesi için öncelikli olarak marka ya da patentin tescil edilmiş olması gerekmektedir. Aksi takdirde marka hakkına tecavüz gerçekleştiği gerekçesiyle herhangi bir hukuki yola başvurmak mümkün olmayacaktır. Ancak tescillenmiş olan bir markaya karşı saldırı gerçekleştirildiği takdirde marka hakkının ihlal edilmiş olduğundan söz etmemiz mümkün olacaktır.

 

Marka Hakkının İhlali

 

Söz konusu ihlallerin neler olduğunu belirtmek maksadıyla kanun koyucu 556 sayılı KHK’nın 61. maddesinde marka hakkına tecavüz hallerini saymıştır. İlgili madde hükmüne göre, marka hakkına sahip olmaksızın ve marka sahibinin izni olmaksızın bir markanın kullanılması durumunda marka hakkına tecavüzden söz edebilmemiz mümkün olacaktır. Aynı zamanda marka sahibinin izni bulunmadan, markayı veya ayırt edilemeyecek biçimde benzerini kullanmak yolu ile taklit edilmesi de ilgili maddede sayılan tecavüz halleri arasına yer almaktadır. Markaya karşı tecavüz fiilinin gerçekleştirilmesiyle markayı taşıyan ürünlerin dağıtılması, satılması veya herhangi bir şekilde ticari faaliyette kullanılması da maddede sayılan durumlardandır. Bunların yanı sıra marka hakkının sahibince verilen lisans haklarının izni olmaksızın genişletilmesi veya üçüncü kişilere devredilmesi de marka hakkına tecavüz durumları arasındadır.

 

Marka hakkına karşı gerçekleştirilen tecavüz durumlarına karşı kanunlarımız, hak sahibinin maddi ve manevi menfaatlerinin korunması için pek çok hukuki yol öngörmüştür. Gerek hak sahibinin menfaatlerinin korunması gerekse tecavüzü gerçekleştirilen caydırılması ve cezalandırılması için hukukumuzda düzenlemeler mevcuttur. Bu düzenlemelerin neler olduğunu konumuzun ilerleyen bölümlerinde detaylı bir şekilde ele alacağız.

 

 

Marka Hakkına Tecavüz Nedir?

Marka hakkında tecavüz bahsi açıldığı zaman “Marka hakkı nedir ?” sorusunun cevabını vermek gerekir. Marka hakkı, mal ya da hizmet sunmakta olan özel veya tüzel kişinin kendi mal veya hizmetini diğerlerinden ayırmak amacıyla koymuş olduğu işaretler markayı oluşturmaktadır. Bu işaretlerin tescil edilmesiyle birlikte de marka hakkı konusu gündeme gelecektir. Tescil işlemi ile beraber özel veya tüzel kişiye ticari itibarının korunması için Markaların Korunması Hakkında KHK ile pek çok hak tanınmıştır. Marka hakkı olarak adlandırılan kapsamlı savunma mekanizması sayesinde markayı, adına tescil ettirmiş olan kimsenin markasının korunabilmesi için markanın aynısı veya benzeri işaretlerin kullanılması halinde marka hakkına tecavüzün önüne geçebilmek adına bazı haklara sahip olmaktadır. Hak sahibine tanınmış olan bu hukuki imkanlar sayesinde gerçekleşmesi muhtemel maddi ve manevi zararların önüne geçilebileceği gibi varsa eğer gerçekleşen zararlarında tazmini mümkün hale gelecektir.

 

Korsan Ürünlerin Hukuki Durumu

Korsan ürünlerin çoğalması ile beraberinde gelen haksız kazanç marka hakkına tecavüz konusunu akıllara getirmektedir. Korsan ürünler, bir markanın  ayırt edilemeyecek kadar benzerinin taklit edilmesi  halinde ortaya çıkmakta ve hemen hemen her alanda karşımıza çıkmaktadır. Bu şekilde sahte ürün üretilmesinin sonucu olarak marka sahibinin zarara uğraması elbette ki kaçınılmaz olacaktır. Aslında korsan ürün üretimindeki asıl amaç marka sahibinin zarara uğratılması değil; markanın itibari sayesinde kazanç elde etmektir. Korsan ürünler de tabiki marka hakkına tecavüzün en somut örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Lisanssız Ürün Satmanın Hukuki Durumu / FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU

 

Marka hakkının ihlali konusu içinde korsan ürünler özellikle bilgisayar oyunlarında, sanatçıların albümlerinde, sinema filmlerinde ve kitaplar da ortaya çıkmaktadır. Yoğun emek harcanarak hazırlanan bu eserlerin haksız kazanç elde etmek maksadıyla çoğaltılması ve dağıtılması hukukumuz açısından kabul edilemez bir durumdur. bu şekilde korsan ürün ortaya çıkaran, bunları çoğaltan ve ticari maksatla kullanan, dağıtan kimselere ağır para cezaları verilebildiği gibi hapis cezasına mahkum edilmeleri de söz konusu olabilmektedir. Böylelikle kişilerin emeklerinin korunması, maddi zararlarının önlebilmesi mümkün hale gelmektedir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken husus şudur ki, korsan ürünlerle yalnızca kanunların mücadele etmesi yeterli değildir. Vatandaşların da bu konuda duyarlı olması ve adalete yardımcı olması gerekmektedir. Düşük ücret ödenecek diye korsan kitap satın almak demek kitabın yazarın emeğini hiçe saymak, ona saygısızlık etmek demektir. Kişilerin de duyarlı davranması ve korsan ürünlerle karşılaşması halinde şikayette bulunması gerekmektedir. Ancak bu şekilde korsan ürünlerle mücadelede başarılı olunabilir.

 

Marka Hakkına Tecavüzde Başvurulabilecek Hukuki Yollar

Marka hakkına tecavüzde hakkı zedelenen marka sahibinin başvuracağı bazı hukuki yollar mevcuttur. Marka hakkı tecavüzde başvurulabilecek hukuki yollardan olan kişinin mahkemeden bulunabileceği talepler 556 sayılı KHK’nın 62. maddesinde belirtilmiştir. İlgili maddeye göre, marka sahibi marka hakkına tecavüzün durdurulmasını isteyebileceği gibibu tecavüzün giderilerek meydana gelen zararın tazminini de talep edebilmektedir. Söz konusu zarar, maddi zarar olabileceği gibi manevi zarar da olabilir. Hem maddi hem de manevi zararın tazmini, marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirenden talep edilebilir.Aynı zamanda marka sahibi mahkemeden marka hakkına tecavüzün önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını isteme hakkına da sahiptir.

 

Marka hakkına tecavüz dolayısıyla üretilmesi ya da kullanılması cezayı gerektiren eşyayla bu eşyaları üretmekte kullanılan araç, cihaz ve makinelere el konulması marka hakkı sahibi tarafından mahkemeden talep edilebilmektedir. Aynı zamanda el konulan bu ürünler üzerinde marka hakkı sahibi, kendisine mülkiyet hakkı verilmesini de mahkemeden talep edebilir. Tüm bunların yanı sıra marka hakkına tecavüzü gerçekleştiren kişi aleyhine verilen mahkeme kararının masraflarının tecavüz eden tarafından karşılanması ve ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuoyuna yayın yolu ile duyurulması da açılacak olan dava neticesinde mahkeme tarafından verilebilecek kararlar arasında yer almaktadır.

 

Başkasına ait bir marka üzerinde iktibas ve iltibas yoluyla tecavüz eden ve mal ya da hizmet üreten, satan kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve yirmi bin gün adli para cezası öngörülmüştür. Marka korunması olduğuna dair işareti yetkisi olmaksızın kaldıran kişiler hakkında ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve beş bin gün adli para cezası öngörülmüştür. Başkasına ait bir markayı yetkisi olmaksızın satan, devreden ya da rehneden kişi ise 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına ve beş bin gün adli para cezasına mahkum edilecektir.

 

Marka Hakkının İhlali Durumunda Başvurulacak Mahkeme

Marka hakkına tecavüze karşı açılacak olan davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davacının ikametgahının bulunduğu yer, söz konusu suçun işlendiği yer, davalının ikamet ettiği yer veya tecavüz fiilinin etkilerinin ortaya çıktığı yerdir. Marka hakkına tecavüzün üzerinden 1 yıl, her halde 10 yıl geçmesiyle birlikte zamanaşımı süresi dolmuş olacağından artık bu duruma karşı dava yoluna başvurulması mümkün olmayacaktır.

 

Marka Hakkının Korunması

Marka hakkına tecavüz fiillerinin gerçekleştirilmesi ülkemizde sıklıkla karşılaşılan problemlerdendir. İşte bu problemin önüne geçilebilmesi adına hukukumuzda marka hakkının korunmasına yönelik düzenlemeler yer almaktadır. Markanın mevzuatımızda yer alan hükümlerden yararlanabilmesi için tescil edilmiş olması büyük önem taşımaktadır. Markanın sağlayacağı haklar, tescilli yayın tarihi itibariyle üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeye başlayacaktır. Özellikle şirketlerin markalarını koruma altına alabilmesi ve tecavüzlerin önlenmesine yönelik tedbirlerin alınabilmesi adına bu alanda uzman hukuk bürosu ile birlikte çalışmak, ileride gerçekleşebilecek olan maddi ve manevi zararların engellenmesi adına büyük önem arz etmektedir.

 

Mevzuata uygun bir şekilde tescil işlemi gerçekleştirilmiş olan bir marka kanun gereğince 10 yıl boyunca korunmaktadır. 10 yıllık süre içerisinde markada değişiklikler meydana getirilmiş ise bunların da tescil işlemi gerçekleştirilmelidir. 10 yılın dolmasına 6 ay kala o markanın tescilinin yenilenmesine yönelik olarak yeni bir işlem gerçekleştirilmesi gerekir. Aksi halde markanın korunması mümkün olmayacaktır ve marka üzerinde hak sahipliği sona erecektir.

 

Marka Sahibinin Tecavüz Halindeki Hakları

Hukuki yollarla marka sahipliğinin tescil edilmesi şartıyla, hakkın başkaları tarafından ihlal edilmesi halinde marka sahibinin bir takım hakları ortaya çıkmaktadır. Buna göre marka sahibinin en birincil hakkı söz konusu ihlal eyleminin derhal ortadan kaldırılmasıdır. Bunun sonrasında ise tazminat, ihlal yapan kişinin bunu yapmasını sağlayan her türlü araç ve imkana el koyulması, aynı durumun yaşanmaması adına önlemlerin alınması gibi isteklerde de bulunabilecektir. Ayrıca mahkeme süreçlerindeki tüm masrafların kişinin marka hakkına tecavüz eden tarafından karşılanması da talep edilebilecektir. Ayrıca durumun fark edildiği andan itibaren gerçek marka sahibi kamuoyuna uygun şekilde duyuru yaparak itibarını geri kazanma yoluna gidebilecektir. Özetle “marka hakkının ihlal edilmesi durumunda ne yapılır ?” marka sahibi açısından zararın giderilmesi, eylemin durdurulması ve gerekli önlemlerin alınması şeklinde bir takım haklar doğurmaktadır.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Leave a Reply