(0212) 679 32 53
info@topo.av.tr

Mesafeli Satış Sözleşmesi Nasıl Olmalıdır?

Günümüzde ticaretin seyri bir hayli değişmiş durumdadır. İnsanlar artık evlerinden çıkıp ihtiyaçlarını aramak ve en uygun gördüklerini almak yerine internet üzerinden daha kolay şekilde aramalar yapıp kendileri için uygun buldukları ürünü kredi kartı aracılığıyla yine internet üzerinden alma yoluna gitmektedirler. Elbette bu tarz alışverişlerde de tarafların sorumluluklarını ortaya koyan sözleşmeler mevcuttur. Alışverişlerin tarafları arasında belirli bir mesafe söz konusu olduğu için mesafeli satış sözleşmesi adı verilmiştir. Peki, mesafeli satış sözleşmesi nasıl olmalıdır?

 

Mesafeli satış sözleşmesi, Mesafeli Satışa Dair Yönetmelik’ta tanımlanmış olup buna göre; yazılı, görsel ve elektronik ortamda ya da diğer iletişim araçlarının kullanılmasıyla ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan, malın anında ya da sonradan teslimini gerektiren sözleşmelerdir. Günümüzde insanların evlerinden çıkmaksızın ve vakit harcamaksızın elektronik ortam üzerinde alışveriş yapmayı tercih etmelerinin bir sonucu olarak mesafeli satış sözleşmeleri konusu ayrı bir öneme sahip olmuştur. Bu sözleşme ile tarafların hak ve sorumlulukları ortaya konduğundan dolayı her ne kadar pratikte kişiler bunu okumadan geçse de aslında dikkatlice okunması gerekmektedir.

 

Mesafeli Satış Sözleşmesi Detayları

 

Mesafeli satış sözleşmesi tüketiciler tarafından yeterince önemsenmemekte ve satıcılar da bunu genellikle zorunlu bir prosedür olarak görmektedirler. Aslında bunun en büyük nedeni e-ticaret kavramının hukuki boyutunun henüz ülkemiz açısından tam olarak kavranmamış olmasıdır. Genel bir yanlış anlaşılma olarak bu sözleşmenin yalnızca e-ticaret ortamında kullanıldığı sanılmaktadır. Esasında yalnızca internet üzerinden gerçekleştirilen ticari faaliyetlerde değil; telefonla ya da faksla mal ve hizmet alımına ilişkin yapılan sözleşmeler de bu kapsamda yer almaktadır. Tüm sözleşmelerin ilgili yönetmeliğin kapsamında olduğunu söylememiz doğru olmayacaktır. Yolcu taşıma hizmetleri, finansal hizmetler, konut kiralama, paket turlar, malların montajıyla onarımı ve bakımı, bahis ve şans oyunlarına ilişkin hizmetlerin bu yönetmeliğin kapsamı dışında kaldığını söylememiz gerekmektedir. Dolayısıyla bu hizmetlerin ya da satışların yapılması esnasında alıcı ve tüketici arasında mesafeli satış sözleşmesinin varlığı bir zorunluluk olmayacaktır.

 

Mesafeli satış sözleşmesinde ön bilgilendirme formunda bulunan bilgilerin yanı sıra ilave bilgiler de mevcuttur. Bu sebeple mesafeli satış sözleşmesinin geniş bir içeriğe sahip olduğunu söylememiz doğru olacaktır. Geniş kapsamlı bir sözleşme olması sebebiyle e-ticaret sitelerinin ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilmesi mümkündür. En önemli kapsamları ise tarafların detaylı iletişim bilgileri, satışa konu olan mal ve hizmetle ilgili detaylar, iade ve cayma prosedürlerinin bulunmasıdır. E-ticarette satış işlemi ancak mesafeli satış sözleşmesinin onaylanması ile gerçekleşebilmektedir. Sözleşmenin zorunlu olarak yapılması gerektiği hallerde satıcının bunu göz ardı etmesi mümkün olmayacaktır. Aksi bir hareket hükümlere aykırılık teşkil edecektir.

 

Mesafeli Satış Sözleşmesi ve Cayma Hakkı

Gerek Tüketicinin Hakları Kanunu gerekse Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’e göre tüketinin cayma hakkı mevcuttur. İnternet ortamında gerçekleştirilmiş olan mal ve hizmet satışlarında tüketicilerin, 14 gün içerisinde sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. Sözleşmeden cayma halinde tüketici, herhangi bir cezai şart ödeme yükümlülüğüne sahip olmadığı gibi ödemiş olduğu paranın tamamını da iade hakkına sahip olacaktır. Fakat bu haktan yararlanabilmek için alışveriş yapanın mutlaka tüketici olması gerekmektedir. Yani ticari ya da mesleki amaçla bir satın alma işlemi gerçekleştirilmemiş olmalıdır.

 

Belirtmiş olduğumuz 14 günlük cayma hakkı süresi mal satışlarında malın tüketiciye iletilmiş olduğu tarihte işlemeye başlayacaktır. Hizmet satışlarında ise sözleşmenin internet ortamında akdedildiği tarihte cayma hakkını kullanma süresi işlemeye başlayacaktır. Cayma hakkının kullanılmak istendiği satıcıya yazılı olarak bildirilmek zorundadır. Aksi takdirde satıcının, tüketicinin ödemiş olduğu parayı iade etme yükümlülüğü söz konusu olmayacaktır. Fakat cayma hakkının her türlü sözleşme bakımından kullanılabileceğini söylememiz mümkün değildir. Örneğin çabuk bozulabilen ya da son kullanma tarihi geçebilecek olan ürünlerin satışı halinde cayma hakkını kullanmak mümkün gözükmemektedir. Teslimden sonra ambalajı ya da paketi gibi koruyucu unsurların açılmış olduğu mallarda da bu hak kullanılamayacaktır.

 

Mesafeli satış sözleşmesinde satıcı, malın tüketiciye teslimine kadarki süreçte oluşabilecek zararlardan sorumlu olmaktadır. Bu anlamda malın teslimi esnasında hasara uğraması halinde tüketicinin bir sorumluluğu olmayacaktır. Fakat tüketici, malı teslim aldığı esnada imza atmadan önce bir hasara uğrayıp uğramadığını dikkatli bir şekilde kontrol etme yükümlülüğüne sahiptir. Malın teslimden önce tahrip olması halinde tüketicinin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.

 

Mesafeli Satış Sözleşmelerinde Ön Bilgilendirme Yükümlülüğü

Mesafeli satış sözleşmesinde ön bilgilendirme formu, MSY’nin 5. maddesi altında düzenlenmiştir. Elektronik ticaret sitelerinde alışverişin tamamlanıp ödemenin yapılması anına gelindiği zaman tüketiciye ön bilgilendirme formu sunulması bir zorunluluktur. Ön bilgilendirme formunda yer alması gereken bazı bilgiler vardır. Bunları şu şekilde sıralamamız mümkündür: Satıcının detaylı iletişim bilgileri, satışa konu mal veya hizmetin temel nitelikleri, teslim masrafları, varsa vade bilgileri, cayma hakkının koşulları, ürünün ya da hizmetin nasıl kullanılacağı, mal veya hizmetin Türk lirası olarak satış bedelidir. Belirtmiş olduğumuz bilgiler tüketicinin onaylayacak olduğu mesafeli satış sözleşmesinin ayrılmaz parçasıdır ve taraflarca aksi kararlaştırılmadığı müddetçe bu bilgilerin değiştirilmesi mümkün değildir.

 

Ön bilgilendirmenin yapılmadığının iddia edilmesi durumunda ispat yükü elektronik ticaret sitesine ait olacaktır. Bu sebeple e-ticaret siteleri mutlaka ön bilgilendirme formunu tüketiciye onaylatmak durumundadırlar. eğer ön bilgilendirmenin gerçekleştirilmediği ispat edilirse satış işleminin iptaline karar verilebileceği gibi tüketicinin borçlu olmadığının tespitine ve satılan malların iadesine de karar verilebilir. Dolayısıyla ön bilgilendirme formu mutlaka tüketiciye onaylatılması ve saklanmalıdır. Aynı zamanda bu formda tüketici açık bir şekilde bilgilendirilmelidir. Böylelikle tüketici, satıcı ile arasında gerçekleşecek olan ilişkinin tüm detaylarını daha satış işlemi gerçekleşmeden, yani ödeme yapılmadan öğrenmiş olacaktır. Aynı zamanda şunu da belirtmeliyiz ki mesafeli satış sözleşmesinde ön bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı hareket eden kişiler bakımından idari para cezasına hükmedilecektir. Dolayısıyla e-ticaret sitelerinin mevcut hükümlere aykırı hareket etmemesini öneririz.

 

Mesafeli Satış Sözleşmesinin Uygulama Alanı

Mesafeli satış sözleşmesi için her alanda bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmadığını daha önce de belirtmiştik. Mesafeli satış sözleşmesi, bankacılık ve sigortacılık alanında, gayrimenkul satımı ya da kiralanmasında, halka açık telefon hizmeti vermekte olan telekomunikasyon firmalarıyla akdedilen sözleşmelerde kullanılmamaktadır. Bunların yanı sıra seyahat, konaklama ve eğlence alanında faaliyet gösteren firmalarla akdedilmiş olan sözleşmelerdeyse cayma hakkıyla sonuçları, ön bilgilendirme ve teyidiyle ifa zamanına ilişkin yönetmelikle belirlenen maksimum süreler uygulanmayacaktır.

 

Mesafeli Satış Sözleşmelerinde Uygulama Alanları

 

Mesafeli satış sözleşmesinin sıklıkla karşımıza çıkan uygulama alanının internet üzerinden alışveriş siteleri olduğunu görmekteyiz. E-ticaret sitelerinde bu sözleşmenin kullanılması halinde sözleşmede bulunması gereken bazı unsurlar olduğunu daha önce belirtmiştik. Her ne kadar tüketiciler gerek ön bilgilendirme formunu gerekse mesafeli satış sözleşmesini okumadan geçseler de aslında sahip olunan hakların ve yükümlülüklerin öğrenilebilmesi adına bu sözleşme ve formun mutlaka okunması gerekmektedir. Aynı zamanda satıcılar da tüketicilerin bunları okumayacağını düşünerek ve yalnızca yasal bir zorunluluk olduğu için söz konusu sözleşme ve formu hazırlamaktadır. E-ticaret faaliyetlerinin ülkemizin açısından daha yeni yeni yaygınlaşması e-ticaret hukukunun henüz öneminin kavranmaması sonucunu doğurmuştur. İnternetin kullanım oranının her geçen gün artmasıyle birlikte hem e-ticaretin daha da yaygınlaşacağını hem de bu hukuk alanının daha çok önemseneceğini ve dikkate alınacağını söylememiz mümkündür.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Leave a Reply