(0212) 679 32 53

Miras Davaları

Miras davaları, miras hukukunu ilgilendiren davalar olup birkaç farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır. Miras davalarının neler olduğuna ve bu davaların açılma koşullarına değinmeden önce “miras” kavramı üzerinde durmamız faydalı olacaktır. Miras, bir kimsenin ölümü sonucunda kişinin terekesinde yer alan tüm hak ve borçların külli halefiyet prensibi gereğince miras bırakanın yakınlarına intikal etmesi anlamına gelmektedir. Yaptığımız tanımdan da anlaşıldığı üzere miras, ölen kimsenin yalnızca sahip olduğu para ve taşınır-taşınmaz malları değil; aynı zamanda borçlarını da içermektedir.

 

Ölen kimseden kalan mirasın kimler arasında ve ne şekilde paylaştırılacağına dair hükümler TMK’da yer almaktadır. Dolayısıyla bu alanda ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde TMK hükümleri ve ilgili diğer kanunlar yardımcı olacaktır. Miras davaları farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Uygulamada sıkça karşılaşılan miras davalarını şu şekilde sıralayabiliriz:Miras sebebiyle istihkak davası, veraset belgesinin iptali davası, miras sözleşmesinin iptali davası, muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası, mirasçılıktan çıkarmaya karşı açılacak olan dava ve tenkis davası.

 

Miras hukuku, pek çok hukuk dalını da içine alan geniş kapsamlı bir hukuktur. Miras hukuku kapsamında eşya hukuku, borçlar hukuku, gayrimenkul hukuku vs.’de dahildir. Bu nedenle miras hukuku esasen uzmanlık gerektiren bir hukuk dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Miras hukukunun geniş çaplı hukuki bilgiyi ve tecrübeyi gerektiriyor olması da miras davaları açılmasında ve danışmanlık hizmeti alınmasında miras avukatının önemini arttırmaktadır. Yalnızca açılacak olan miras davalarında değil; vasiyetnamenin hazırlanması, mirasçı atanması, mirasçılıktan çıkarma yapılması gibi konularda da mutlaka bu alanda hizmet vermekte olan bir miras avukatına danışın.

 

Veraset Belgesinin İptali Davası

Miras davalarından en çok karşılaşılanı, veraset belgesinin iptali davasıdır.  Veraset ilamı, mahkemeden alınmakta olup ölen kişinin mirasçısı olduğunu gösteren bir belgedir. Eğer bir kimse, miras bırakanın mirasçısı olmasına rağmen veraset ilamında gösterilmemişse bu durumda veraset ilamı kesinleşmemişse bu ilama itiraz için dava açma imkanına sahiptir. Fakat eğer veraset ilamı kesinleşmişse bu durumda kişi, veraset belgesinin iptali için dava açma imkanına sahip olacaktır.

 

Vesaret Belgesinin İptali Davası

 

Veraset belgesinin iptali davasında davalı, bu ilamı alan kişi ya da kişiler olacaktır. Davacı ise ilamda adı geçmeyen ya da payı yanlış belirtilen veya bir başka sorunun var olduğunu iddia eden kimsedir. Söz konusu davanın açılmasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise davalı kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Eğer kişi, açtığı davada haklı görülürse yeni bir veraset ilamı düzenlenecek ve bu ilamda mirasçı olduğu belirtilecektir. Fakat talebinde haksız görülmesi halinde ise ilamda ismi yer almayacaktır.

 

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası

Miras davalarından en çok karşılaşılanlardan bir diğeri de muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasıdır. Muris muvazaasında mirasçı, taşınmazını gerçekte mirasçısı olan bir kimseye devretmektedir. Fakat esas amaç, diğer mirasçılarını bu mirastan yoksun bırakmaktır. Yani bağışlama arzusu olmasına rağmen sanki satış ile taşınmaz mirasçıya devredilmiş gibi gösterilmektedir. İşte bu gibi durumlar karşısında muris muvazaasının varlığından söz etmemiz mümkün hale gelecektir. Genelde doğu şehirlerinde kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla muris muvazaasına başvurulduğu görülmektedir. Fakat bu durumda muvazaa sebebiyle miras payını alamayan kimselerin dava açması kanunen mümkün kılınmıştır.

 

Muris muvazaasına dayalı olarak açılacak olan miras davalarında davacının kim olacağını da belirtmemiz faydalı olacaktır. Bu dava türünde davacı, açılacak tapu iptal ve tescil davasında hukuki yararı olan ve mirasçı sıfatına sahip olan kimsedir. Yani yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar ve evlatlık ile onun altsoyu bu miras davasını açabilirler. Fakat eğer bir kimse mirası reddetmişse, mirastan çıkarılmışsa ya da mirastan feragat etmişse muris muvazaasına dayalı olarak tapu iptal davası açamayacaktır. Bu sebeple açılacak olan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise, HMK m.12 gereğince taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin ya da ayni hak sahipliğinde değişikliğe sebep olacak davalar, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılacağından bu davada da HMK m.12 uygulama alanı bulacaktır.

 

Tenkis Davası

Miras davaları konusunda ele almamız gereken bir diğer dava ise tenkis davasıdır. Murisin yapmış olduğu ölüme bağlı tasarruflar ya da bazı sağlar arası kazandırmalar saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal ediyorsa, payların ihlal edildiği oranda bu kazandırma ve tasarrufların etkisiz hale getirilmesi amacıyla tenkis davası açılmaktadır. Tenkis davası, kural olarak saklı paya sahip olan mirasçılar tarafından açılabilen bir davadır. Bu dava ile miras bırakanın tasarruf oranını aşan kazandırmalarının aşan oranda etkisizleştirilmesi amaçlanmaktadır.

 

Tenkis davası, ancak kişinin ölümünden sonra açılabilen bir davadır. Yani miras bırakan hayattayken bu davanın açılması veya tedbir kararı alınması kanunen mümkün değildir. Aynı zamanda yalnızca saklı paylı mirasçılar bu davayı açabilir. Bu kimseler; miras bırakanın altsoyu, anası-babası ve eşidir. Her davacı birbirinden bağımsız olarak tenkis davası açabilme imkanına sahiptir. Fakat davayı açmayan saklı paylı mirasçılar verilecek olan hükümden yararlanamazlar. Tenkis davasında davalı ise; tenkise tabi tutulan kazandırmaların yapıldığı kişi veya kişilerdir. Bu davayı açmak için ise saklı paya tecavüz edildiğinin öğrenilmesi anından itibaren 1 sene içerisinde mahkemeye başvurmak gerekmektedir. Vasiyetnameler hakkında açılacak olan  davalarda ise mirasın açılmasından itibaren 10 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Tenkis davasının tabi olduğu 10 yıl ve 1 yıllık süreler zamanaşımı değil; hak düşürücü sürelerdir.

 

Miras davalarından olan tenkis davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi olup bu mahkeme kesin yetkiye sahiptir.

 

Mirasçılıktan Çıkarmanın İptali Davası

TMK’ya göre haklı sebeplerin varlığı halinde miras bırakan bir veya daha fazla mirasçısını yapacağı miras sözleşmesi ile mirasçılık sıfatından mahrum edebilme imaknına sahiptir. Mirasçılıktan çıkarma sebepleri kanunda sınırlı sayıda olup bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Mirasçının, miras bırakan veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi, miras bırakan ya da yakınlarına karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini büyük ölçüde yerine getirmemesi.

 

Mirasçılıktan çıkarmanın iptali davası, bu tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçılar tarafından açılabilmektedir. Bu kişi mirasçı olabileceği gibi miras alacaklısı da olabilir. Eğer açılan dava sonucundan geçerli bir ıskat sebebinin olmadığı ispat edilirse bu durumda miras bırakanın gerçekleştirmiş olduğu tasarrufun iptaline karar verilecektir. Mirasçılıktan çıkarmanın iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın yerleşim yerinde bulunan mahkeme olacaktır.

Miras hukukuyla ilgili her türlü konuda danışmanlık hizmeti almak ve dava açmak için bu alanda hizmet veren bir miras avukatına danışılması faydalı olacaktır.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)
Loading...

Leave a Reply