(0212) 679 32 53
info@topo.av.tr

Olağanüstü hal (OHAL) Nedir?

Türkiye’de  1924 Anayasası’nda olağanüstü yönetim usullerinden yalnızca “sıkıyönetim hali” 86.maddede düzenlenmiş olup olağanüstü hal yani OHAL ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktaydı. 1961 Anayasası’nda ise olağanüstü yönetim usulleri “olağanüstü haller” ve “ sıkıyönetim ve savaş hali” olarak Anayasanın 123. Ve 124. maddelerinde yer almaktaydı. Günümüz anayasası olan 1982 Anayasası’nda, 1961 Anayasası’nda yapılmış olan ikili ayrıma bağlı kalınarak olağanüstü yönetim usulleri “olağanüstü haller” ve “sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali” olarak Anayasamızın 119. ve 122. Maddeleri arasında düzenlenmiştir.

 

Olağanüstü haller Anayasanın 119. ve 120. maddelerinde düzenlenmiş olup OHAL ilanına, cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından karar verilir. OHAL ilan edilebilmesi için ortada kesin bir sebebin varlığı gereklidir. Çünkü OHAL ilanı sebebe bağlı bir işlem niteliğindedir. Bu sebepten dolayı cumhurbaşkanı başkanlığında toplanmış olan Bakanlar Kurulu geçerli sebebin varlığı halinde OHAL ilan edebilir. OHAL sebepleri ise Anayasada iki maddede belirtilmiştir: Bunlardan ilki madde 119’da belirtilmiştir. Buna göre; doğal afet, tehlikeli bir salgın hastalık veya ağır ekonomik bunalım olması durumunda Bakanlar Kurulu cumhurbaşkanı başkanlığında toplanarak yurdun bir bölgesinde veya birden fazla bölgesinde ya da yurdun tamamında OHAL ilan edebilir. Diğer bir sebep ise Anayasanın 120. maddesinde açıklanmıştır. Bu maddeye göre; şiddet olaylarının yaygın olması ve kamu düzeninin cidde anlamda bozulmaya başladığı gerekçesiyle Bakanlar Kurulu OHAL ilan edebilir.  Anayasa ile kurulmuş olan demokratik düzeni veya temel hak ve hürriyetleri tahrip etmeye yönelik olarak çoğalan şiddet hareketlerinden dolayı Bakanlar Kurulu OHAL ilan etmeden önce Milli Güvenlik Kurulu ile bir görüşme yapar ve bu görüşmenin ardından yurdun bir veya birkaç bölümünde ya da tamamında olağanüstü hal ilan edilir. MGK’nun görüşü hukuki olarak bir bağlayıcılığa sahip değildir; danışma niteliğindedir. Olağanüstü hal kararı cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanların aynı anda birlikte olarak ortaya koydukları iradelerinin ürünüdür.

 

Olağanüstü hal ilan edilmesinde asıl amaç düzeni bozan olağanüstü hallerin ortadan kaldırılması ve bu sebeplerden dolayı zarar görmüş düzenin tekrar eski haline getirilmesidir. Ancak OHAL ilan etme yetkisi Bakanlar Kurulu’nda olmasına rağmen Bakanlar Kurulu tamamen serbest bir şekilde karar veremez. Anayasa ile BK’nun sahip olduğu yetki yer ve zaman olarak sınırlandırılmıştır. Bu yüzden olağanüstü hal sebebi hangi bölge veya bölgelerde mevcut ise Bakanlar Kurulu yalnızca o bölge veya bölgeler için OHAL ilan etme yetkisine sahiptir.

 

Anayasamıza göre olağanüstü hal kararı Resmi Gazete’de yayımlanır ve doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayına sunulur. Anayasanın 121. maddesine göre olağanüstü hal (OHAL) kararı meclise sunulduğu sırada meclis tatilde ise hemen görev başına çağrılır. TBMM olağanüstü hali kaldırabilir veya Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmiş olan süreyi değiştirebilir. OHAL kararı alınıp Resmi Gazete’ de yayımlandığı andan itibare yürürlüğe girmiş olur ve dolayısıyla tüm hukuki sonuçlarını da doğurmaya başlar.

 

OHAL ilanı ile birlikte Anayasanın 15. maddesine göre milletlerarası hukuktan doğmuş olan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi kaydıyla gerekli ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmi olarak veya tamamen durdurulabilir. Yalnız bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilmiş olan çekirdek haklara hiçbir suretle müdahale etmek mümkün değildir. Kişinin yaşama hakkına ve maddi manevi bütünlüğüne asla dokunulamaz. Ayrıca hiçbir kimse din, düşünce ve kanaatlerini açıkmaya zorlanamayacağı gibi bunlardan dolayı da suçlanamaz. Suç ve cezaların geriye yürütülmesi de mümkün değildir ve suçluluğu mahkeme kararı ile kanıtlanıncaya kadar hiç kimse suçlu sayılamaz.

 

Olağanüstü hal ilan edilmesiyle beraber valilerin yetkileri genişler. Valilerin Olağanüstü Hal Kanunu ile yaptıkları idari işlerden dolayı onlara karşı açılacak olan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi mümkün değildir.  Ayrıca bölge valileri silah kullanma yetkisiyle alakalı olarak emir yayımlayabilir ve vali tedbirlere aykırı hareket eden kişileri 1 aydan 6 aya kadar cezalandırabilme yetkisine sahip olur.OHAL ilanıyle bozulan kamu düzenini yerine getirebilmek adına farklı tedbirler alınabilir veya yaptırımlar uygulanabilir. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz: Basına yasaklamalar getirilmesi,dernek faaliyetlerinin 3 ayı geçmemek kaydıyla durdurulması, sokağa çıkışların sınırlanması veya yasaklanması, belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmasını veya toplanmasını yasaklamak, gözaltı sürelerinin uzaması,kişilerin üstlerini veya araçlarını aratmak , kapalı ve açık yerlerde yapılması planlanan gösteri ve yürüyüşleri yasaklamak veya ertelemek, kimlik belirleyen belge taşıma mecburiyeti koymak, silah ve mermi taşımayı ruhsatlı da olsa yasaklamak.

 

Olağanüstü hal ilan edilmesi durumunda cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu TBMM’nin yetki kanununa ihtiyaç duymadan kanun hükmünde kararname çıkarabilir. Yetki kanunu çıkarılması planlanan kanun hükmünde kararnamenin amacını, ilkelerini, kullanım süresini ve süresi içerisinde kaç tane KHK çıkarılacağını gösterir. OHAL ilan edilmesi durumunda böyle bir kanuna ihtiyaç yoktur. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel hak ve ödevler ile kişi hakları ve ödevleri ve dördüncü bölümde yer alan siyasal hak ve ödevler olağan dönem KHK’larıyla düzenlenemezken olağanüstü dönem KHK’ları bu alanlarda da düzenleme yapabilir. KHK’lar Resmi Gazete’de yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ayrıca Anayasa Mahkemesi olağan dönem KHK’larını şekil ve esas bakımından denetleyebiliyorken olağanüstü dönem KHK’larını denetleyemez.

 

Olağanüstü hal (OHAL) ile Sıkıyönetim Arasındaki Fark Nedir?

OHAL ilanı gibi sıkıyönetim ilanı da cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından yapılır. MGK’nın da görüşünün alınmasından sonra verilen karar Resmi Gazete’de yayımlanır ve o gün TBMM onayına sunulur. TBMM sıkıyönetim kararını kaldırabilir, süreyi kısaltabilir veya uzatabilir. Anayasanın 122. maddesinde  sıkıyönetim ilan edilmesinin sebepleri yer almaktadır. Bu maddeye göre; ayaklanma olması durumunda, savaş halinde veya savaşı gerektirecek bir durumun ortaya çıkması halinde, hür ve demokratik anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik olarak ortaya çıkan şiddet hareketlerinin OHAL ilanını gerektiren hallerden daha ciddi ve vahim olması durumunda sıkıyönetim ilan edilir. Ayrıca vatana ve cumhuriyete karşı güçlü bir eylemin varlığı veya ülkenin ve milletin bütünlüğünü içten veya dıştan tehlikeye sokan şiddet hareketlerinin baş göstermesi durumunda da sıkıyönetim ilanına karar verilir. Sıkıyönetimin amacı tıpkı OHAL’ de olduğu gibi zedelenen kamu düzenini geri kazanmaya çalışmaktır. Süre ve yer sınırlaması sıkıyönetim ilanında da vardır.

 

Sıkıyönetimin olağanüstü halde en önemli farklarından birisi; sıkıyönetimde askeri makamlar yetkili olurken olağanüstü hal durumunda mülki makamlar yetkilidir. Sıkıyönetim durumunda sıkıyönetim mahkemeleri kurulur; OHAL’ de böyle bir durum söz konusu değildir. Tüm bunlar çerçevesinde şunu söyleyebiliriz ki OHAL, sıkıyönetime oranla daha hafif durumlarda ilan edilen ve daha hafif yaptırımları olan bir olağanüstü yönetim biçimidir.

 

Olağanüstü hal (OHAL) Ne Kadar Sürer?

Olağanüstü hal kararını vermeye yetkili olan cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nun bu yetkisinin sınırsız olmadığını daha önce belirtmiştik. OHAL süresini Bakanlar Kurulu Anayasada belirtilen sınırlar doğrultusunda tayin eder. Anayasamızın 121. maddesine  göre OHAL ilan edilmesini gerektirecek her durumda bu süre en fazla 6 aydır. Belirlenen sürenin bitmesi durumunda olağanüstü hal ilanını gerektiren sebeplerin hala varolması halinde Bakanlar Kurulu her seferinde 4 ayı geçmemek suretiyle OHAL süresinin uzatılmasını TBMM’den isteyebilir.

 

TBMM olağanüstü hali kaldırabileceği gibi süresini de uzatabilir veya kısaltabilir. OHAL’in ilan edilip TBMM onayına sunulması aslında daha çok siyasi denetim amacı taşımaktadır. TBMM olağanüstü hal kararını kaldırır ise ilan edilmiş ve uygulanmaya başlanmış olan OHAL ortadan kalkar. Aynen veya süresini değiştirerek onay verirse cumhurbaşkanı başkanlığında toplanmış olan Bakanlar Kurulu’nun kararı TBMM kararına dönüşmüş olur. OHAL uzatılmaz ise süresinin dolmasıyla birlikte kendiliğinden sona erer.

 

OHAL’in piyasaya etkisi ne olur?

Olağanüstü hal ilanıyla birlikte piyasaların da bundan etkilendiğini söylememiz doğru olacaktır. OHAL süresince piyasalar ekonomik işleyişine normal bir şekilde devam etmelidir ki insanların ekonomik mağduriyetinin önüne geçilebilsin. Bu dönem boyunca Türk Lirası’na sahip çıkmak ve panik olup ani satışlarda bulunmamak alınabilecek en iyi önlemlerdendir. Bu yüzden piyasayı koruyucu ve dengede tutucu tedbirlerin alınması ekonominin normal seyrine devam edebilmesi açısından önem taşır. Esas amaç OHAL süresince piyasaların bu durumdan asgari oranda etkilenmesini sağlamaktır ve piyasada istikrarı sürdürebilmektir.

 

20 Temmuz 2016’da  Türkiye’de ilan edilmiş ve 3 ay süreyle devam edecek olan OHAL kararından sonra herkesin merak ettiği konulardan biri de piyasaların bundan nasıl etkileneceğiydi. OHAL ilan edilmesiyle beraber dolar en yüksek seviyelerinden birine erişti. Bu konuda yapılan açıklamalara göre OHAL süresince sermaye üzerinde bir kısıtlama olmayacak, ekonominin işleyişi geçen haftalarda olduğu gibi devam edecektir. Yapılacak reformlarla birlikte tasarrufların artışı da sağlanmaya çalışılacaktır. OHAL süresince daha hızlı kararlar alınmaya başlar ve yapılacak düzenlemeler ile piyasaya güvenin artması hedeflenir. Fakat yine de dövizde yaşanacak olan artışlar ve piyasadaki beklenmeyen dalgalanmalar OHAL ilanının sonuçlarından biri olabileceğinden tüm bunlara da hazırlıklı olmak en doğrusu olacaktır. Olağanüstü hal (OHAL) Nedir?

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Leave a Reply