(0212) 679 32 53

Tazminat Hukuku

Tazminat Hukuku

Hukuk düzeni dışında yer alan bir olay sonucunda bir kişinin zarar görmesi, hukuken düzeltilmesi gereken bir durumdur. Kişinin zarar gördüğü olaydan önceki haline getirilmesi amacıyla zararının karşılanmasına tazminat, bu konudaki kuralların oluşturduğu bütüne ise Tazminat Hukuku diyoruz.

 

Kişiler arasında adaletli ve özgür yaşamın tesis edilmesini amaçlayan hukuk disiplini, oluşturduğu düzenin dışına çıkılması durumunda bazı yöntemler kullanarak düzeni korumaya çalışır. Bu yöntemlerden biri de tazminattır.

 

Tazminat Hukuku’nun içeriğini oluşturan kurallara göre tazminat, kişilerin devlet tarafından ya da tüzel veya gerçek herhangi bir kişi tarafından gerçekleştirilen fiiller neticesinde uğradığı zararın giderilmesini içeren bir uygulamadır. Zarar veren fiilin tüzel veya gerçek kişi tarafından, hatta devlet tarafından işlenebildiği gibi zarar gören de tüzel kişi olabilir. Dolayısıyla devlet de bu tarafta yer alabilir. Ayrıca zarara sebebiyet veren fiilin hukuka aykırı olması gerekir. Hukuk düzeni sınırları içinde yer alan bir fiil sebebiyle tazminata hükmedilemez. Örneğin; kamulaştırma usullerine uygun olarak arazisi kamulaştırılan kişinin, bu olay neticesinde tazminat istemeye hakkı yoktur. Tazminat hakkıyla ilgili bir diğer durum ise tazminatı doğması için meydana gelen zararın, mevzubahis fiil ile arasında illiyet bağı olmasıdır. İlliyet bağını ise; sonucun o olayın neticesinde gerçekleştiğini, o olay gerçekleşmeseydi bu sonucun da meydana gelmeyeceğini ifade eden bir unsur olarak ifade edebiliriz.

 

Tazminat Hukuku adını verdiğimiz alanda maddi tazminat, manevi tazminat ve cezalandırıcı tazminat olmak üzere bazı tazminat çeşitleri öngörülmüştür. Maddi tazminat kişinin malvarlığındaki hukuka aykırı fiil neticesinde gerçekleşen azalmaların giderilmesini, manevi tazminat kişinin hukuka aykırı fiil sebebiyle yaşadığı şiddetli acı, elem, ızdırap gibi durumların oluşturduğu manevi tahribatın giderilmesini, cezalandırıcı tazminat ise hukuka aykırı fiilin sebep olduğu bütün zararın giderilmesini öngören tazminattır.

 

İş Kazası Tazminatları

Ülkemizde bu konudaki hassasiyetin yeterince gelişmemiş olması, yüksek miktarda iş kazasının meydana gelmesine ve bu sebeple çok fazla insanın mağduriyetine yol açmaktadır. Ancak iş kazasından doğan zararların giderilmesi ve bu sebeple ortaya çıkan mağduriyetlerin önüne geçilmesi tazminat yoluyla bir nebze olsun mümkün olmaktadır. Tazminat Hukuku kapsamında düzenlendiği üzere; iş kazası meydana gelmesi durumunda Cumhuriyet savcısı tarafından ceza davası, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücu davası ve işçinin vefatı durumunda mirasçıları tarafından tazminat davaları açılabilir. Tazminat davası, Borçlar Kanunu’nda yer alan haksız fiil hükümlerine gidilerek açılır. Buna göre istenebilecek tazminatlar maddi ve manevi tazminattır. Maddi tazminatta; tedavi giderleri, bedensel zarar sebebiyle çalışılamayan süre boyunca yaşanan kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan zararlar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar, cenaze giderleri ve ölenin desteğinden yoksun kalanların uğradığı zararlar istenebilir. Manevi tazminatta ise, belli bir zarar öngörülmemiş, kazaya uğrayan kişinin veya yakınlarının yaşadığı manevi tahribatın boyutuna göre hakimin takdiriyle bir zarar miktarı belirlenir.

 

 

Trafik Kazası Tazminatları

Haber bültenlerinden aşina olduğumuz ve her geçen gün daha vahim bir hal alışına tanıklık ettiğimiz üzere ülkemizde çok fazla trafik kazası gerçekleşmektedir. Bu kazalarda yaşanan can kaybından daha önemli bir şey olmasa da yaşanan bedensel ve maddi zararlar da dikkat çekici boyuttadır. Trafik kazaları sebebiyle doğan zararlar da tazminat davası konusuna girmektedir. İstenebilecek tazminat türü bu davalarda da maddi ve manevi tazminattır. Maddi ve manevi tazminatın içeriği İş Kazası Tazminatları başlığında değindiğimiz unsurlarla aynıdır. Burada farklı durum davanın yöneltileceği kişiler hususundadır. Karayolları Trafik Kanunu’nunda yer alan motorlu araç işletenin sorumluluğu hükümlerinin devreye girdiği bu durumda kaza esnasında aracı kullanan kişinin yanında aracın resmi sahibi de birlikte sorumludur ve dava bu kişilere yöneltilir. Zira motorlu araç işletenin sorumluluğu bir risk sorumluluğudur. Bu kişiler belli şartları sağlamaları durumunda sorumluluktan kurtulabilirler.

 

Kişilerin başlarına gelen haksız durumlar sonucunda uğradıkları zararın tazmininde ihtiyaç duydukları husus genel hukuki bilgiye olduğu gibi özel durumlarla da karşılaşılabilmesi itibariyle özel hukuki bilgiye de gereksinim duyulması sonucunu doğurmaktadır. Hukuk büromuzda Tazminat Hukuku kapsamında yer alan her tür güncel hukuki bilgiye sahip avukatlarımız, bu konuda her türlü desteği sağlamayı ilke edinmişlerdir.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin: