(0212) 679 32 53

Sözleşmeli Avukat

Şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu, Türk Ticaret Kanunu’dan yapılan yeni düzenlemeler sonucunda gündemde olan hukuki konular arasında yer almaktadır. Belli bazı şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu aslında Türk Ticaret Kanunu tarafından getirilmiş sanılsa da durum böyle değildir. Bu zorunluluk, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile birlikte getirilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde yer alan hükme göre kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisine haiz bulunan diğer organların huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait olan hakları dava etmek, savunmak, adli işlemlerin takibini sağlamak, adli işlemelere ait olan evrakları düzenlemek sadece baroda yazılı olan avukatlara aittir.

 

Aslında dava açma yetkisine sahip olan herkes kendi davasına ait evrakları düzenleyebilir ve davasını bizzat açarak bunun takibini yapabilir. Ancak eski Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesi uyarınca esas sermaye miktarının beş katı ya da daha fazla sermayeye sahip olan anonim şirketler ve üye sayısı yüz veya daha fazla olan kooperatifler sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğüne sahiptiler. Fakat eski TTK’da yer alan bu hükmü karşılayabilecek yeni bir hüküm şu an yürürlükte bulunan TTK’da yer almamaktadır. Bu nedenle kişiler uygulamada şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğunun kalktığına dair bir yanılgıya kapılmaktadırlar.

 

Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde yer alan hükme göre bazı şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu mevcuttur. Buna göre, esas sermayesi 500.000 TL olan ve kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş olan şirketlerde sözleşme avukat bulundurma zorunluluğu söz konusudur. Ayrıca esas sermayesi en az 250.000 TL olan anonim şirketler bakımından da böyle bir zorunluluk mevcuttur. Tüm bunların yanı sıra üye sayısı 100 ya da daha fazla olan yapı kooperatifleri bakımından da ilgili madde uygulama alanı bulmaktadır. Burada aranan üye sayısı esas sözleşmede belirtilen üye sayısı değildir. Bahsi geçen üye sayısı, fiilen kaç üyenin bulunduğuyla alakalıdır.

 

Dolayısıyla bir yapı kooperatifinde fiilen 100’den az üye sayısı var ise bu durumda sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu söz konusu olmayacaktır.Bunlar çerçevesinde şunu söyleyebiliriz ki, belirtmiş olduğumuz şirketler en azından bir avukat ile süreklilik arz edecek biçimde iş akdi ilişkisine girmiş olma zorunluluğuna sahiptirler. Şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğuna uymayanlar hakkında yaptırım uygulanacaktır. Bu konuyu yazımızın ilerleyen bölümlerinde yeniden ele alacağımız için şimdilik sadece yükümlülüğe aykırı davrananlar hakkında yaptırım uygulanacağını söylememiz yeterli olacaktır.

 

Şirketlerde Sözleşmeli Avukat Bulundurma

Sözleşmeli avukat, çalıştığı şirkete bir iş akdi ile süreklilik arz edecek şekilde bağlı olan avukattır. Sözleşmeli avukat bulundurmanın kanun ile bir zorunluluk haline getirilmesiyle birlikte yaşanacak olan hukuki sorunlar karşısında bir avukat aracılığıyla hukuki süreci başlatma ve takip sağlama söz konusu olmuştur. Avukatlık Kanunu’nun ilgili maddesinde yer alan hükümde “sözleşmeli avukat bulundurma” ibaresi kullanılmıştır. Bu maddede şekil şartı ile alakalı herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğundan dolayı bir iş sözleşmesi yapacak olan tarafın bunu yazılı veya sözlü olarak gerçekleştirmesi mümkün görünmektedir. Bununla beraber sözleşmenin içeriği de taraflarca serbest bir biçimde belirlenebilecektir. Sözleşmede ücret unsuru yer alması gereken zorunlu unsurlardan biri olmakla beraber ücretin miktarı belirtilen zorunlu ücretin altında kalmamak kaydıyla taraflarca kararlaştırılabilir.

 

Şirketlerde Sözleşmeli Avukat Bulundurma / ŞİRKETLER HUKUKU

 

Şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu, şirkette daimi olarak istihdam edilmiş olan avukattan ayrı bir durumdur. Şirketler çoğunlukla İş Kanunu kapsamında istihdam etmiş oldukları avukatlar ile zorunlu avukat bulundurma yükümlülüğünü yerine getirdiklerini düşünmektedirler. Ancak zorunlu avukat bulundurma ve daimi olarak avukat istihdam etme arasında fark vardır. Bu hususta da şirketler ceza almamak adına dikkatli davranmalıdırlar.

 

Sözleşmeli Avukat Bulundurmamanın Cezası

Şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma yasal bir zorunluluk olarak karşımıza çıktığından dolayı buna riayet etmemenin de elbette ki bir yaptırımı olacaktır. Bu nedenle şunu belirtmeliyiz ki söz konusu düzenlemeye aykırı davranan şirketler hakkında idari para cezasına hükmolunacaktır. Belirtilen zorunluluğa aykırı davranılması halinde yürürlükte bulunan asgari ücretin brüt tutarı üzerinden iki katı kadar idari para cezası ödenmesi gerekecektir. Tespit edilen para cezası, her ay katlanarak büyümeye devam edecektir. Bu sebepten dolayı ceza almak şirketlerin çıkarlarına ters düşmektedir. İlk başta cezanın az olduğu düşünülse de avukatsız geçirilen her ay için bu ceza oranının artacağı da hesaba katılmalı ve bu nedenle yasal zorunluluğa aykırı hareket edilmemelidir. Aksi takdirde çok yüksek oranda idari para cezasına çarptırılmak şirketler bakımından kaçınılmaz olacaktır.

 

Sözleşmeli Avukat Ücreti

Şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu denince akla ilk gelen sorulardan birisi, sözleşmeli avukata verilecek ücretin miktarının nasıl belirleneceği ve ne kadar olduğudur. Yasal zorunluluk kapsamında avukata verilecek ücretin miktarı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenmektedir. Bu nedenle kanunda belirtilen yükümlülüğe sahip olan şirketler de avukatın ücretini belirken bu tarifeyi esas alacaklar ve bu yönde bir hesaplama yapacaklardır. Söz konusu tarifeye göre, sözleşmeli avukatlara aylık ücret olarak alt sınır anonim şirketler bakımından 1250 TL’dir. Aynı tarifeye göre yapı kooperatifleri bakımından ise bu alt sınır 750 TL olarak belirlenmiştir. Alt sınır tabiri kullanıldığından dolayı şirketin isteğine bağlı olarak ücretin arttırılması mümkündür; fakat azaltılması düşünülemez.

 

Şirketlerde Hukuki Danışmanlık Hizmetinin Faydaları

Şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu, aslında bir nevi şirketin yararına olan bir zorunluluktur. Hukuki danışmanlık hizmetinin sağlanmasıyla şirketin tüm işleri düzgün bir hukuki zeminde ilerleyebilecektir. Aynı zamanda şirkette, gerekli hukuki denetim ve incelemenin yapılması da ancak avukatlar sayesinde gerçekleştirilebildiğinden dolayı şirkette bir avukatın var olması her zaman için faydalı olacaktır. Gerek hatalı uygulamaların düzeltilmesi gerekse eksik belgelerin hazırlanması gibi hususlarda avukat, şirketin lehine olarak ilgili işlemleri yapacaktır. Aslında böylelikle şirketin geleceği bakımından da doğru hareket edilmiş olacaktır.

 

Şirketlere Hukuki Hizmetin Faydaları / ŞİRKETLER HUKUKU

 

İhmal edilen evraklar ya da yanlış düzenlenen belgeler o an için önemli olmasada ilerleyen zamanlarda şirket bakımından bazı hukuki sıkıntılar yaratabilir ve şirketin zarara uğramasına neden olabilir. Bu nedenle vaktinde yapılan işlemler ve düzenlemeler ayrı bir öneme sahip olacaktır.  Aynı zamanda şirketin işleriyle ilgili olarak ortaya çıkabilecek olan uyuşmazlıkların çözümünde şirket avukatı, şirketin menfaatleri doğrultusunda çözüm önerilerini ortaya koyacak ve en kısa sürede problemi ortadan kaldırmak adına hukuki prosedürleri uygulamaya başlayacaktır.

 

Gerek sözleşmelerin düzenlenmesinde gerekse hisse devrinde ve ihtiyaç duyulan her türlü yasal işlemde mevzuatlara hakim bir avukat yararlı olacaktır. Dava açılmasında, icra takibi yapılmasında ve diğer konularda alanında uzman bir avukat ile hareket etmek en doğrusu olduğundan şirketlerde hukuki danışmanlık hizmetinin önemi yadsınamaz.

Hangi Kurumlar Sözleşmeli Avukat Bulundurmalıdır?

Sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu olan şirketler ve tüzel kişiliklerin taşıması gereken şartlar yasalarla belirlenmiştir. Bu şartlar;

  • Esas sermayesi en az 500.000 TL olan, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş anonim şirketler,
  • Esas sermayesi en az 250.000 TL olan anonim şirketler,
  • Üye sayısı 100 veya daha fazla olan yapı kooperatifleri

Yukarıda sıralanan özelliklerdeki kuruluşlar, en azından bir avukatla sözleşme yapmak, bu sözleşmenin sürekliliğini sağlamak ve tüm hukuki iş ve işlemlerini bir avukat aracılığı ile gerçekleştirmek zorundadır.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Avukatlık Kanunu’nun 35. Maddesinde yer alan “sözleşmeli avukat” bulundurma zorunluluğunun, şirketler tarafından şirketin daimi bir personeli olarak istihdam edilen avukatlar ile karşılanamayacağıdır. Şirketlerde sıklıkla görülen yanlış bir uygulama İş Kanunu hükümleri kapsamında istihdam ettikleri avukatların bu yasal zorunluluğu karşılayacağını zannetmeleridir. Hatta bu amaçla yurt dışında hukuk eğitimi görmüş ancak ülkemizde denkliği kabul edilmeyen okullardan mezun olan ve baro kaydı bile bulunmayan kişilerin istihdam edildiğine rastlanmaktadır. Avukatlık Kanunun ilgili maddesi ile ilgili yorumlar; sözleşmeli avukat ifadesinden avukat ile müvekkil arasında düzenlenen ve hem vekâlet hem de hizmet sözleşmelerinin ortak özelliklerini taşıyan hizmet sözleşmeleri ile kurulmuş hukuki bağın anlaşılmasını gerekli kılmaktadır. Daha da önemlisi baro kaydı bulunmayan herhangi bir kişinin yasal gerekliliği karşılaması düşünülemez.

Sözleşmeli Avukat Ücretleri

Yasa kapsamına giren kurumların sözleşmeli avukatlara ödeyecekleri ücretlerde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmaktadır. Buna göre sözleşmeli avukatın anlaştığı şirket ya da kooperatif adına takip ettiği dava ve işlerin de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanması gerekmektedir. Çıkan sonucun, yıllık avukatlık ücretinden fazla olması halinde ise aradaki farkın kurum tarafından sözleşmeli avukata ödenmesi gerekmektedir.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (7 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

2 Responses

  1. Turgay S

    Merhabalar, özel bir şirkette Türkiye’de az bilinen bir işle uğraşmaktayım ve işten çıkıp bu işi kendim yapmak istiyorum. Bu rekabet sözleşmesi hakkında bilgi almak istiyorum ayrıca birde yapacağım işte şirketlerle sözleşme yapacağız, yol haritamı nasıl çizmeliyim ? Teşekkürler.

    1. Stj. Av. Yekcan Öner

      Merhabalar, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için belli şartlar vardır. Sizin ve şirket arasında bir rekabet yasağı sözleşmesi olmalı veya iş sözleşmenizde rekabet yasağı ile ilgili hükümlere yer verilmesi gerekir. Yani şirketinizle yaptığınız iş sözleşmesine baktıktan sonra daha detaylı bilgi verilebilir. Ayrıca şirketlerle sözleşme yaparken sözleşmenin zorunlu unsurlarının eksik olmaması gerekir. Sözleşmenizin sizin lehinize olmasını istiyorsanız uzman bir avukattan hukuki destek alabilirsiniz. Saygılarımızla

Leave a Reply