(0212) 679 32 53

Tehdit Suçu

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Hürriyete Karşı Suçlar” başlığı altında madde 106’da düzenlenmiş bir suç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu maddeye göre, bir başkasını, kendisinin ya da yakınının hayatına, cinsel dokunulmazlığına veya vücuduna karşı bir saldırı gerçekleşeceğine dair tehditte bulunan kişi cezalandırılacaktır. Tehdit, malvarlığına karşı da gerçekleştirilebileceği gibi sair bir kötülükte bulunulacağına dair de gerçekleştirilebilir.

 

Tehdit suçu ile korunmak istenen hukuksal yarar, bireyin iç huzuru ve hukuksal güvenlik duygusudur. Çünkü tehdit altında bulunan bir kimsenin iç huzuru ortadan kalkacak ve kendini güvende hissetmesi mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla bu suç ile korunması hedeflenen hukuksal yarar öncelikli olarak bireyin iç huzurudur dememiz yerinde bir tespit olacaktır. Tehdit suçunun özelliklerine baktığımız zaman şunu söyleyebiliriz ki bu suç genel ve tamamlayıcı bir suçtur. Bazı suçlarda cebir veya tehdite başvurulması suçun unsurunu ya da nitelikli halini oluştururken bu suçta öyle bir durum söz konusu değildir; tehdit suçun maddi unsurudur. Tehdit suçu, soyut tehlike suçu olması sebebiyle suçun oluşmuş olduğunu söyleyebilmemiz için salt bir kötülüğün karşı tarafa bildirilmiş olması yeterlidir; zarar neticesinin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Aynı zamanda tehdit suçu salt hareket suçudur.

 

Tehdit suçunun faili herkes olabilir. Aynı şekilde suçun mağduru da herkes olabileceği gibi mağdurun belirli ya da belirlenebilir bir veya birden fazla kişi olması gerekmektedir. Mağdurun belli ya da belirlenebilir olmadığı durumlarda halk arasında korku ve panik yaratma amacıyla tehdit suçunun ( TCK m.213) hükümlerine başvurulması mümkün olabilmektedir. Tehdit suçu salt hareket suçu olması sebebiyle teşebbüsün mümkün olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Fakat eğer icra hareketleri bölünebilir nitelikteyse bu durumda teşebbüs konusu gündeme gelecektir.

 

Örneğin, mektupla bir kişiyi tehdit etme olayında olduğu gibi mektubun mağdura ulaşmadan ele geçirilmesi halinde teşebbüsün varlığından söz edebiliriz. Ayrıca tehdit, cinsel saldırı ve yağma gibi bir başka suçun unsuru ya da nitelikli hali olarak öngörülmüşse bu durumda bileşik suçta bahsedilir ve dolayısıyla teh ditten dolayı ayrıca ceza verilmez. Tehdit suçunun zincirleme suç biçiminde işlenmesi mümkün olduğundan aynı mağdura karşı birden çok tehdit gerçekleştirilmsi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanır. Tehdit suçu iştirak açısından herhangi bir özellik göstermez; suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi TCK tarafından nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.

 

Tehdit Suçunun Cezası

 

Tehdit suçunun cezası TCK m.106’da belirtilmiş olup suçun nitelikli hali temel halinin işlenmesi durumunda verilecek olan ceza miktarları farklılık göstermektedir. TCK m.106/1’de belirtilmiş olan tehdit suçunun temel halinin işlenmesi durumunda faile 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilmektedir. Fakat aynı maddenin ikinci cümlesinde belirtilmiş olan malvarlığına karşı tehditte bulunma ya da sair bir kötülük edeceğine dair tehditte bulunma suçunun işlenmesi durumunda ise fail, 6 aya kadar hapis cezasına veya adli para cezasına çarptırılacaktır.

 

Tehdit Suçunun Cezası Türk Ceza Kanunu Madde 106

 

Tehdit suçunun TCK m.106/2’de dört bent halinde belirtilmiş olan nitelikli hallerinden birinin işlenmesi durumunda ise cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nitelikli halin varlığından söz etmemiz gerekecektir. Bu durumda fail hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır. TCK m.106/3’te ise farklı bir duruma değinilmiştir. Bu fıkraya göre, tehdit maksadıyla kasten öldürme, kasten yaralama ya da malvarlığına zarar verme suçunun işlenmiş olması durumunda tehdit suçunun yanı sıra ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunacaktır. Eğer tehdit suçu, terör amacıyla bir terör örgütü çerçevesinde işlenirse o zaman terör suçu gündeme gelecektir ve cezanın ağırlaştırılması gerekecektir. Ağır ceza

 

Tehdit Suçu Unsurları

Tehdit suçunun manevi unsurunu incelediğimiz zaman şunu belirtmeliyiz ki bu suç, genel kastla işlenebilen bir suçtur. Fakat suçun olası kastla da işlenmesi mümkündür ve böyle bir durumda faile verilecek olan ceza indirilmektedir. Aynı zamanda fail, hakkı olan bir husus yapmakla tehdit ettiğini zannediyorsa bu durumda kusurlu sayılmayacaktır. Tehdit suçunun maddi unsuru ise mağdurun ya da yakınlık duyduğu üçüncü bir kişinin TCK m.106’da sayılmış olan hukuksal değerlerine bir zarar verileceği ya da başka bir kötülük yapılacağının mağdura bildirilmesidir. Yani tehditin gerçekleşmiş olduğunu söylememiz için failin iradesine bağlı olarak gelecekte bir kötülük yapılacağı mağdura bildirilmiş olmalıdır. Dolayısıyla geçmişe dönük herhangi bir bildirim sonucunda tehdit suçu oluşmayacaktır.

 

Tehdit Suçunun Unsurları – TCK Madde 106

 

Gelecekte uğratılacağı belirtilen zarar eğer gerçekleştirilebilir bir niteliğe sahip değilse böyle bir beyan mağdur üzerinde de korku yaratmaya elverişli olmayacağından dolayı tehdit suçundan bahsedilemez. Batıl inançlara dayanılarak mağdurun bir kötülüğe uğratılacağının beyanı halinde de tehdit suçu oluşmayacaktır.Dolayısıyla tehdite konu olan hukuksal değerlere yönelik saldırılar mutlaka gerçekleştirilebilir olmalıdır. Fakat bu saldırının bizzat fail tarafından gerçekleştirilecek olması suçun oluşumu açısından bir önem arz etmez. Yani söz konusu saldırı bir üçüncü kişi tarafından da gerçekleştirilebilir.

 

Aynı zamanda tehditte mağdurun ya da yakınının uğratılacağı bildirilen zararın belirli olması gerekmektedir. Söz konusu zararın gerçekleşmesi halinde bir suçun meydana geliyor olması gerekmemektedir; uğratılacağı bildirilen zararın haksız olması yeterlidir. Bunların yanı sıra tehditten söz edebilmemiz için kötülüğün gerçekleştirileceğinin karşı tarafa bildirilmiş olması gerekmektedir. Eğer kötülük içeren beyan fail değil de bir başkası tarafından failin iradesi dışında iletilmişse bu durumda tehdit suçu oluşmayacaktır. Örneğin, bir arkadaş grubu içerisinde Ahmet’in Mehmet’i sevmemesinin sonucu olarak “Mehmet’i gördüğüm yerde döveceğim” demesi halinde eğer gruptan Mehmet’i tanıyan bir kişi bunu ona iletirse bu durumda tehdit suçu oluşmayacağından Ahmet’in cezalandırılması da söz konusu olmayacaktır.

 

Tehdit Suçunun Nitelikli Halleri

Tehdit suçunun nitelikli halleri TCK m.106/2’de belirtilmiş olup belirtilen nitelikli hallerden birinin var olması durumunda faile verilecek olan hapis cezası 2 yıldan 5 yıla kadar olmaktadır. Söz konusu niteliki hallerden ilki tehdit suçunun silahla işlenmesidir. Diğer bir nitelikli hal ise tehdit suçunun kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle işlenmesidir. Buradan anlaşılması gereken, suçun failinin dış görünüş bakımından kim olduğunun bilinmemesini sağlayacak bir biçime gelmiş olmasıdır. Kar maskesi takılması ya da takma sakal kullanılması bu duruma örnek verilebilir. Eğer tehdit suçu iştirak halinde işleniyorsa tüm suç ortaklarının kendilerinin tanınmayacak hale sokmasına gerek yoktur. Diğer failler tanınıyor olsa bile bir fail kendisini tanınmayacak hale sokmuşsa hepsi bu nitelikli halden dolayı yargılanacaktır.

 

Tehdit suçunun bir diğer nitelikli hali ise suçun imzasız bir mektupla işlenmesidir. Nitelikli halin uygulama alanı bulması için mektubun ve bu mektubun “yazı” ile yazılmış olması şartı arandığından dolayı telefon aracılığıyla tehdit bakımından bu nitelikli halin uygulanması mümkün olmayacaktır. Fakat, bu mektubun içerisinde imza olmamasına rağmen kimin tarafından gönderildiği anlaşılıyorsa nitelikli hali uygulamak söz konusu değildir. Failin, sonradan yapılmış olan araştırmalar sonucundan tespit edilmiş olması nitelikli halin uygulanması açısından bir önem taşımaz. Tehdit suçunun bir diğer nitelikli hali ise suçun özel işaretlerle işlenmiş olmasıdır. Buna örnek olarak mağdurun kapısına ölüm işaretinin çizilmesi ya da mağdurun evinin önüne kafatası bırakılması verilebilmektedir. Tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi de TCK bakımından nitelikli hal olarak karşımıza çıkmaktadır. Tehdit suçunun son nitelikli hali ise, suçun var olan ya da varsayılan suç örgütlerinin oluşturmuş olduklar korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halidir. Bu konuyu ayrı bir başlık altında tekrar ele alacağız.

 

Tehdit Suçunun Şikayet Süresi

   

Tehdit suçunun her hali şikayete tabi olmadığından dolayı yalnızca şikayete tabi olan kısma değineceğiz. Tehdit suçunun TCK’da belirtilmiş olan basit halinin işlenmesi durumunda mağdur ya da mağdurlar 6 ay içerisinde şikayette bulunmalıdır. 6 aylık süre, mağdurun fiili ve faili öğrenmesiyle birlikte başlayacaktır. Bu süre içerisinde şikayette bulunmayan mağdur, şikayet hakkını yitireceğinden failin cezalandırılması yolu da kapanmış olacaktır. Tehdit suçunun yalnızca basit hali şikayeti tabi olduğundan dolayı diğer hallerde şikayet şartı aranmamaktadır. Bu suçlar 8 yıl içerisinde ve dava zamanaşımı süresi dolmamak kaydıyla soruşturulabilmektedir.

 

Tehdit Suçu Şikayete Tabi Midir?

 

Tehdit suçunun işlenmesi durumunda şikayet üzerine mi yoksar re’sen mi soruşturma ve kovuşturma yapılacağı açığa kavuşturulması gereken konular arasında yer almaktadır. TCK bakımından suçun nitelikli hali ve basit halinin işlenmesi durumunda farklı bir uygulama söz konusu olacaktır. Tehdit suçunun nitelikli hallerinden birinin işlenmesi durumunda soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılacak olduğundan şikayet şartı aranmamaktadır. Aynı zamanda m.106/1’de belirtilmiş olan suçun temel halinin işlenmesi durumunda da şikayet şartı aranmamaktadır. Fakat aynı maddenin ikinci cümlesine göre, malvarlığına ya da sair bir kötülük yapılacağına dair  basit tehditte bulunulduğu zaman soruşturmanın yapılması için mağdurun şikayette bulunması gerekmektedir.

 

Basit Tehdit Nedir?

Basit tehdit, TCK m.106/1’de belirtilmiştir. Suçun basit halinde mağdurun haksız bir zarara uğratılacağı tehditi gerçekleştirilmiştir, fakat mağdurun uğrayacağı zarar ağır bir zarar değildir. Basit tehdit suçu yaşam hakkına ya da malvarlığı hakkına yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Malvarlığı, ekonomik değere sahip olan her türlü menkul ve gayrimenkuller ile işletmeleri kapsamaktadır. Örneğin, mağdura “Senin arabanı yakacağım” diye beyanda bulunmuş olan fail tehdit suçunun basit halini işlemiş olacaktır. Basit tehdit suçunun oluşması durumunda mağdurun şikayeti üzerine faile 6 aya kadar hapis cezası ya da adli para cezası verilmektedir.

 

Silahla Tehdit Suçu ve Cezası

Tehdit suçunun silahla işlenmesi TCK’da cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Söz konusu nitelikli hal, silahın mağdur üzerindeki korkutucu etkiyi arttırmış olmasından dolayı daha ağır cezayı gerektirmektedir. Bu nitelikli halin var olduğu söylenebilmesi için silahın mağdur tarafından görülmesi ya da mağdurun bunu hissedebileceği şekilde teşhir edilmiş olması gerekmektedir. Mağdurun yokluğu sırasında silah kullanılması halinde ise nitelikli halin varlığından söz edebilmemiz için silahın mağdurun eşyaları üzerinde ya da yaşadığı yerde emare bırakmış olması gerekir. Örneğin arabasına kurşun sıkılmış olması halinde silahla tehdit suçunun varlığından söz edebiliriz. Silahla tehdit suçunun işlenmesi halinde faile 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilmektedir.

 

Örgüt İsmi Kullanarak Tehdit Suçu

Tehdit suçunun işlenmesi sırasında ismi kullanılan örgütün illa gerçekte var olması gerekmemektedir. Gerçekte var olmayan hayali bir örgütün isminin mağduru korkutmak maksadıyla tehdit suçunun işlenmesinde kullanılması halinde de suçun nitelikli hali uygulama alanı bulacaktır. Örgüt ismi kullanılarak tehdit suçunun işlenmesi için failin söz konusu suç örgütüne üye olması gerekmemektedir. Fakat eğer fail aynı zamanda bu suç örgütüne üye ise hem suç örgütüne üye olmasından dolayı hemde tehditin nitelikli halinden dolayı cezalandırılacaktır. Örgüt ismi kullanılarak tehdit suçunun işlenmesi durumunda fail hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağı TCK’da belirtilmiştir.

 

Tehdit Suçu Hakkındaki Yargıtay Kararları

Tehdit üzerine Yargıtayın kararlarına baktığımız zaman özellikle şunu belirtmeliyiz ki Yargıtaya göre failin sarf ettiği sözlerin ve davranışlrın “mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratmaya elverişli, yeterli ve uygun olması” gerekmektedir. Dolayısıyla beyan edilen her cümle tehdit suçunu oluşturmayacaktır. Aynı zamanda silahla tehdit suçunun mağdurun yokluğunda işlenmiş olduğundan söz edilebilmesi açısından da Yargıtayın kabul ettiği bir görüş mevcuttur. Buna göre “silahın, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyaları üzerinde hasar, iz, emare gibi belirtileri oluşturacak ve bu suretle tehditin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini arttıracak tarzda kullanılması” halinde mağdurun yokluğu esnasında silahla tehdit suçu işlenmiş olacaktır. Özel işaretlerle tehdit suçu işlenmesi durumunda da Yargıtayın pek çok kararı vardır. Yargıtay,  idam edilmiş bir kişi yaparak kan izleriyle birlikte gönderen kişinin özel işaretlerle tehditte bulunma suçunu işlemiş olduğuna karar vermiştir.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)
Loading...

Leave a Reply