(0212) 679 32 53

Trafik Kazalarında Tazminat

Trafik kazalarında tazminat davaları, kaza neticesinde uğranılan maddi ve manevi zararlara gidermek amacıyla açılan davalardır. Trafik kazalarının her geçen gün çoğalması ve bu kazalar sonucunda can ve mal kayıplarının yaşanması trafik kazası tazminat davalarını önemli hale getirmiştir. Ülkemizde özellikle bayramlarda trafik kazalarının sayısında büyük artışlar gözlemlenmektedir. Sürücülerin tedbirsizlikleri ve ihmalleri sonucunda kış aylarında daha fazla olmakla beraber yılın her döneminde trafik kazaları sıkça yaşanmaktadır.

 

Trafik kazaları bazen basit yaralanmalar ya da ağır yaralanmalarla atlatılabileceği gibi bazen de ölüm neticesi meydana gelmektedir. Bu durumlar karşısında gerek yaralanan kişiler gerekse ölüm halinde miras sahiplerinin uğramış olduğu zararların tazmini için trafik kazası tazminat davalarına başvurulmaktadır. Trafik kazası sonucunda maddi ve manevi zarar gören mağdurun kendisi ya da vefatı halinde yakınları bu zararların tazminine yönelik davaları açmakta olup, bu durum ülkemizde dava konusu yapılan en yaygın hukuki sorunlar arasında yer almaktadır.

 

Bir kimsenin aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için o kimsenin kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemi gerçekleştirmiş olması gerekmektedir. Eğer kusurlu ve hukuka aykırı eylemle karşı taraf zarara uğratılmışsa bu takdirde tazminat davası açmak mümkün hale gelecektir. Hukuka aykırı eylem kasten gerçekleştirilebileceği gibi ihmal sonucunda da gerçekleşmiş olabilir. Trafik kazalarına dair davalarda sıklıkla failin bilinçli taksirle adam öldürdüğü ya da yaraladığı kararına varılmaktadır.

 

Trafik kazası neticesinde uğranılan zararlar maddi olabileceği gibi manevi de olabilir ve bu durumda her iki davayı açmak da mümkündür. Trafik kazasının mağduru olan kişiler ya da vefat halinde o kişilerin yakınları mutlaka bir avukata danışın ve trafik kazası tazminat davalarını onun göstereceği hukuki yolu izlenerek açmalıdırlar. Bu davalarda bazen zarar veren taraf tazminat ödemekten kaçınmak için farklı yollara başvurmaktadır. Bunların önüne geçebilmek adına tazminat davası açılmadan önce gerekli hukuki bilgiye sahip bir avukata danışmak olası hak ve menfaat kayıplarının önüne geçebilmek adına yararlı olacaktır.

 

Trafik Kazası Sonucu Uğranabilecek Zararlar Nelerdir?

Trafik kazası neticesinde uğranabilecek zararlar maddi olabileceği gibi manevi de olabilir. Bu nedenle zararları genel olarak iki başlık altında toplamamız mümkündür. Trafik kazası sonucunda ölüm neticesi gerçekleşmişse nelerin tazminat davasına konu edilebileceği Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilmiştir.Buna göre ölüm halinde, cenaze giderleri, ölenin desteğinden yoksun kalmış olan kişilerin zararları ve ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi gideriyle çalışma gücünün azalmasından ya da tamamen yitirilmesinden doğan zararlar tazminat konusu olabilecektir.

 

Her trafik kazası sonucunda ölümün gerçekleşeceğini söylememiz mümkün değildir. Bu sebeple yalnızca bedensel zarara uğranması halinde de TBK m.54’de uğranılan zararların tazmin edilebileceği öngörülmüştür. TBK m.54’e göre tazmini mümkün olan zararlar şunlardır: Tedavi giderleri, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar, kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar maddi tazminat davasında karşı taraftan tazmini talep edilebilecek konular arasında yer almaktadır.

 

Trafik Kazaları Sonucu Maddi/Manevi Tazminat

 

Trafik kazası sonucunda yalnızca maddi değil manevi zarara da uğranması mümkün olduğundan dolayı kanunkoyucu bu durumu da göz önünde bulundurarak TBK m.56’da bu yönde bir düzenleme gerçekleştirmiştir. Buna göre, hakim bir kişinin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi halinde, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar gören kimseye uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilecektir. Ağır bedensel bir zarar ya da ölüm halinde ise zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi mümkündür.

 

Trafik kazası sonucunda mağdurun ya da yakınların korku, keder, acı, endişe ya da üzüntü gibi duyguları yaşaması çoğunlukla kaçınılmazdır. İşte yaşanan bu manevi kayıpların bir nebze de olsa önlenebilmesi adına kanunkoyucu manevi tazminata hükmedilebileceğini ilgili mevzuatta öngörmüştür. Kişinin hem manevi hem de maddi varlığında meydana gelen zararlar, trafik kazası tazminat davaları ile giderilebilmektedir.

 

Trafik Kazası Tazminatında Kimler Maddi-Manevi Tazminat Davası Açabilir?

Trafik kazası tazminat davalarını kimin ya da kimlerin açabileceği, değinmemiz gereken konular arasında yer almaktadır. Bu hususta ikili bir ayrıma gitmemiz yerinde olacaktır. Şöyle ki; eğer trafik kazası sonucunda zarar gören kimse hayatta ise kendisi maddi ve manevi tazminat davası açarak uğradığı zararların tazminini karşı taraftan talep edebilecektir. Fakat kaza sonucunda zarar gören kimse yaşamını yitirmişse bu durumda onun vefatıyla zarar görmüş olan annesi, babası, çocukları, eşi, kardeşleri, nişanlısı ve bakım desteği altındaki kimseler maddi ve manevi tazminat davası açabileceklerdir. Eğer trafik kazası sonucunda mağdur daha hayattayken dava açmış fakat dava sonuçlanmadan ölmüşse, bu durumda mirasçıları açılan davaya devam edebileceklerdir. Dolayısıyla trafik kazası tazminat davaları yalnızca kazadan zarar gören kişi tarafından değil; ölümü halinde kanunda belirtilen kimseler tarafından da açılabilecektir.

 

Trafik Kazası Sonucunda Tazminat

 

Trafik kazası neticesinde dava açabilecek olan kişileri belirttik. Fakat kimlere karşı dava açılabileceğini de belirtmemiz faydalı olacaktır. Kazaya sebebiyet veren sürücülere, araç malikine ya da işletene ve sigorta şirketlerine karşı dava açılması mümkündür. Örneğin bir sürücünün yayaya çarpması sonucunda kaza meydana gelmişse bu durumda aracı kullanana karşı dava açılması gerekecektir. Bu sebeple dava açarken kime karşı açılacağının da iyi bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir.

 

Trafik Kazası Tazminatında Maddi-Manevi Tazminat Davası Açma Süresi

Trafik kazası tazminat davalarını açma konusunda bir sürenin olup olmadığı da ele almamız gereken konulardan birisidir. Trafik kazalarından kaynaklanmış olan maddi ve manevi zararların tazmini için mağdurun uğradığı zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. Kaza neticesinde uğramış olduğu zararların tazminini isteyen kişi bu süre içerisinde dava açabilmektedir. Aynı zamanda her halde kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçmesiyle zamanaşımı söz konusu olmaktadır ve bu tarihten sonra dava açmak artık mümkün olmayacaktır. Fakat burada bir istisna mevcuttur. Failin trafik kazasıyla sonuçlanan eylemi bir suç teşkil ediyorsa ve söz konusu suç için TCK’da daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse tazminat davası açma süresi de bu süreye göre uzayacaktır.  Dolayısıyla trafik kazası tazminat davalarında hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri mutlaka göz önünde bulundurulmaslı ve bu süreler kaçırılmadan harekete geçilmelidir.

 

Tazminat Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tazminat davalarında görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Davaya bakacak olan yetkili mahkeme ise HMK’ya göre belirlenecektir. HMK m.16’ya göre haksız fiilden doğan davalarda yetkili mahkeme, haksız fiilin işlendiği yer ya da zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesi ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir.

 

Trafik kazası tazminat davalarında davanın açılması hususunda bu bilgiler de göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemenin görevsizlik ya da yetkisizlik kararı vermesi hukuki sürecin uzamasına neden olacağından dolayı doğru yerde dava açabilmek adına bir avukata danışmak faydalı olacaktır.

 

Trafik Kazalarında Tedavi Giderleri ve Hastane Masrafları

Bir trafik kazası sonrasında, kazaya karışanlardan tedaviye ihtiyaç duyanların bütün masrafları kusurlu kişi veya kişiler tarafından karşılanmak zorundadır. Hastane ve tedavi masrafları neticesinde kazada yaralanan kişinin vefat etmesi halinde de cenaze masrafları da bütün yönleriyle buna dahil edilecektir. Hastane masrafları uzun dönemli tedavi uygulamalarını da içerecek şekilde karşılanmalıdır. Söz konusu kaza yüzünden ortaya çıkan her türlü zarar ve masraf kusurlu kişi veya kişilerin sorumluluğunda değerlendirilmektedir.

 

Kaza sonrası sakat kalan kişiler, sakatlıklarını giderecek veya estetik kusur oluşması halinde bunu düzeltecek cerrahi müdahalelerden doğan masrafları da trafik kazasında kusurlu kabul edilen kişiye yükleyebileceklerdir. Çünkü söz konusu masrafların hepsi kaza neticesinde ortaya çıkmıştır ve bu sıkıntılardan kurtularak eski yaşamına dönmek kişilerin en doğal hakkı olarak kabul edilmektedir. Trafik kazalarında tazminat konusu çeşitli haller göz önünde bulundurularak genişletilebilmektedir.

 

Trafik Kazalarında Manevi Tazminat

Trafik kazalarında manevi tazminat daha çok yakınların kaybı ve oluşan travmalar neticesinde talep edilmektedir. Anne, baba, kardeş gibi çok yakınlar başta olmak üzere akrabaların veya iyi arkadaşların karşı tarafın kusuru neticesinde kaybedilmesinin oluşturduğu derin üzüntü ve o kişilerle yaşanacak manevi hazlardan yoksun kalmak bu tarz tazminatın açılması için yeterli görülmüştür. Aynı şekilde insanda bir ömür boyu yer edebilen ruhsal travmalar neticesinde kişinin hayat standardının düşmesi göz önüne alınarak manevi tazminat açılması mümkün görülmüştür. Bu tip tazminat davalarının açılmasında kişilik haklarının ihlali şartı arandığı düşünüldüğünde trafik kazalarında manevi tazminatın bu hallerden talep edilmesi son derece uygundur.

 

Trafik kazalarında tazminat maddi nitelikli olduğu takdirde yerine göre kişiden veya sigorta şirketinden alınabilmekteydi. Bu uygulama genel olarak sigorta şirketinden tahsil edilmesi olarak gerçekleşmektedir. Ancak manevi nitelikli tazminatlarda yalnızca kusurlu kişiler sorumlu tutulmaktadır. Sigorta şirketleri devreye giremeyeceklerdir.

 

Trafik Kazası ile İlgili Videomuzu İzlemek İçin Tıklayınız

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Leave a Reply