Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davası Açma

  1. Topo Hukuk
  2. Tazminat Hukuku
  3. Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davası Açma
Haksız Tutuklamadan Dolayı Tazminat Davası Açma

Haksız Tutuklama Nedir?

Haksız tutuklama nedeniyle tazminat davasını açıklayabilmek için ilk olarak tutuklama kavramından bahsetmek gerekir. Tutuklama CMK m.100’de düzenlenmiş olup ancak ilgili hükümde öngörülmüş olan şartların varlığı halinde mümkündür. Bu anlamda tutuklama kararı kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin yahut bir tutuklama nedeninin bulunması halinde verilebilmektedir. Tutuklama nedenleri ise m.100/2’de belirtilmektedir. Buna göre:

  • Şüphelinin ya da sanığın kaçması, saklanması, kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı,
  • Şüpheli veya sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme, değiştirme, tanıklar mağdurlar veya başkaları üzerinde baskı yapma girişiminde bulunma hususunda kuvvetli şüphe oluşturması halinde bunlar hakkında tutuklama kararı verilebilecektir. Bununla birlikte bir kimsenin hükmün 3.fıkrasında anılan suçları işlediğine dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması durumunda da tutuklama nedeni var kabul edilir. Ancak yalnızca adli para cezası gerektiren suçlar ile hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilmesi mümkün değildir. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bundan hariç tutulmuştur.

Tutuklama kararı bir ceza değil koruma tedbiri niteliğindedir. Bu koruma tedbiri ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde en çok bir yıl için uygulanabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanında ise en çok iki yıldır.

Haksız tutuklama kanunun aradığı tutuklama şartlarının tamamı bulunmadan uygulanan bir tutuklamayı ifade etmektedir. Özellikle koruma tedbiri amacından çıkıp cezalandırma aracı haline gelen tutuklamalarda haksızlık tazminat davası yoluyla giderilmeye çalışılmaktadır. Zira tutuklanan kişi hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı gözetildiğinde kişi halen masumiyet karinesinden yararlanmaktadır. Hakkında beraat kararı verildiğinde de bu haksız tutuklamanın meydana getirdiği acının telafisi manevi tazminat davasıyla sağlanmaktadır. Haksız tutuklama tazminat davası nedir sorusunun ardından gelen tazminat davası nasıl açılır, tazminat davası açma süresi ne kadardır inceleyelim.

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davasını Nasıl Açabilirsiniz?

Haksız tutuklama sebebiyle tazminat davası nasıl açılır, hangi hallerde maddi manevi tazminat davası açabilirim sorularıyla sıklıkla karşılaşmaktayız. Bu soruların konusunu oluşturan haksız tutuklamaya ilişkin hükümler CMK m.141-144 arasında düzenlenmektedir. İlgili hükümler manevi ve maddi tazminat davası şartlarını ortaya koymaktadır. CMK 141 hükmü uyarınca suçun soruşturulması veya kovuşturulması sırasında:

  • Kanunda belirtilen koşullar dışında tutuklanan, tutukluluk halinin devamına karar verilen,
  • Kanuni hakları hatırlatılmadan ya da hatırlatılan haklarından yararlanmak isteyenin bu isteğini yerine getirilmeden tutuklanan,
  • Tutuklama işlemi kanuni şartlar çerçevesinde gerçekleştirilse dahi makul süre içerisinde yargılama mercii önüne çıkarılmayan, makul sürede hakkında hüküm verilmeyen,
  • Kanuna uygun tutuklanmasına rağmen hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen,
  • Mahkum olan ancak tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülükte geçirdiği süreden fazla olan,
  • Mahkum olup da işlediği suçun kanunda belirtilen cezası yalnızca adli para cezası olan ve dolayısıyla adli para cezasıyla cezalandırılan,
  • Tutuklama sebebi ve hakkındaki suçlamalar kendisine derhal yazılı veya bu mümkün olmadığında sözlü olarak açıklanmayan,
  • Tutukluluk hali yakınlarına bildirilmeyen,
  • Tutuklamaya karşı kanunda öngörülen başvuru usullerinden yararlandırılmayan tutuklular tazminat davası açarak devletten maddi manevi her türlü zararının karşılanmasını talep edebilecektir. Sayılan bu haller haricinde soruşturma veya kovuşturma sürecinde hakimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar, yaptıkları işlemler dolayısıyla açılacak davalarda davalı Devlettir. Kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hallerinde dahi tazminat davası ancak Devlet aleyhine açılabilecektir.

Maddi manevi tazminat istemli dava zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacaktır. Tazminat davası dilekçesinde kişi açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlem ile zararın nitelik ve niceliğini belirtmelidir. Bunlara ilişkin belgelerini dilekçesine eklemelidir. Dilekçede bilgi ve belge yetersizliği bulunması halinde eksikliğin giderilmesi için mahkeme 1 aylık süre tanımaktadır. Aksi halde maddi manevi tazminat istemi reddolunacaktır.

Manevi ve maddi tazminat davası şartları sağlanmadan dava açılması hak kayıplarına sebep olabilecektir. Bu kayıpların önüne geçmek amacıyla alanında uzman bir ceza avukatına danışmak açılacak tazminat davasının seyrini olumlu etkileyecektir.

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

Haksız tutuklamaya dayalı maddi manevi tazminat davası açma süresi CMK 142.maddesinde öngörülmüştür. Hükme göre tazminat davası açma süresi üç aydır. Üç aylık süre karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren başlamaktadır. Kesinleşme ilgilisine veya varsa vekiline tebliğ edildiğinde tebellüğden itibaren üç ay içerisinde maddi manevi tazminat davası açılabilecektir. Fakat her halde karar veya hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde tazminat talebinde bulunulmalıdır. Tebliğin yapılamaması, herhangi bir sebeple tebliğin gerçekleştirilememesi halinde tazminat hakkı bir yıllık sürenin sona ermesiyle düşecektir. Tazminat davası açma süresi olarak belirtilen bu süreler hak düşürücüdür.

Haksız Tutuklama Nedeniyle Tazminat İsteyemeyecek Kişiler Kimler?

Manevi ve maddi tazminat davası şartlarından biri de davanın tazminat talebinde bulunabilecek kimseler tarafından açılmasıdır. Bu anlamda CMK 144 düzenlemesi ile tazminat talebinde bulunamayacak olan kişiler belirlenmiştir. Tazminat davası açmadan önce bu düzenlemeye dikkat edilmesi önem arz etmektedir.

CMK 144 hükmü ile haksız tutuklama nedeniyle tazminat isteminde bulunamayacak kişiler:

  • Tazminata hak kazanmadığı halde sonradan yürürlüğe girip de lehe düzenlemeler yapan kanun hükmü gereği tazminat isteyebilecek olanlar,
  • Genel veya özel af, şikayetten vazgeçme, uzlaşma kurumları uyarınca hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilenler, kamu davası geçici olarak durdurulanlar, kamu davası ertelenenler ile davası düşürülenler,
  • Kusur yeteneği bulunmadığı yani ceza ehliyetsizliği gerekçesiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler,
  • Adli makamlar huzurunda verdikleri gerçek dışı beyanlarla suç işlediğini, suça katıldığını bildirerek tutuklanmasına sebep olanlardır.

Maddi Tazminat Miktarı Belirleme

Maddi tazminat miktarı belirlenirken tazminat isteminde bulunan davacının ekonomik durumu incelenecektir. Kişinin işe sahip olması halinde çalıştığı yerden aldığı ücreti gösterir bir belge sunması mümkündür. Fakat işe sahip olmayanlar için bu husus net asgari ücret üzerinden belirlenecektir. Böylece tutuklananın tutuklama işlemi olmasaydı elde edeceği miktarın hesaplanması yoluna gidilir. Mahkemelerin maddi tazminat hesaplamasında somut belgelere göre karar vereceği unutulmamalıdır. Ekonomik durumun yanında tutuklananın sosyal konumu da önem arz etmektedir.

Ülkemizde özellikle son zamanlarda sıklıkla karşılaşılan yurt dışına çıkmak isteyen yolcuların hakkında tutuklama kararı bulunduğu gerekçesiyle çıkışının engellenmesi söz konusu olabilmektedir. Yargıtay uygulamaları kapsamında böyle bir durumda maddi tazminat davası açılacaksa yapılacak seyahate ilişkin masraflar da talep edilebilir. Uçak biletleri, konaklama, taksi ücreti, tur ücreti maddi tazminat isteminde dahil edilebilecektir.

Manevi Tazminat Miktarı Belirleme

Manevi tazminat maddi tazminatta olduğu gibi somut belgelere dayandırılarak hesaplanamamaktadır. Manevi tazminat miktarı belirlenirken en temel ölçüt tazminatın zenginleşme aracı olmaması, kişinin acı ve ızdırabını gidererek kişide huzur duygusu yaratacak miktarda belirlenmesidir. Tutuklananın sosyal çevresinde yaşadığı itibar kaybı, hürriyetinden yoksun kalması sebebiyle çektiği psikolojik sıkıntılar, elem ve ızdırap göz önüne alınarak hesaplama yapılmaktadır. Bununla birlikte kişinin tutuklu kaldığı süre, toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği gibi hususlar da miktarın belirlenmesinde dikkate alınmaktadır.

Manevi tazminat miktarı belirlenirken hakim hak ve nesafet ilkeleri gereğince karar vererek davacının ruhsal sükuna ulaşması için uygun ve makul miktarı belirleyecektir.

Makale Yararlı mıydı?

Oylamak için yıldıza tıklayın

Ortalama oy / 5. Oy sayısı:

Yararlı bulmadığınız için üzgünüz

Bu makaleyi geribildirimlerinizle daha iyi hale getirmek isteriz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

* Telefon numaranız yayınlanmayacaktır.

Menü