Kaçakçılık Suçu ve Cezası Hakkında (4926 & 5607 Sayılı Kanun)

  1. Topo Hukuk
  2. Ceza Hukuku
  3. Kaçakçılık Suçu ve Cezası Hakkında (4926 & 5607 Sayılı Kanun)
0
(0)

Kaçakçılık Suçu

Kaçakçılık suçu en temel haliyle bir eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan ülkeye sokulması veya ülkeden çıkarılmasıdır. Hangi fiillerin kaçakçılık suçu oluşturduğu ve yaptırımlarının ne olduğu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu çerçevesinde belirlenmiştir. Ancak vergi kaçakçılığı veya tarihi eser kaçakçılığı gibi bazı kaçakçılık türleri 5607 sayılı Kanun kapsamında değildir. Bunlar özel kanunlarla düzenleme altına alınmıştır.

Kaçakçılık suçuna ilişkin verdiğimiz tanımın daha anlaşılır olması amacıyla gümrük işlemlerinden bahsetmek gerekir. Gümrük işlemleri 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili yönetmelik çerçevesinde belirlenen; bir eşyanın gümrüğe sokulması ve sunulması, mahiyeti ve nevi hakkında beyanname verilmesi, gümrükçe onaylanması gibi birtakım prosedürleri ifade etmektedir. Bu prosedürlere uygun davranış sergilemek şarttır. Aksi halde devletin ekonomik politikalarını zedelemeye yönelik bir hareket meydana gelecek ve kaçakçılık suçlarından biri oluşacaktır.

Uygulamada silah, uyuşturucu, alkol ve sigara, petrol kaçakçılığı gibi kaçakçılık türlerine sıklıkla rastlanmaktadır.

4926 Sayılı Kanun Kaçakçılık Suçu ile İlgili Ne Diyor?

4926 sayılı Kanun mülga edilmiş Kaçakçılıkla Mücadele Kanunumuzdur. 4926 sayılı Kanunla kaçakçılık suçlarının çerçevesi belirlenmiş ve kaçakçılık fiillerine verilecek cezalar öngörülmüştür. Kaçakçılığı izleme, önleme, soruşturma esasları ve yargılama hükümleri Kanunda düzenlenmiştir.

5607 sayılı Kanundan ve kendinden önceki 1918 sayılı Kanundan farklı olarak 4926 sayılı Kanun kaçakçılık faillerine hapis cezası öngörmemiştir. Kanun bu yönüyle ekonomik suça ekonomik ceza ilkesini benimsemiş, kaçakçılık fiillerine yalnızca para cezası öngörmüştür. Ekonomik ceza kapsamında yürürlük tarihi itibariyle kaçakçılık suçu dolayısıyla özgürlüğü bağlayıcı ceza almış bulunanlar bakımından bir nevi özel af niteliği taşımıştır.

4926 sayılı Kanunla kaçakçılık suçları bakımından Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuatla da örtüşme sağlanmaya çalışılmıştır. Gümrük Komisyonları kurulması suretiyle idari kararlar verilmesi vasıtasıyla yargının yükü hafifletilmek istenmiştir.

Yeniden belirtmek gerekir ki 4926 sayılı Kanun mülga edilmiştir. Diğer bir ifadeyle eski kaçakçılık kanunu olan 4926 sayılı Kanun günümüzde yürürlükte değildir.

5607 Sayılı Kanun Kaçakçılık Suçu ile İlgili Ne Diyor?

5607 sayılı Kanun Türk hukukunda 4926 sayılı Kanundan sonra kaçakçılıkla mücadele ve 2004 s. ceza kanunu ile uyum çalışmaları sırasında yürürlüğe konmuştur. Kaçakçılık fiilleri devletin ekonomik politikalarına zarar veren ve önlenmesi, cezalandırılması gereken fiillerdir. Dış ticaretin gerilemesi ile iç ticareti olumsuz etkilemesi sonucuna yol açar. Kaçak yollarla ülkeye sokulan ürünlerden gümrük vergisi de alınamaması da kaçakçılığı ekonomiyi olumsuz etkileyen ve mücadele edilmesi gereken suçlar kapsamına alınmasını gerektirmiştir.

4926 s. Kanunda kabul edilen ekonomik suça ekonomik ceza ilkesinden 5607 sayılı Kanun ile uzaklaşılmıştır. Böylece 5607 sayılı Kanun hem cezaları artırmış hem de kaçakçılık suçları hakkında hapis cezaları öngörmüştür.

5607 sayılı Kanun kaçakçılık suçu oluşturan fiilleri 3. maddesinde tek tek saymış ve yaptırımlarını belirtmiştir. Bu haliyle önceki kaçakçılık kanununa oranlara daha sistematik bir düzenleme olduğu söylenebilir.

Kaçakçılık Suçu Cezası Nedir?

Kaçakçılık suçu ve cezası Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu madde 3’te düzenlenmiştir. Maddeye göre kaçakçılık eylemlerine göre verilecek ceza değişiklik göstermektedir. Önemle belirtmek gerekir ki kaçakçılık suçlarında mahiyetleri gereği teşebbüs hükümlerine göre indirim uygulanmamaktadır. Aşağıda açıklamış olduğumuz bu suçlar teşebbüs aşamasında kalsa dahi madde 3/21 gereği tamamlanmış gibi cezalandırılacaktır. Buna göre:

  • Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan ülkeye sokmak fiili bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası gerektirirken eşyanın gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması cezanın üçte birinden yarısına kadar artırılmasına sebep olmaktadır.
  • Eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlar sergileyerek gümrük vergilerini kısmen veya tamamen ödenmeden ülkeye sokmak iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası gerektirir.
  • Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın, rejim hükümlerine aykırı şekilde gümrük bölgesinde bırakılması da kaçakçılık fiilidir. Bu halde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
  • Belli bir amaçla kullanılmak ya da işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapmak fiili sebebiyle bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.
  • Bir ve dördüncü maddelerde açıklanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeden ve fakat bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla, satın almak, satışa arz etmek, satmak, taşımak yahut saklamak bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir.
  • Gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edilen eşyayı ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis etmek, satmak veya devretmek, bu özelliğini bilerek satın almak yahut kabul etmek altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunmasına sebep olur.
  • İthal edilmesi kanun gereği yasak olan bir eşyayı ülkeye sokmak iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası gerektirmektedir. İlgili eşyayı ithal edilmesinin yasak olduğunun bilinciyle satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan da kaçakçılık suçu işlemiş kabul edilmektedir. Bu durumda da fail hakkında aynı cezaya hükmolunur.
  • İhraç edilmesi kanun gereği yasal olan bir eşyanın ülkeden çıkarılması halinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
  • Kanunda belirtilen amaçlarla ihracatın gerçekleşmemesine rağmen gerçekleşmiş gibi göstermek veya gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf yahut fiyatını değişik göstermek fiili bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Bu şekilde işlenen kaçakçılık suçuna uygulamada hayali ihracat da denilmektedir.
  • Hakkında kaçakçılık yapılan eşya akaryakıt, tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol veya alkollü içkilerdense cezalandırma yukarıdaki fıkralara göre yapılacak ancak cezada yarısından iki katına kadar artırıma gidilecektir.
  • Akaryakıt kaçakçılığına ilişkin m.3 f.11, 12, 13, 14, 15 düzenlemeleri uyarınca verilecek ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.
  • Tütün ve alkol kaçakçılığına ilişkin m.3 f.16, 17, 18, 20 hükümleri uyarınca verilecek ceza üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.

Kaçakçılık Suçunun İçini Oluşturan Sebepler Nelerdir?

Kaçakçılık suçu düzenlemeleriyle korunan hukuki yarar yukarıda da belirttiğimiz üzere devletin ekonomik politikalarıdır. Devletin ekonomik politikalarının zedelenmesi, devletin gümrük işlemlerinden elde ettiği mali haklardan yoksun kalması anlamına gelmektedir. Bundan dolayı kamu zarara uğramaktadır. Ödenmeyen gümrük vergileri nedeniyle hazine doğrudan zarara uğramaktadır. Bu noktada vergi kaçakçılığı suçu da dikkate alındığında anlatılmak istenen kayıp daha iyi anlaşılabilirdir. Dolayısıyla kaçakçılık suçunun içini barındıran temel sebebin kısaca Devletin ekonomik çıkarları olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu değerin yanında özellikle uyuşturucu kaçakçılığı bağlamında bir değerlendirme daha yapmak gerekir. Uyuşturucu kaçakçılığı ile devletin ekonomik çıkarındansa kamu düzeni ve kamu sağlığı daha ön plandadır. Zira zaten yasal olmayan bir uyuşturucu maddeyi ülkeye yasal yollardan sokarak bunun üzerinden vergilendirme yapmak mümkün değildir.

Gümrük Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

Gümrük kaçakçılığı suçu 5607 s. Kanun 3.maddesinde öngörülen, temel olarak bir eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan ülkeye sokmayı veya ülkeden çıkarmayı ifade etmektedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere gümrük kaçakçılığı iki farklı şekilde işlenebilen bir suçtur: ithalat kaçakçılığı ve ihracat kaçakçılığı.

5607 sayılı Kanun 3. maddesinin ilk 7 fıkrası ithalat kaçakçılığı fiillerine ilişkin iken 8. ve 9. fıkralarında ihracat kaçakçılığına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerin neler olduğu ve cezalarını “Kaçakçılık Suçu Cezası Nedir?” başlığı altında açıklamış olduğumuzdan o başlık altındaki açıklamalara bakılmasını yeterli görüyoruz.

Alkol ve Sigara Kaçakçılığı Suçu

Kaçak tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkilere ilişkin ceza hükümleri esasen 4733 s. Kanun kapsamında belirlenmektedir. Ancak 6455 s. Kanun ile getirilen değişiklik ile yargı organları nezdinde karışıklığın önlenmesi ve uygulamada çelişkilere düşülmemesi amacıyla kaçak olarak belirtilen fiiller 5607 sayılı Kanun’a da aktarılmıştır. Neticede 4733 s. Kanun’da belirlenen fiillerin birçoğu 5607 sayılı Kanun kapsamında da kaçakçılık olarak nitelenmektedir. Bu düzenleme ile kaçakçılığı yaygın bir biçimde yapılan ve iç piyasada etkisi fazla olan alkol ve tütün mamullerinin kaçakçılığının kontrol altına alınması amaçlanmıştır. Bu ürünlere ilişkin yargılama 5607 sayılı Kanun madde 3 fıkra 10 gereğince yapılacaktır.

Tütün ve alkol ürünlerinin ambalajlarına uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga gibi işaretlerin taklitlerini üretmek, ülkeye sokmak, bunları özelliğinin bilincinde olarak bulundurmak, nakletmek, satmak, kullanmak da 11.fıkrada suç olarak nitelenmiştir. Bununla birlikte bunların işaretlerini:

  • Mevzuata uygun temin edip de ilgili ürünlerde kullanmak yerine bedelli veya bedelsiz olarak yaymak,
  • Alma veya kullanma hakkına sahip olmamasına rağmen sahte evrak veya dokümanlarla vb. bir şekilde kamu kurum kuruluşlarını yanıltmak suretiyle temin etmek,
  • Taklit veya tahrif suretiyle tedarik edip amacı dışında kullanmak kaçakçılık fiilleridir.

Ambalajında etiket veya bandrol gibi bir işaret bulunmayan veya taklit işaret taşıyan bu ürünleri, ticari amaçla üretmek, bulundurmak, nakletmek; satışa arz etmek veya satmak; bu özelliğinin bilincinde olarak ticari amaçla satın almak tütün ve alkol kaçakçılığı oluşturur.

Bu ürünlerin ticaretini TADB’den yetki belgesi almadan, bildirimde bulunmadan yapmak; ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kâğıdını tütün veya harici bir maddeyle doldurup satmak, satışa arz etmek, bulundurmak, nakletmek maddenin 20. fıkrasında suç olarak düzenlenmiştir.

Alkol Kaçakçılığı Cezası

Alkol kaçakçılığı, kaçakçılık suçlarında diğer ürünlere nazaran daha fazladır. Bu durum alkol kaçakçılığı fiilleri için bir yaptırım öngörülmesini gerekli kılmıştır. Kaçakçılık suçunun konusunu alkol mamullerinin oluşturduğu durumlarda Kanun 3/10 maddesinin yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezada artırıma gidilmesine hükmetmiştir. Bunun sebebi belirtmiş olduğumuz üzere bu ürünlerin kaçakçılığının ciddi oranda yapılıyor olmasıdır. Kanun bunun engellenmesi amacıyla cezanın alt sınırını üç yıl olarak belirlemiştir. Ayrıca maddenin önceki fıkraları uyarınca verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılmasını öngörmektedir.

Kaçakçılık suçlarının düzenlendiği Kanunun 3.maddesi 16, 17, 18 ve 20. fıkraları uyarınca işlenen fiillerden dolayı üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasına hükmolunacaktır.

 

Kaçak Sigara Satmanın Cezası Nedir?

Kaçak sigara satmanın cezası da alkol kaçakçılığında olduğu gibi suçun işleniş sıklığı sebebiyle diğer kaçakçılık türlerine nazaran daha fazladır. Alkol kaçakçılığı cezası başlığı altında belirtmiş olduğumuz gibi kaçak sigara satmanın cezası da 5607 sayılı Kanun m.3 f.16, 17, 18, 20’de düzenlenmiştir. Buna göre kaçak sigara satmanın cezası üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.

Kaçak sigara satma fiili teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi tamamlanmış gibi cezalandırılacaktır.

Petrol Kaçakçılığı Suçu

Petrol kaçakçılığı suçu 6455 s. Kanun’la getirilen değişiklik ile 5607 sayılı Kanun kapsamına alınmıştır. Değişiklik ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili petrol ve akaryakıt mevzuatında bulunan kaçakçılık fiilleri de KMK çerçevesine girmiştir.

Akaryakıt ve petrol kaçakçılığı fiilleri KMK m.3/11 ulusal marker uygulamasına tabi olup da, EPDK’nın belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtın:

  • Ticari amaçla üretilmesi, elde bulundurulması veya nakli,
  • Satışa arzı veya direkt olarak satışı,
  • Bu özelliğinin bilincinde ve ticari amaç güderek satın alınması,
  • Akaryakıtın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan ülkeye sokulmasıdır.

Kanunun 3/12. Maddesi gereğince EPDK’dan izin alınmadan solvent, madeni yağ, baz yağ, asfalt vb. petrol ürünlerinden:

  • Akaryakıt üretmek,
  • Bunları akaryakıt yerine ikmal ederek üretmek,
  • Satışa arz etmek,
  • Satmak,
  • Bulundurmak,
  • Bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın almak, taşımak veya saklamak da akaryakıt ve petrol kaçakçılığı suçu oluşturacaktır.

Sıvı veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden boru hatlarından, depolarından veya kuyulardan kanunlara uygun olmayan yöntemlerle alınan ürünleri satışa arz etme, satma, bulundurma, özelliğini bildiği halde ticari amaçla satın alma, taşıma ve saklama fiilleri de 3.maddenin 13.fıkrası uyarınca düzenlenmiş kaçakçılık suçlarındandır.

Akaryakıt kaçakçılığı yapma amacıyla lisansa esas teşkil edecek belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulundurmak fiilinin kendisi de kaçakçılıktır.

Yetkisiz olarak ulusal marker üretmek, satışa arz etmek veya yetkisiz kişilerden satın almak, kabul etmek yahut bu özelliğin bilincinde nakletmek ve bulundurmak fiilleri 3.maddenin 15.fıkrasında düzenlenen akaryakıt kaçakçılığını oluşturur.

Tarihi Eser Kaçakçılığı

Tarihi eser kaçakçılığı suçu 5607 sayılı Kanun’un koruma alanı kapsamına girmemektedir. Bu tür kaçakçılık 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile düzenlenmiş ve yaptırıma bağlanmıştır.

Tarihi eser kaçakçılığı kültür ve tabiat varlıklarını ilgili Kanun’a aykırı biçimde yurt dışına çıkarmak suretiyle işlenmektedir.

Tarihi Eser Kaçakçılığı Cezası Nedir?

Tarihi eser kaçakçılığı oluşturan fiil neticesinde fail hakkında beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunacaktır.

Kaçakçılık Suçu Yargıtay Kararları

Ceza belirlemesinde orantılılık ilkesinin esas alınması: Temel cezanın belirlenmesinde suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suç zamanı ve yeri, suçun konusunun önemi ve değeri, meydana gelen tehlikenin ya da zararın ağırlığı, failin kast ya da taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurulmalı, ceza işlenen fiille orantılı olarak belirlenmelidir.

Suç tarihinde on dokuz yaşında olan sanık Türkiye-Irak sınırından bir at üzerinde toplam CİF değeri 2.328 Lira tutarındaki 39 paket P… ve 3000 paket P… marka kaçak sigarayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan ülkeye sokarken yakalanmıştır. İlk kez suç işleyen sanığın bu eylemi ile çok daha yüksek miktarlarda ve vahim nitelikteki kaçakçılık eylemleri göz önüne alındığında yerel mahkeme tarafından “sanıkta ele geçen sigara miktarı dikkate alındığında meydana gelen zararın boyutu ve sanığın kastının yoğunluğu” ve “sanığın kasta dair kusurunun ağırlığı, suç konusunun değer ve önemi ve suçun işleniş biçimi” gerekçelerine dayanarak verilen alt sınırdan fazlasıyla uzak temel ceza orantılılık ilkesi ile bağdaşmamaktadır. (YCGK., E. 2014/370 K. 2015/371 T. 3.11.2015)

Toplu Suç: Sanığın diğer sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içinde katıldığına ve suça iştirak ettiğine ilişkin delil elde edilememiştir. 5607 sayılı Kanun m. 4/2’ye göre suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulu gerçekleşmemiştir. Sanıkların eyleminin bireysel kaçakçılık suçu oluşturmaktadır. İlgili hususlar gözetilmeden 5607 sayılı Kanun m.4/2 gereğince toplu kaçakçılık suçundan artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi yasaya aykırıdır. (Yargıtay 7. CD., E. 2017/5454 K. 2018/6624 T. 31.5.2018)

Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanması: Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar Devletin egemenlik hakkının bir kısmıdır. Bu, Devletin kendi milli sınırları içerisindeki her türlü eşya giriş çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Olayda işlenen fiiller ile devletin ilgili egemenlik hakkının ihlali, vergilendirme hakkı ve mali yararları ihlale uğramıştır. Vergi, Devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerlerdir. Gümrük kaçakçılığı suçları vergi kaybına sebep olmaktadır. Bunun sonucu olarak kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğacağı açıktır. Bu gerekçelerden bahisle gümrük kaçakçılığı suçlarının mağduru Devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden faydalanan toplumdur.

Bu itibarla; UYAP ortamında yapılan araştırmada aynı suç nedeniyle açılan iki kamu davasının daha bulunduğunun anlaşılması sonucunda bahse konu dosyaların getirtilip incelenerek ve birleştirilerek, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilerek, sanık … ve …’ın bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla kez işleyip işlemediğinin, haklarında TCK 43/1(zincirleme suç hükmü) maddesinin uygulanmasının tartışılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

Kaçakçılık suçu ve cezası ile ilgili tüm sorularınızı danışma formundan uzman ceza avukatlarımıza iletebilirsiniz.

 

Makale Yararlı mıydı?

Oylamak için yıldıza tıklayın

Ortalama oy 0 / 5. Oy sayısı: 0

Henüz oylama yapılmadı

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

* Telefon numaranız yayınlanmayacaktır.

Menü