Manevi Tazminat Davası

Manevi Tazminat Davası Nedir?

Manevi tazminat davası haksız bir fiil sonucu bireyin şahış varlığında meydana gelen kayıpların tazmin edilmesi amacıyla açılacak olan dava türüdür. Şahıs varlığında bir kayıp meydana gelmesi bireyin kişisel değerlerinde meydana gelen eksilmeyi, haksız eylem sonucu yaşadığı acı, üzüntü ve ıztırabı ifade etmektedir. Bireyin bu manevi kaybı haksız fiilden doğabileceği gibi sözleşmeden de doğabilir. Nitekim 6098 s. TBK m.114 f.2’de de bu husus açıkça belirtilmektedir. Bu hükme göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulama alanı bulacaktır.

Manevi tazminat davası açmak için buna sebep olan haksız fiilin hangi varlığa yöneldiği önemsizdir. Diğer bir deyişle tazminat davasına konu olan haksız fiil şahısvarlığına veya malvarlığına yönelebilir. Burada önemli olan her halde haksız fiilin manevi bir zarara sebep olmasıdır. Manevi tazminat davası işte bu manevi zararın giderilmesine hizmet edecektir.

Manevi Tazminat Davası Açılma Sebepleri

Manevi tazminat davası açılma sebeplerinden ikisini yukarıda belirttik. Bunlar haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık idi. Bununla birlikte hukukumuzda birtakım kusursuz sorumluluk halleri öngörülmüş bulunmaktadır. Bu kusursuz sorumluluk hallerinde de bazı manevi zararlar meydana gelebilmektedir. Zarara uğrayan, bu hallerde manevi tazminat davası açarak hakimden zararının giderilmesini talep edebilmektedir. Özel hayatın gizliliği, kişilik haklarının ihlali gibi durumlarda da bireyler manevi zararlarının giderilmesini isteyebilir. Bu husus özellikle basın yoluyla kişilik haklarının ihlal edildiği durumlarda önem kazanmaktadır zira burada basın özgürlüğü ile çatışma yaşanacaktır. Böyle bir durumda çatışan yararlardan hangisinin korunmaya değer olduğu araştırılacak ve basın özgürlüğü kapsamında yapılan yayınlar hakkında manevi tazminata hükmedilemeyecektir. Ayrıca boşanma davasında da taraflar birbirinden maddi manevi tazminat talebinde bulunabilmektedir. Bunun için kusursuz veya daha az kusurlu tarafın tazminat talebinde bulunması gerekir. Bununla birlikte bir suç işlendiğinde buna ilişkin fiil manevi tazminat davasını da gerektirebilmektedir. Manevi tazminata sebep olayların en önemlilerinden biri de iş kazalarıdır. İş kazası sebebiyle maddi manevi tazminat talepli davalar uygulamada sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Son olarak önemle belirtmemiz gerekir ki telif ve marka hakkı gibi fikri ve sınai haklarının ihlal edilmesi halinde de bireyler manevi tazminat davası açarak zararlarının tazminini talep edebilmektedir.

Manevi Tazminat Nasıl Belirlenir?

TBK manevi tazminatın belirlenmesinde maddi tazminatta olduğu gibi açıkça bir düzenleme yapmamıştır. Yalnızca hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktarın belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Fakat manevi tazminat belirlenmesinde de maddi tazminatta olduğu gibi hakim tarafların kusurluluk oranları ile mali durumlarını göz önüne almak durumundadır. Tarafların mali durumları ile yakından bağlantılı olan sosyal statüleri, tanınırlık durumları da manevi tazminat belirlemesine etki edebilecektir. Bunların yanında meydana gelen zararın büyüklüğü de ilk olarak değerlendirilmesi gereken hususlardandır.

Manevi tazminat davasında hesaplama yapılırken o döneme dair paranın satın alma gücü ile ülkenin ekonomik şartları da göz önünde bulundurulmalıdır. 

Manevi Tazminat Davasını Kimler Açabiliyor?

Manevi tazminat davası haksız fiili işleyen kişiye karşı haksız fiilin muhatabı olan kimse tarafından açılabilir. Diğer bir deyişle haksız fiile uğrayan kimse bu fiil sonucunda meydana gelen zararının tazminini talep etme hakkına sahiptir. Fakat öyle durumlar olur ki, işlenen fiil neticesinde bu fiile uğrayan ağır bedensel zarar geçirir veya bu kimsenin ölümü ile sonuçlanır. Böyle bir durumda maddi manevi tazminat davası ölen kimsenin destekte bulunduğu kişilerce açılabilecektir. Bu tazminat davası destekten yoksun kalma tazminatı olarak adlandırılmaktadır. Bununla birlikte ağır bedensel zarar ve ölüm halinde zarar gören veya ölenin yakınları da TBK m.56 gereği manev tazminat talep edebilmektedir.

Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Maddi manevi tazminat davası, dava açmaya yetkili kimse veya temsilcisi tarafından görevli ve yetkili mahkemeye verilecek bir dilekçe ile açılacaktır. Dilekçenin bir avukat yardımı ile yazılması tazminat davasının seyri bağlamında önem arz etmektedir. Zira dava dilekçesi her davada davanın seyrini etkileyen en önemli etkenlerdendir. Burada yapılacak bir hata, dava delillerinde belirtilmeyen bir eksiklik davanın olumsuz sonuçlanmasına sebep olabilmektedir.

Topo Hukuk Bürosu profesyonel avukatları ile müvekkillerine hem dava takibi hem dava dilekçesi yazımında yardımcı olmaktadır.Topo Hukuk uzman avukatlarından maddi manevi tazminat davaları için hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti alabilirsiniz.

Manevi Tazminat Davası Nerede Açılır?

Manevi tazminat davası haksız fiil sebebine dayalı olarak açılıyorsa görevli mahkeme hukuk mahkemeleridir. HMK m.2 ile dava konusunun değer ve miktarı incelenmeksizin malvarlığı ile şahısvarlığına ilişkin davalara bakmakla asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiştir. Fakat ticari bir iş veya fiilden kaynaklanan tazminat davaları asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır. Manevi tazminat davasının nerede açılacağına ilişkin soru ise mahkemelerin yetkisine ilişkin olup HMK m.6 ile düzenlenmiştir. Buna göre genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak davalının tüzel kişi olması halinde dava tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açılacaktır. Bazı hallerde davalı sayısı birden fazla olabilir. Böyle bir durumda maddi manevi tazminat davası herhangi birinin yerleşim yerinde açılabilecektir. Sözleşmenin ihlaline ilişkin maddi manevi tazminat davalarının yerleşim yeri haricinde sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılması da mümkün kılınmıştır. Haksız fiile dayanan tazminat istemlerinde ise haksız fiilin işlendiği yerde, zararın meydana geldiği yerde veya zarar görenin yerleşim yerinde dava açılabilecektir.

Manevi Tazminat Davası Hesaplama

Manevi tazminat davası hesaplama konusunda mevzuatımızda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Manevi tazminat adından da anlaşılacağı üzere yaşanan tazminata sebep olan olay neticesinde kişide meydana gelen acı, elem ve ızdırabı ifade etmektedir. Bu duygular kişiden kişiye değişebileceğinden, somut olaya göre her davada ayrıca belirlenecektir. Dikkat edilmelidir ki manevi tazminat ile kişilerin zenginleşmesi değil uğramış oldukları manevi kaybın giderilmesi amaçlanmaktadır. Dolayısıyla ölçülülük ilkesine uygun bir hesaplama şarttır. Bununla birlikte meydana gelen olayın şartları da manevi tazminatın hesaplanmasında önemli bir etkendir. Nitekim ölüm ile sonuçlanmış bir olayla yalnızca kısa süreli bir tedavi ile etkileri ortadan kalkabilecek bir kazanın meydana getirdiği manevi sonuçlar bir olmayacaktır.

Manevi Tazminat Zamanaşımı

Manevi tazminat zamanaşımı için Kanunda tek bir süre öngörülmemiştir. Bu sebeple manevi tazminata sebep olan fiile göre bir zamanaşımı süresi belirlenecektir. Sözleşme hükümlerinin ihlali neticesinde açılacak maddi manevi tazminat davalarında tazminat istemi on yıllık zamanaşımına tabidir. Manevi tazminat davası açma sebebi haksız fiil ise zarar gören fiili ve haksız fiili işleyen tazminat yükümlüsü kimseyi öğrenmesinden itibaren iki yıl içerisinde dava açmalıdır. TBK m.72 gereği her halde fiilin işlenmesinden on yıl geçmekle hak zamanaşımına uğramaktadır. Fakat manevi tazminata esas teşkil eden fiil aynı zamanda bir suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında bu sürelerden daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olabilir. Bu durumda ceza kanunlarındaki bu dava zamanaşımı süresi manevi tazminat zamanaşımı süresi olarak kabul edildiğinden tazminat alacaklısı bu sürede dava açmak durumundadır. Bu halde de zamanaşımı fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren başlamaktadır.

Manevi tazminat davasının boşanma davası ile de açılabileceğini yukarıda belirtmiştik. Buna göre tazminat isteminde bulunacak olan tarafın boşanma davası ile birlikte veya boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içerisinde maddi manevi tazminat isteminde bulunması gerekir. Aksi halde hak zamanaşımına uğrayacaktır.

İş Kazası Nedeniyle Tazminat Davası

İş kazası da maddi manevi tazminat davasına konu olmaktadır. İş kazası kavramı 5510 s. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.13’te açıklanmıştır. İlgili madde uyarınca iş kazası kanunda sayılan zamanlarda meydana gelen ve sigortalı işçinin hemen veya sonrasında bedenen veya ruhen zarara uğramasına sebep olan olayı ifade etmektedir. Kanuna göre bir vakanın iş kazası sayılabilmesi için:

  • Sigortalı işçinin işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşverence yürütülen bir iş sebebiyle sigortalı işçi kendi ad ve hesabına bağımsız çalışmaktaysa yürüttüğü iş sebebiyle,
  • Bir işverene bağlı çalışan sigortalı işçinin görevlendirilerek başka bir yere gönderildiği ve fakat asıl içini yapıyor olmadığı sürede,
  • Emziren sigortalı kadın işçinin iş mevzuatı kapsamında çocuğuna süt vermek için kendisine ayrılan zamanda,
  • Sigortalı işçilerin işverence kendilerine sağlanan taşıt ile işe gidiş geliş sırasında yaşanması gerekmektedir. Bu hallerde iş kazasına dayalı olarak yetkili iş mahkemelerinde tazminat davası açılabilir. İş kazası tazminat davası zamanaşımı süresi TBK m.146 gereğince olayın meydana geldiği tarihten itibaren on yıldır. On yıl içerisinde manevi tazminat isteminde bulunulması gerekmektedir.

Makale Yararlı mıydı?

Oylamak için yıldıza tıklayın

Ortalama oy / 5. Oy sayısı:

Yararlı bulmadığınız için üzgünüz

Bu makaleyi geribildirimlerinizle daha iyi hale getirmek isteriz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

* Telefon numaranız yayınlanmayacaktır.

Menü