(0212) 679 32 53

Enerji Hukuku

Enerji Hukuku

İnsanların sosyal ve ekonomik pek çok faaliyetinde ihtiyaç duyduğu enerjinin kullanımı, üretimi ve enerji kaynaklarının düzenlenmesiyle ilgili kuralların oluşturduğu hukuk dalına Enerji Hukuku adını vermekteyiz.

 

Enerji, fizik bilimi sınırları içinde bir sistemin iş yapma kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. İnsanlar açısından bakıldığında ise her türlü yaşamsal faaliyeti yürütmek için çeşitli enerji türlerine ihtiyaç duyulduğu söylenebilir. Enerji türleri; kullanıldıktan sonra tükenip tükenmemesine bağlı olarak yenilenebilir enerji ve yenilenemeyen enerji; dönüşüme uğraması ya da uğramamasına bağlı olarak ise birincil enerji ve ikincil enerji olarak ayrılmaktadır. Enerji kullanımı ilk çağlardan beri çeşitli yollarla sağlanmış, Sanayi Devrimi’nin getirdikleriyle birlikte ise hem kullanım hem de çeşitlenme açısından büyük bir artış meydana gelmiştir. Hatta enerji meselesi o kadar önemli hale gelmiştir ki enerji kaynaklarına sahip olma düşüncesi, milyonlarca insanın öldüğü Dünya Savaşlarına sebebiyet vermiştir. Özellikle 20. yüzyılda enerji konusunda önemli gelişmeler meydana gelmiş, bir çok yeni enerji türü ve mevcut enerji kaynaklarının farklı kullanım şekilleri insan yaşamına yerleşmiştir. Dünya çapında faaliyet gösteren şirketler içinde en büyük ve güçlü olanlar enerji şirketleri olmuştur.

 

Enerjiye duyulan ihtiyacın her geçen gün artması ve enerji kaynaklarının sınırlı olması, bunun yanında bazı enerji türlerinin barındırdığı tehlike bu konuda çözüm arayışlarına sebep olmuş ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi, yer altı kaynaklarının doğru kullanımı, çevreye verilen zararın en aza indirilmesi gibi çözüm yolları ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda, enerji kullanımı, üretimi enerji kaynakları ile ilgili durumlar belli başlı kurallara bağlanmaya başlanmış, böylece Enerji Hukuku ismini verdiğimiz hukuk dalı doğmuştur. Enerji Hukuku ile ilgili yapılan ilk çalışmalar 20. yy’ın ortalarına denk gelmektedir. Bu tarihlerde meydana getirilen uluslararası sözleşmeler, bu konuya dair bazı kuralları içermekte ise de ayrı bir bölüm olarak düzenlememiştir. Bunun yerine, ikincil hukuki kaynaklar vasıtasıyla bu konuya dair düzenlemeler yapılmış, tüm dünyaya yayılacak bir Enerji Hukuku sistemi oluşturulmaya başlanmıştır.

 

Ülkemizde de Avrupa kaynaklı bu Enerji Hukuku sistemine uyum sağlama yönünde atılımlar gerçekleşmiştir.  Önceleri, enerji üretimi tekel konumundaki kamu şirketleri eliyle gerçekleşirken (yani daha doğru ifadeyle devlet eliyle yürütülürken), 20. yy sonu – 21. yy başı itibariyle yürürlüğe giren 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu Avrupa Birliği’nin Enerji Hukuku kaynaklarına uygun biçimde olmasına dikkat edilerek hazırlanmış, elektrik ve doğalgaz üretiminin daha serbest bir şekilde gerçekleştirilmesinin önü açılmıştır.

 

Ülkemizde mevcut enerji sektörünün elektrik piyasası, petrol piyasası, doğalgaz piyasası ve lpg piyasası  şeklinde dört temel ayağı bulunmaktadır. Bu piyasalara dair kanuni düzenlemeleri inceleyecek olursak:

  • Elektrik Piyasası: Bu piyasayı düzenleyen kanun 2013 tarihli 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’dur. Yürürlüğe girdiği tarih itibariyle piyasayı serbestleştiren önceki kanundan farklı olarak bu kanunda lisans alma işlemleri kolaylaştırılmış ve elektrik piyasasının daha serbest bir vaziyet kazanmasının önü açılmıştır. Ayrıca bir diğer yenilik de bu alana yapılan yatırımların artması amacıyla enerji borsası kurulmasıdır.
  • Petrol Piyasası: Bu piyasa ise 2003 yılında yürürlüğe giren 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile düzenlenmekle beraber bu tarihten itibaren pek çok değişikliğe maruz kalmıştır. İçerik olarak petrol ticaretinin, rekabet ortamı ilkelerine uygun biçimde gerçekleşmesi için gerekli kuralları düzenler.
  • Doğalgaz Piyasası: 2001 yılında yürürlüğe giren 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ile düzenlenmiştir. Bu kanunda da doğalgazın elde edilmesinden kullanıcıya ulaşmasına kadarki sürece katkıda bulunanların hak ve sorumluluklarını bir takım kurallara bağlanır.
  • LPG Piyasası: Bu piyasaya ilişkin faaliyetler ise 2005 yılında yürürlüğe giren Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ile düzenlenmiştir.

 

Bunların dışında ise özellikle elektrik piyasasına dair olmak üzere farklı kaynaklar bulunmaktadır. Bu kaynaklara örnek olarak 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun, 5654 sayılı Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile  Enerji Satışına İlişkin Kanun ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu gösterilebilir. Ayrıca enerji sektörünün bu kanunlara uygun vaziyette işlemesi ve denetlenmesi görevi Enerji Piyasası Denetleme Kurumu tarafından yerine getirilir.

 

Nükleer Enerji Santralleri

Nükleer Enerji Santrali, radyoaktif maddelerin yakıt olarak kullanılarak elektrik enerjisinin üretildiği tesislere verilen isimdir. Bu tesisler, radyoaktif maddelerle çalışmasının getirdiği risklerle birlikte temizliği, ucuzluğu ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olması gibi avantajları bulunmaktadır. Ayrıca diğer sektörlere de hareket getirebilecek derecede enerji üretiminin yapılabileceği nükleer enerji santralleri, geçmişte yaşanan kazalardan dolayı bir çok tartışmaya sebep olmaktadır. Yaşanan bu kazaların yıllarca süren etkileri sınır ötesi boyutlara ulaşabilmekte, hukuki açıdan bakıldığında iç hukuka olduğu kadar uluslararası hukuka dair sorunlar da ortaya çıkarabilmektedir. Bu kapsamda kaza durumunda sorumluluğun kime ait olacağı en çok tartışılan hususlardan biridir. Nükleer santraller ile ilgili düzenlemelerin yer aldığı iç hukuk kaynağımız ise 5654 sayılı Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile  Enerji Satışına İlişkin Kanun’dur.

 

Enerji Hukuku, her geçen gün artan enerji ihtiyacına karşın tükenen kaynaklar itibariyle uluslararası hukuka dayalı bazı sınırlamaları içeren ve yenilenebilir yöntemlerin arayışı çerçevesinde gelişmeye de müsait bir hukuk dalıdır. Bu hukuk dalına ilişkin hukuki sorunlarınızın çözümünde uluslararası hukuk mevzuatı ve iç hukuk mevzuatına hakimiyetiyle avukatlarımız her daim hizmetinize hazır vaziyettedir.

 

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin: