Çocuğun Cezai Ehliyeti ve Yaş Küçüklüğü

  1. Topo Hukuk
  2. Ceza Hukuku
  3. Çocuğun Cezai Ehliyeti ve Yaş Küçüklüğü
5
(1)

Çocuğun Cezai Ehliyeti Hakkında

Çocuğun cezai ehliyeti hakkında hukuki düzenlemeye Türk Ceza Kanunu (TCK) m.31’de yer verilmiştir. Türk ceza hukuku sisteminde yalnızca çocuklar tarafından işlenebilen suçlar kategorisi bulunmamaktadır. Bütün suçlar hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından işlenebilir. Fakat yaş küçüklüğü işlenen suçun cezalandırılmasına engel teşkil edebilecektir. 

Ceza ehliyeti bireyin kusur yeteneğine göre belirlenmektedir. Yaş küçüklüğünün kusur yeteneğini etkilemesi sebebiyle çocukların cezai ehliyetine dair özel düzenlemeye gidilmesinde gereklilik görülmüştür. Nitekim anlayabilme ve isteyebilme gücü ancak zamanla, yaş ilerledikçe olgunluğa kavuşabilecek yeteneklerdendir. 

Yaşın kusur yeteneğini etkilemesi hususunda her ülke farklı bir düzenlemeye gitmektedir. Örneğin İngiltere’de on yaş olan cezai ehliyet sınırı Almanya’da on dörttür. Ülkemizde ise çocuğun cezai ehliyet yaşı sınırı on iki yaşından başlamaktadır. Genel anlamıyla kuzey ülkelerinde yüksek olan bu sınır güney ülkelerinde daha düşük olmaktadır diyebiliriz. 

Çocuğun Cezai Ehliyeti Ne Anlama Gelir?

Ceza ehliyeti bir kimseye ceza verilebilmesi için kişinin sahip olması gereken nitelikleri ifade eder. Diğer bir ifade ile Kanunda suç olarak belirlenen fiiller hakkında sorumlu olma haline ceza ehliyeti denmektedir. 

Sorumluluk hususunda incelenmesi gereken kişinin kusur yeteneği olup olmadığıdır. Bir kimsenin suçu işlediği anda algılama ve yönlendirme yeteneği bulunuyorsa kusur yeteneği vardır diyebiliriz. Algılama yeteneği kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilmesidir. Yönlendirme yeteneği ise hukuki anlam ve sonuçları algılayabilen kişinin davranışlarını buna göre yönlendirebilmesidir. Her iki yeteneği de tam olarak haiz kimselerin ceza ehliyeti tamdır. Ceza ehliyeti bulunmayanlara ceza verilmez. Ceza ehliyeti eksik olanlar hakkında ise cezada indirim uygulanması yoluna gidilir. 

18 Yaş Altı Ceza Kanunu Hakkında

18 yaş altı ceza kanunu TCK hükümlerinin çocuklara yönelik uygulamalarını ifade etmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere hukukumuzda yalnızca çocukların işleyebileceği suçlar söz konusu değildir. Yetişkinler de çocuklar da ceza kanunlarında belirtilen suçları işleyebilir. Ancak çocukların cezalandırılması hususunda TCK 31 hükmü getirilerek cezai ehliyet konusu hukuki zemine oturtulmuştur. Bununla birlikte Çocuk Koruma Kanunu (ÇÇK) ve Ceza Muhakemesi Kanununda (CMK) da suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak düzenlemeler yer almaktadır. 

Çocuklar hakkında yürütülen ceza yargılamalarında çocuk mahkemeleri görevlidir. Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülür. 

Ceza Yaşı Kaçtır?

Ceza yaşı TCK 31’de üç devre halinde düzenlenmiştir:

  1. 12 yaşından küçük çocuklar (13’e girmemiş bulunanlar)
  2. 12-15 yaş (13’e girmiş ve fakat 16’ya girmemiş küçükler)
  3. 15-18 yaş (16’ya girmiş ve fakat 19’a girmemiş küçükler) 

Fiili İşlediği Zaman 12 Yaşını Bitirmemiş Küçükler: TCK 31/1’e göre fiili işlediği zaman on iki yaşını doldurmamış küçüklerin ceza ehliyetleri bulunmamaktadır. Doğumdan on iki yaşına kadar çocukların kusur yeteneklerinin bulunmadığı istisnasız olarak kabul edilmiştir. Hukuk sistemimiz bu yaş aralığındaki çocukların araştırmaya gerek olmaksızın kusur yeteneklerinin bulunmadığını kabul etmektedir. Bu yaş aralığındaki çocuklar ayrıca tutuklanamaz. Bununla birlikte on iki yaşını doldurmamış küçüklerin kimlik ve suç tespiti amacıyla kimlik tespitinden hemen sonra serbest bırakılmak üzere yakalanmaları mümkündür. 

TCK 31/1 uyarınca on iki yaşını doldurmamış küçüklere ceza kovuşturması yapılamayacaksa da çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri çocuklara veya bakımından sorumlu olan kimselere yüklenecek koruyucu ya da destekleyici tedbir sorumluluklarıdır. 

Fiili İşlediği Zaman 12-15 Yaş Aralığında Olan Küçükler: Bu gruptaki çocukların TCK 31/2 uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı ya da yokluğu araştırılmaktadır. Kusur yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde çocuğun ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Fakat haklarında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilecektir. Görüldüğü üzere bu çocukların kanun uygulayıcıları önünde 12 yaşından küçük çocuklardan farkı yoktur. 

Algılama ve yönlendirme yeteneği bulunan 12-15 yaş aralığındaki çocuklar bakımından kusur yeteneği kısıtlı da olsa var kabul edilmektedir. Bunlar hakkında cezaya hükmolunacaktır fakat kusur yeteneğinin dar olması sebebiyle cezada indirime gidilmektedir. 

12-15 yaş aralığındaki çocukların kusur yeteneklerinin bulunup bulunmadığı bilirkişilerce tespit edilmektedir. İnceleme yalnızca çocuğa isnat edilen suç bakımından yapılmaktadır. Bunun için çocuğun bireysel özellikleri ve sosyal çevresini gösteren bir inceleme yapılarak sosyal inceleme raporu hazırlanır. 

Fiili İşlediği Sırada 15-18 Yaş Arasında Olanlar: TCK 31/3’e göre bu yaş aralığındaki çocukların cezasında indirim yapılır. 

TCK 31/3 Bu Konuda Ne Diyor?

TCK 31/3 15-18 yaş aralığındaki çocuklar hakkında uygulanacak hükmü düzenlemektedir. Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş fakat 19 yaşına girmemiş olan çocuklar hakkında bu hüküm uygulanacaktır. TCK 31/3’e göre 15-18 yaş aralığındaki çocukların kusur yeteneği bulunmaktadır. Fakat cezai ehliyetleri tam kabul edilmemekte, işlenen suçun cezasında indirime gidilmektedir. 

SSÇ (Suça Sürüklenen Çocuk) Ne Anlama Gelir?

Suça sürüklenen çocuk ÇÇK m.3’te tanımlanmıştır. Türk hukuku kapsamında çocuk on sekiz yaşını doldurmamış bireyi ifade etmektedir. SSÇ ise kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılan veya işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan çocuktur. Yapılan bu tanıma göre suça sürüklenen çocuk:

  1. Bir suç işlediği iddiasıyla hakkında yargılama yapılan
  2. İşlediği bir fiil dolayısıyla hakkında güvenlik tedbiri kararı verilen çocuğu tanımlamaktadır. 

Suça sürüklenen çocuk tanımlaması ile bir çocuğun iradi olarak suç işlediği düşüncesiyle bir suçlu olarak tanımlanmasındansa onun suça sürüklendiği varsayımı kabul edilmektedir. Hukukumuz her anlamda çocuğun korunmasını esas amaç olarak kabul eder. SSÇ ifadesi ile çocuk bir suçun faili olmakla birlikte aynı zamanda suçun korunması gereken bir mağduru olarak kabul edilmektedir. 

Suç işleyen bir çocuğun fail olarak değil de suça sürüklenen olarak kabul edilmesi çocuğa cezai yaptırım uygulanmayacağı anlamına gelmemektedir. Cezalandırma cezai ehliyet ile ilgili bir husus olup çocuğun yaşına, somut durumuna, işlediği fiile orantılı olarak belirlenecektir. 

Suça sürüklenen çocuklar hakkında ÇÇK kapsamında danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma güvenlik tedbirlerine hükmolunabilir. Çocuğun cezai ehliyeti konusunda tüm sorularınızı Avukata Sor formumuzu doldurarak sorabilir ve ücretsiz danışmanlıktan yararlanabilirsiniz.

Makale Yararlı mıydı?

Oylamak için yıldıza tıklayın

Ortalama oy 5 / 5. Oy sayısı: 1

Henüz oylama yapılmadı

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

* Telefon numaranız yayınlanmayacaktır.

Menü