(0212) 679 32 53
info@topo.av.tr

Kasten Öldürme Suçu

Kasten Öldürme Suçu , ilk devirlerden günümüze kadar uzanan bir suç tipidir. Her fert bir araya gelerek aileyi, her aile ise bir araya gelerek cemiyeti oluşturmaktadırlar. Fertlerin, icabında kendilerini icabında başkalarını icabında da maddi ve manevi değerlerini koruma insiyakı her daim var olmuştur.

 

Bir ferdin, keyfiyetle başka bir ferdin en temel hakkı olan, yaşama hakkını elinden alması kuşkusuz ki en ağır cezaları gerektirecektir. Yaşam hakkı, bir ferdin en temel hakkıdır. Savaş halinde, olağanüstü halde dahi bir ferdin yaşam hakkı hiçbir surette elinden alınamaz, tahdit edilemez, daraltılamaz, kısıtlanamaz, esirgenemez.

 

Kasten öldürme suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hayata Karşı Suçlar” başlıklı 81. Maddesinde;
“Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde tanzim edilmiştir.

Kasten öldürme suçunda, sıyanet edilen hukuki unsur; insanın yaşamı, yaşam hakkıdır. Kasten öldürme suçunda fail herkes olabilir aynı şekilde mağdur da herkes olabilir. Dikkat çekmek gerekir ki mağdur ancak insan ve de canlı olmalıdır. Kasten öldürme suçu, insan ve canlı olmayan bir varlığa karşı gerçekleştirilemez. İnsan vasfını haiz olabilmek için sağ doğmak kabul görülmektedir. Burada bir başka dikkat çekilmesi gereken husus ise cenin kavramıdır. Bu iki kavramın karıştırılmaması elzemdir.

Kasten öldürme suçu, serbest hareketli bir suç tipidir. Burada hareketin icrai bir hareket olması gerekmektedir. Eğer ihmali bir davranışla kasten öldürme vuku bulmuşsa, Türk Ceza Kanunu 83. Maddesinde tanzim edilen  “Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi” mevzubahis olacaktır.

 

KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN NİTELİKLİ HALLERİ

 

Kasten öldürme suçunda, ağırlaştırıcı sebepler Türk Ceza Kanunu’nun 82. Maddesinde;
Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,
i) Bir suçu i
şleyememekten dolayı duyduğu infialle,
j) Kan gütme saikiyle,
k) Töre saikiyle, iş
lenmesi halinde, kişi ağırlaşrılmış̧ müebbet hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde tanzim edilmiştir.

Gerçekten de fail, bu nitelikli hallerden birisine müdahil olduğu takdirde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

 

KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN İHMALİ DAVRANIŞLA İŞLENMESİ

 

Kasten öldürme suçu icrai bir hareketle oluşabileceği gibi, ihmali bir hareketle de oluşabilir. Basit olarak ise bir şeyi yapmamak da kasten öldürme suçunu oluşturabilir. Kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenebilmesi için, belli bir icrai davranışta bulunmak huşunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğün olması veyahut da önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması gerekmektedir.

 

Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmün olunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

 

Kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 83. Maddesinde;

“Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşder olması gerekir.

İhmali ve icrai davranışın eşder kabul edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,Gerekir.

Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaşrılmış̧ müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi b̧ yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on b̧ yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan on b̧ yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir” şeklinde düzenlenmiştir.

 

KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNUN CEZASI

 

Türk Ceza Kanunu’nun 81. Maddesinde;
“Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda, mağduru kasten öldüren fail, müebbet hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Failin bazı halleri ise nitelikli haller arasında girmekte ve daha ağır cezalandırılmasını sağlamaktadır. Örneğin, suçun üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı işlenmesi durumunda failin cezası daha da ağırlaştırılacaktır. Bir diğer şekilde ise mağdurun bazı halleri de cezayı arttırabilmektedir. Örneğin, mağdurun üstsoy veya altsoydan biri ya da eş veya kardeş olması cezayı arttıracaktır. Aynı şekilde mağdurun çocuk, beden veya ruh bakımından savunmasız olması veyahut da gebe bir kadın olması da cezayı arttıracaktır.

Kasten öldürme suçu, mağdurun ölümü ile tamamlanacaktır. Bu bakımdan suç neticesi hareketten ayrık bir suç olduğu için teşebbüse elverişlidir. İhmali suçlardaysa kural olarak teşebbüsün mümkün olmayacağı söylenebilir. Zira ihmali suçlar genellikle neticesi ile hareketin bir olduğu suçlardır, ancak kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi halinde hareketle neticenin ayrılabildiği hallerde teşebbüsün varlığından söz edilebilir.

 

Kasten Öldürme Suçunda Yargıtay Kararları

 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bir kararı aşağıdaki gibidir:

 

“Kasten öldürme suçunda, uyuşmazlık eksik araştırma sonucu sanık hakkında haksız tahrik indiriminin az yapılması suretiyle fazla cezaya hükmedilip hükmedilmediğinin belirlenmesine ilişkindir. Maktulün ortağı bulunduğu şirketin, sanığın şirketine karşı menfi tespit davası açmak suretiyle yasal bir yola başvurmuş olması, “haksız tahrik” olarak kabul edilemeyecek ise de; olaydan bir süre önce ve o tarih itibarıyla aralarında halen devam etmekte olan menfi tespit davası nedeniyle adliyede bulundukları sırada sanığın yanına gelen maktulün alaycı bir üslupla, “bu dosyayı kapatalım, bir miktar para verelim, aksi taktirde çok sürünürsünüz” şeklindeki konuşması ve bu tür sözlerin maktul tarafından değişik zamanlarda da söylenmiş olması sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektiren haksız bir davranıştır.

Bu nedenle olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması açısından araştırılması gereken bir husus olmadığı gibi yerel mahkemenin, maktulden kaynaklanan ve haksız hareketin ağırlığını ve özelliklerini göz önüne alarak, sanık hakkında müebbet hapis cezasının indirmiş olması, hak ve nefaset kurallarına uygundur.”

(Ceza Genel Kurulu, 29.03.2011, E. 2011/1-33, K. 2011/20)

 

Bu konu ile ilgili ceza avukatımızla iletişime geçebilirsiniz. “Taksirle yaralama suçu” makalemizi okumak için tıklayınız. Kasten Öldürme Suçu

 

 

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Leave a Reply