Miras Payları Nasıl Bölüştürülür?

Miras nasıl bölüştürülür kendisine miras kalan kimseler tarafından merak edilen bir konudur. Miras ve mirasın bölüştürülmesi hususu TMK çerçevesinde düzenlenmiştir. TMK m. 599 uyarınca mirasçılar mirasbırakanın ölümünden sonra mirasa konu bütün malvarlıklarını kanun gereği kazanmaktadır. Bu anlamda mirasçılar mirasbırakanın ayni hakları, alacakları ve diğer malvarlığı hakları ile taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliğini doğrudan doğruya kazanmaktadır. Yasal mirasçıların aynı zamanda mirasbırakanın borçlarından da kişisel sorumluluğu bulunmaktadır. Atanmış mirasçılar da mirasbırakanın ölümünden sonra mirası kazanacaklardır. Atanmış mirasçıların paylarını yasal mirasçılar zilyetlik hükümleri gereğince teslim edeceklerdir. Yasal mirasçı kavramı ana, baba, eş, çocuklar ve torunlar gibi kişi ile arasında kan bağı bulunan kanunen mirasçı sıfatını haiz kimseleri kapsamaktadır. Atanan mirasçı ise mirasbırakanın ölümünden önce tasarrufta bulunarak mirasını bıraktığı kimseyi ifade etmektedir.

Kadının Miras Hakkı Nasıl Belirlenir?

Mirasbırakan erkek eş öldüğünde miras nasıl bölüştürülür, kadının miras hakkı nedir sorularıyla sıklıkla karşılaşmaktayız. Bu anlamda öncelikle belirtmek gerekir ki mirasbırakanın ölümünden sonra kadının mirasçı olması için ölüme kadar evlilik bağının hukuken devam ediyor olmalıdır. Bu durumda mirasbırakanın erkek olması halinde sağ kalan kadın eş yasal mirasçı sıfatını haizdir. Kadının miras hakkı belirlenirken TMK m.499 hükmü çerçevesinde kadının birlikte bulunduğu zümreye göre bölüşüm yapılacaktır. Buna göre kadın, mirasbırakanın:

  • Altsoyu, yani çocukları, ile birlikte mirasçı olursa mirasın ¼’üne,
  • Ana ve babası ile birlikte mirasçı olursa mirasın yarısına,
  • Büyükanne ve büyükbabaları ile onların çocuklarıyla birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte üçüne hak kazanır. Bunlardan hiçbirinin olmaması halinde sağ kalan kadın eş mirasın tamamını alacaktır.

Kardeşler Arası Miras Bölünümü Nasıl Belirlenir?

Kardeşler arası miras nasıl bölüştürülür sorusu her ne kadar sık sorulsa da oldukça kolay bir cevabı bulunmaktadır. TMK 495 uyarınca kardeşler arası miras bölünümü eşit paylar ile gerçekleştirilecektir. Mirasbırakanın altsoyu olan kardeşler arasında mirasbırakandan önce ölen varsa bunun payını kendi altsoyu alacaktır.

Mirasbırakanın evlilik dışı çocuğu varsa ve çocuğu ile arasındaki soybağı tanıma veya hakim hükmüyle kurulmuşsa çocuk, evlilik içi doğmuş çocuk gibi mirasçı olacaktır.

Aile Bireylerinin Miras Bölüştürmesi Nasıl Yapılır?

Aile bireylerinin miras bölüştürmesi ilk olarak eş ve çocuklar arasında yapılır. Sağ kalan eş mirastan ¼ oranında pay alırken kalan ¾ çocuklar arasında bölüştürülecektir. Fakat mirasbırakanın çocukları yoksa anne ve babası mirasçıları olacaktır. Anne ve baba mirasın ½’sinden eşit oranda pay alacaklardır. Bu halde mirasın kalan yarısı sağ kalan eşin olacaktır. Anne ve baba mirasbırakandan önce ölmüş ise bunların yerini çocukları alacaktır. Normal şartlarda mirasbırakanın kardeşleri yasal mirasçı olmamasına rağmen mirasbırakanın çocukları ile anne babası yoksa kardeşler mirasçı olmaktadır.

Mirasbırakanın çocukları, anne ve babası, kardeşleri yani birinci ve ikinci derecede mirasçısı olmaması halinde mirasçılar büyükanne ve büyükbabasıdır. Bunlar da eşit derecede miras payına sahip olup, mirasbırakandan önce ölmeleri halinde bunların çocukları mirasçı olacaktır. Buna göre hala, amca, teyze ve dayı ile ölmüş olmaları halinde bunların çocukları (kuzenler) mirasçı sıfatını kazanacaktır. Mirasbırakanın eşi sağ ise büyükanne ve büyükbabadan sonra yalnız bunların çocukları mirasçı olabilecek, kuzenler mirasçı sıfatını kazanamayacaktır.

Aile bireyleri arasındaki miras paylarının bölüştürülmesi hususu uyuşmazlıklara sebep olabilmekte ve çözümü oldukça karmaşık olabilmektedir. Miras davası avukatı bu uyuşmazlıklarda yol gösterici olarak çözüme kavuşturmaktadır.

Miras Hukuku Avukatı

Miras hukuku avukatı her türlü miras davası ile ilgili hukuki iş ve işlemlerde faaliyet gösteren, miras uyuşmazlıklarının çözümünde rol oynayan avukattır. Miras hukuku alanında davalara bakarak tecrübe edinir, ilgili mevzuata hakim olmasının yanı sıra miras hukuku alanında güncel mahkeme kararlarını da takip eder. Ortaklığın giderilmesi, ortaklığın reddi, muris muvazaası, vasiyetnamenin iptali, miras dolayısıyla istihkak, tapu iptali, tenkis vb. birçok davaya miras davası avukatı bakmaktadır. Vasiyetnamenin, miras taksim sözleşmesinin, ölünceye kadar bakma veya mirastan feragat ve diğer miras sözleşmelerinin hazırlanmasında müvekkillerine hukuki destek vermektedir.

Her birey hayatının bir noktasında miras hukukuna ilişkin sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu alanda karşılaşılan sorunlar ise mevzuata ve uygulamaya hakim olmayan bireyler tarafından çözümlenmeye çalışılmaktadır. Fakat miras hukuku oldukça karmaşık bir yapıya sahip olup hukuki bilgi birikimi gerektirmektedir. Bu birikime sahip olmadan açılan davaların basit usul hataları sebebiyle dahi reddolunduğu görülmektedir. Miras davaları avukatı miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde etkin rol oynayarak hak kayıpların önüne geçilmesini sağlamaktadır.

Mirastan Mal Kaçırma Davası (Muris Muvazaası)

Muris muvazaası mirasbırakanın mirasçısını mirastan yoksun bırakmak amacıyla yaptığı işlemi ifade etmektedir. Bu işlem karşılıksız bir kazandırmanın tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi gösterilmesi yoluyla gerçekleştirilmektedir. Mirasbırakan bağışlama kastıyla hareket etse dahi görünürde satış işlemi gerçekleştiği için mirasçılar ileride dava açamayacaktır. Fakat muvazaalı işlem tarafların gerçek amacına uygun gerçekleştirilmediğinden hüküm ve sonuç doğurmayacaktır.

Muris muvazaası olarak adlandırılan bu işlemin dört unsuru bulunmaktadır: görünüşteki işlem, muvazaa anlaşması, gizli sözleşme ve mirasçıları aldatma amacı. Görünüşteki işlem mirasçıları aldatma amacıyla yapılan, karşılıksız kazandırmanın satış gibi gösterilmesi işlemidir. Muvazaa anlaşması mirasbırakan ile üçüncü kişinin yaptıkları bu görünüşteki işlemin hüküm ve sonuç doğurmayacağına dair anlaşmasıdır. Gizli sözleşme ise tarafların aslında yapmak istedikleri, gerçek iradelerini açıkladıkları sözleşmeyi ifade etmektedir. Muris muvazaasında gizli sözleşme bağışlama sözleşmesidir.

Mirastan mal kaçırma davası saklı pay sahip olup olmadığına bakmaksızın miras hakkı çiğnenen herkes tarafından açılabilmektedir. Mirası reddeden, mirasçılıktan çıkarılan veya mirastan feragat eden mirasçılar hariç tutulmuştur. Davacı mirasçılar mirastan mal kaçırma davası ile görünüşteki işlemin geçersizliğini tespit ve tapu iptalini talep edecektir.

Mirastan mal kaçırma davasında davacılar bu iddilarını her türlü delille ispatlayabilecektir.

Kanunda bu dava için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden dava mirasbırakanın ölümünden sonra her zaman açılabilecektir.

Muris muvazaasına dayalı miras davası hem miras hukukunu hem de gayrimenkul hukukunu ilgilendirmektedir. Zira dava neticesinde muvazaa tespit edildiğinde tapu iptali gerçekleştirilmelidir. Muvazaa sebebiyle hak kayıplarına uğrayan mirasçıların alanında uzman bir gayrimenkul avukatı ile çalışmalıdır. Tecrübeli bir gayrimenkul avukatına danışarak dava açıldığında dilekçe yazımı, ilgili usul işlemleri ile gerekli bilgi ve belgelerin toplanması daha hızlı ve doğru gerçekleştirilecektir.

Topo Hukuk Bürosu gayrimenkul ve miras davası avukatları ile uzun yıllardır miras davalarında müvekkillerine hizmet vermektedir. Miras hukuku uyuşmazlıklarınıza ilişkin hukuki bilgi almak ve avukatlık hizmetlerimiz için iletişim sayfasından büromuza ulaşabilirsiniz.

Makale Yararlı mıydı?

Oylamak için yıldıza tıklayın

Ortalama oy / 5. Oy sayısı:

Yararlı bulmadığınız için üzgünüz

Bu makaleyi geribildirimlerinizle daha iyi hale getirmek isteriz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

* Telefon numaranız yayınlanmayacaktır.

Menü