(0212) 679 32 53

Araç Değer Kaybı

Bir trafik kazası sonucunda aracın bakımı ve tamiri gerçekleştirilmiş olsa da bu durum araç değer kaybı yaşanmasının önüne geçmeyecektir. Aracın kaza geçirmiş olması, ona ikinci el araç muamelesi yapılmasına sebep olacak ve söz konusu aracın değeri geçmişe oranla düşüş gösterecektir. Bu durumda şüphesiz ki hem alıcılar hem de araç sahibi araç değer kaybı yaşamış olan bu vasıtaya eskisi gibi değer vermeyecektir. Aynı zamanda bilindiği üzere ikinci el araba satışlarında en çok dikkat edilen husus; aracın bir kazaya karışıp karışmadığıdır. Aracın kazaya karışması onun satışını zorlaştıracak olup ayrıca piyasa değerinin altında kaldığı için sahibinin maddi kayıplar yaşamasına sebebiyet verecektir.

 

Trafik kazası her sürücünün başına gelmesi muhtemel olan bir durum olduğundan bilinçli araç sahipleri, mutlaka araçlarını sigortalatmakta ve kasko yaptırmaktadırlar. Araç sahibinin yapacağı kasko içerisine aracın onarımına dahil her türlü işlem girmektedir. Fakat ne var ki kasko şirketlerinin büyük bir kısmı araç değer kaybını karşılamazlar; yani sadece aracın hasar ve onarımından sorumlu olurlar. İşte bu durum karşısında araç değer kaybının telafi edilebilmesi için kazaya karışan karşı taraftaki sürücüye karşı dava açma imkanı vardır. Araç değer kaybının tazmini için kazaya sebebiyet vermiş olan sürücüye karşı dava açılmalıdır. Fakat her ne kadar dava açılması mümkün olsa da taraflar bu durumu kendi aralarında uzlaşma yolu ile de çözebilirler. Uzlaşmanın söz konusu olmadığı hallerde ise araç değer kaybı davası açılmasında bir sakınca yoktur.

 

Araç değer kaybı tazminatı açılması halinde davalı karşı taraf, yalnızca kusuru oranında sorumlu olacaktır. Yani araçta meydana gelen tüm değer kaybını tazminle yükümlü değildir. Fakat elbette bu durum somut olayın özelliklerine göre farklılık gösterecektir. Aynı zamanda bu davanın açılmasının en önemli şartı; davayı açacak olan tarafın kusursuz olmasıdır. Yani davacıda kusur varsa araçta meydana gelen değer kaybının dava yolu ile tazmini mümkün olmayacaktır.

 

Araç Değer Kaybı Davası Kime Karşı ve Nasıl Açılır ?

Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi araç değer kaybı davası, kazaya sebebiyet veren karşı tarafa açılmaktadır. Açılacak dava, aracın kaza sonucunda kaybettiği değerin tespitine yönelik olacaktır. Bu davanın dayanağını ise Borçlar Kanunu’nun 122. maddesi oluşturmaktadır. İlgili maddeye göre, kazaya karışan karşı taraf, eğer kusursuz olduğunu ispat ederse araç değer kaybı tazminatı ödemekle yükümlü olmayacaktır. Fakat aksi bir halde kişi, kusuru oranında tazminata mahkum edilecektir.

 

Araç değer kaybı davası ile yalnızca aracın yitirdiği değeri değil; aracın tamiri için gerekli masrafların da talep edilmesi mümkündür. Eğer araç kiralık ise, bu durumda ulaşım giderleri de karşı taraftan talep edilebilecektir. Bu davanın açılmasında zamanaşımı mevcuttur. Kanuna göre söz konusu zamanaşımı süresi 2 yıldır. Bu süre, kazanın gerçekleştiği günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Eğer 2 sene içerisinde araç değer kaybı davası açılmaz ise bu süreden sonra bir daha tazminat talebinde bulunmak mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla değer kaybının telafisi için davanın süresinde açılması büyük önem taşımaktadır.

 

Araç Değer Kaybı Davasında Tazminatın Hesaplanması

Araç değer kaybı davası hakkında ele almamız gereken hususlardan birisi de bu davada hükmedilecek tazminatın nasıl ve neye göre hesaplanacağıdır. İlk olarak şunu belirtmeliyiz ki araçta yaşanan değer kaybının tespiti için mahkeme, bilirkişi raporuna başvuracaktır. Fakat diğer davalarda bilirkişi raporu takdirir delil niteliği taşırken bu davada rapor, ayrı bir öneme sahip olacaktır. Çünkü verilen rapor neticesinde davacının talebi olan tazminat miktarının belirlenmesi söz konusu olacaktır. Dolayısıyla bilirkişi raporlarının davanın hükmü açısından mühim olduğunu söylememiz yerinde olur. Nitekim mahkemeler de böyle durumlar karşısında öncelikle bilirkişi raporunu görmek istemektedirler.

 

Araç Değer Kaybı Davasında Tazminatın Hesaplanması

 

Bilirkişilerin hazırlayacağı araç değer kaybı raporlarında göz önünde bulundurduğu birtakım hususlar vardır. İlk olarak aracın markası ve modelinin değer kaybının tespitinde önemli olduğunu söylemeliyiz. Ayrıca aracın üretim tarihi de tazminat miktarının belirlenmesi önemli bir yere sahiptir. Bir aracın hasar geçmişi olması, onun değerini elbette ki düşürecektir. Bunlara ek olarak şunu da belirtmeliyiz ki araçta var olan parçaların orjinal olması da aracın esas değerinin belirlenmesinde önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla davaya konu olan aracın önceden kaza yapıp yapmadığı da bilirkişi tarafından dikkate alınacak hususlar arasında yer almaktadır. Aracın kilometresi ve mevcut pazar ile piyasa değeri de göz önünde bulundurulacak diğer noktalar arasındadır. Son olarak şunu da belirtmeliyiz ki şüphesiz araçta yaşanan kazanın mahiyeti de değer kaybının tespitinde önemli bir yere sahiptir. Bilirkişi, raporunu hazırlarken bu unsurları ve fazlasını dikkate alacak ve buna göre değerlendirme yaparak raporunu mahkemeye sunacaktır. Mahkeme, bilirkişinin sunduğu rapor ile doğrudan bağlı olmasa da tazminat miktarının belirlenmesinde ve tazminata hükmedilmesinde genellikle büyük ölçüde bilirkişi raporu büyük öneme sahip olmaktadır.

 

Araç Değer Kaybı Davası İçin Gerekli Belgeler

Araç değer kaybı davası açmak isteyen kişinin hazırlaması gereken birtakım belgeler mevcuttur. Bu belgelerin doğru bir şekilde doldurulması ve sunulması, davanın hızlı ilerleyebilmesi açısından önemlidir. Belgelerin eksiksiz ve usulüne uygun bir şekilde hazırlanması halinde araç değer kaybı davası tahmini olarak 10 ila 18 ay arasında sonuçlanacaktır. Fakat bu durum elbette ki mahkemelerin iş yoğunluğuna göre farklılık gösterebilir. Yani dava, 10 aydan kısa bir sürede sonuçlanabileceği gibi çok daha uzun bir süreye de yayılabilir.

 

Araç değer kaybı davası açılırken dava dilekçesinin yanında sunulması gereken belgeleri şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Kaza tespit tutanağı,
  • Ekspertiz raporu,
  • Sigorta poliçesi,
  • Araçta meydana gelen hasara ait fotoğraflar,
  • Servis raporu ile servis faturası.

Bunların yanı sıra eğer davaya tanıklık edecek olan veya olanlar var ise tanık listesi de mutlaka dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunulmalıdır. Aynı zamanda dava konusu olan araç eğer kiralanmış ise, ticari kayıp yaşanmış olması halinde fatura ve ilgili belgeler de dava dilekçesiyle sunulmalıdır.

 

Araç değer kaybı davasında öngörülen zamanaşımı süresinin kısa olması, çoğunlukla araç sahiplerinin hak kaybı yaşamalarına sebep olmaktadır. Çünkü kişiler, bu süreyi bilmediklerinden dolayı değer kaybının karşılanması için açılacak olan davayı ertelemektedir. Aynı zamanda görevli ve yetkili mahkemede davanın açılmamış olması da bu sürecin daha da uzamasına sebebiyet vermektedir. Dolayısıyla dava açılmasında ve yürütülmesinde alanında uzman bir avukattan yardım alınması faydalı olacaktır.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)
Loading...

Leave a Reply