(0212) 679 32 53
info@topo.av.tr

İş Hukuku Avukatı

İş hukuku avukatı demişken şunu söylemeden geçemeyiz;  Türkiye’de yapılan araştırma göre 2016 yılında toplam 26 milyon 621 bin çalışan bulunmaktadır ki bu durum da ülkemizde iş hukukunun ve iş hukuku avukatı ile birlikte çalışmanın öneminin artmasını sağlamıştır. İş hukuku, işçi ile işveren arasında bulunan iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıkları inceleyen hukuk dalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işçi ve işveren arasında iş sözleşmesinden kaynaklanmış olan hak ve alacaklar hususundaki uyuşmazlıkların çözümünde iş hukuku avukatı tarafına başvurulması faydalı olacaktır. Söz konusu uyuşmazlıkların çıktığı durumlarda işçi tarafında olan avukatlara ise işçi avukatı denmektedir.

 

 

İşçi Avukatı Nedir ?

İşçi Avukatı Nedir ?

 

Günümüzde ekonomik yapının altyapısının rekabete dayanmasının sonucu olarak işverenlerin işçileri çalıştırdığı ortamlar çoğu zaman kötü şartlara sahip olabilmektedir. Bazen yapılan iş sözleşmelerine aykırı davranılması bazense iş sözleşmelerinin maddelerinin hukuka aykırı olması sonucunda işçiler ve işverenler arasında pek çok uyuşmazlık çıkmaktadır. Türk hukukunda iş sözleşmesi, iki tarafa da borç yükleyen bir sözleşme olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçinin borcu iş görme borcuyken işverenin borcu ise ücret ödemesidir.İşçilerin hakları ve alacakları da çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Bu durumları engellemenin tek yolu ise hukuk kurallarının işçilerin haklarının ve çalışma koşullarının korunmasına yönelik düzenlenmesidir.

 

 

Tabi böyle bir durum karşısında işverenleri çıkarları da göz ardı edilmemeli; işçi ve işveren arasında bir denge oluşturulmalıdır. Hukuk kurallarının yaptırımlarının bilincinde olan işverenler işçilerin haklarını gözetmeye çalışmaktadırlar. Fakat her işveren aynı bilince sahip olmadığından dolayı kanundan bihaber hareket eden işverenlerin ortaya çıkması kaçınılmaz olmaktadır. İşte bu durum karşısında iş hukuku alanında uyuşmazlıkların oluşması söz konusu olacaktır. İş hukuku alanında meydana gelen ihtilafların çözümünde alanında uzman bir iş hukuku avukatı her zaman müvekkil açısından yararlı olacaktır.

 

İş Hukuku Avukatının İş Davalarındaki Rolü Nedir?

İşçi ile işveren arasında akdedilen iş sözleşmesinin hazırlanması, bu sözleşmenin uygulanması ve sözleşmenin uygulanmasından doğacak olan hak ve alacaklarla bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümü iş hukuku avukatı faaliyet alanını oluşturmaktadır. İş hukuku avukatı, görev alacağı davaları şu şekilde sıralamamız mümkündür: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, izin alacağı, maaş alacağı gibi iş davalarına iş hukuku avukatı bakmaktadır. Belirtilen davalar İş Mahkemesinde görülmektedir. İşçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesine dayalı olan hak ve yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde taraflardan herbiri kendisi ya da vekalet verebileceği bir iş hukuku avukatı ile İş Mahkemesinde dava açmak suretiyle haklarını arayabilmektedirler.

 

 

Yukarıda belirtmiş olduğumuz dava türleri hem teknik hem de bilgi birikimini gerektiren davalar olması sebebiyle tarafların davaları kendileri takip etmesi halinde pek çok haksızlıklar yaşanabilmekte ve hatta bazı durumlarda uyuşmazlığın tespitinin yapılması noktasında bile hataya düşülmektedir. İşçi, işveren karşısında zayıf taraf olarak kaldığından dolayı haklarını bilmemesi halinde kazanmış olduğu bu haklardan mahrum kalacaktır. İşte bu nokta iş hukuku avukatına büyük bir görev düşmektedir. Hem işçinin haklarını korumak hem de işçiyi bu konuda bilgilendirmek ancak iş hukuku avukatı aracılığıyla gerçekleştirilecektir.

 

İş Hukuku Avukatı Arıyorum

Alanında uzman bir iş hukuku avukatı ile bir iş davasının yürütülmesi olası hak kayıplarının önüne geçilmesini sağlayacak ve aynı zamanda davalarda usuli sürelerin kaçırılması, taleplerin uygun bir şekilde belirtilmemesi gibi hatalara düşülmesi de engellenmiş olacaktır. Özellikle ihtar ve fesih süreleri iş hukuku açısından büyük öneme sahiptir. Genellikle hak düşürücü süreler söz konusu olduğundan dolayı süresinde yapılmayan işlemlerden dolayı hak kayıplarının yaşanması mümkündür. Yalnızca işçi bakımından değil aynı durum işveren açısından da geçerlidir. Her zaman işçi mağdur olacak diye bir durum söz konusu değildir; işverenin de mağdur olma ihtimali vardıır. İster işveren olsun isterse işçi her halde ilgili mevzuata hakim ve uzman bir iş hukuku avukatı arıyorum tarafından yardım almak en doğrusu olacaktır.

 

 

İş Hukukunda İşten Çıkarılma Nedenleri ve Bildirimi

4857 sayılı Kanun’a göre işçinin işten çıkarılması için belli bir nedene dayanılması gerekmektedir. İlgili mevzuatın 25. maddesinde süresi belirli olsun ya da olmasın işçinin hangi hallerde işten çıkarılabileceğin yani sözleşmenin feshedilebileceği belirtilmiştir. Bu maddede fesih nedenleri üç başlık altında toplanmıştır: Sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerle bu durumun benzerleri, zorlayıcı sebepler.

 

 

4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı belirtilmiştir. Söz konusu durumlardan biriyle karşılaşan işveren, iş akdinin süresinin bitiminden önce veyahut bildirim süresini beklemeye gerek duymaksızın feshetme hakkına sahip olacaktır. Sağlık sebeplerini şu şekilde sıralamamız mümkündür: İşçinin içkiye düşkünlüğünden dolayı hastalığa yakalanması ya da engelli hale gelmesi, işçinin tutulduğu hastalığın çalışmasına engel oluşturmasıdır. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ise şu şekildedir: İşçinin işverene ya da başka işçiye cinsel tacizde bulunması, işçinin cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi, işçinin sözleşmenin yapılması esnasında kendisi hakkında işvereni yanıltıcı bilgi vermesi, işçinin işverene ya da aile üyelerine karşı şeref ve haysiyetine dokunacak sözler sarfetmesi, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevler işçiye hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi vs.

 

İşçi Avukatı

Zorlayıcı sebepler ise; işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile  çalışma eyleminin gerçekleşmesinden alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması veya işçinin gözaltına alınması veya tutuklanmasıdır. ( m.17’deki bildirim süresinin aşılması halinde) Derhal fesih hakkının kullanma süresi İş K. m.26’da belirtilmiştir. Bu maddeye göre .25’te gösterilmiş olan ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanılarak işveren için tanınmış olan sözleşmeyi feshetme yetkisi, işçinin bu şekilde davrandığını işverenin öğrendiği günden başlayarak 6 iş günü geçtikten ve her şekilde bu fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıldır. 1 yıllık sürenin dolması söz konusu ise işveren artık bu hakkını kullanamayacaktır.

 

İş Hukuku Avukatı Bakırköy

İş K. m.17’de ise süreli fesih düzenlenmiştir. Buna göre belirsiz süreli iş sözleşmelerinde, sözleşmenin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekecektir. Madde hükmünün göre, işi 6 aydan az sürmüş olan bir işçi için fesih bildiriminin yapılmasından başlayarak 2 hafta sonra; işi 6 aydan 1.5 yıla kadar sürmüş olan bir işçi için bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak 4 hafta sonra sonra; işi 1.5 yıldan 3 yıla kadar sürmüş olan işçi için ise  fesih bildiriminin yapılmasından başlayarak 6 hafta sonra; işi 3 yıldan fazla sürmüş olan bir işçi içinse bildirimin yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra sözleşme feshedilmiş olacaktır. Belirtilen süreler asgari olup bunların sözleşme ile arttırılması da mümkündür. Bu konularda detaylı ve doğru bilgi alabilmek ve hak kayıplarının önüne geçebilmek adına bir iş avukatına danışılması işçi açısından yararlı olacaktır.

 

 

İş Hukuku Avukatı ile İşçi Alacaklarının Tahsili Ne Kadar Sürer ?

İşçinin işverene olduğu gibi işverenin de işçiye karşı belli borçları vardır. Ücret ödeme kıdem tazminatı ödeme uygulamada sıklıkla karşılaşılan problemler arasındadır. Uygulamada bazen daha az vergi vermek adına gerçek ücret bordroya yansıtılmamakta, bu durum da işçinin kıdem tazminatını alma sürecinde hak kayıplarına neden olmaktadır. Böyle hallerde işçinin deliller ve tanıklarla aldığı gerçek ücretin ne olduğunu ispat etmesi gerekir. İşte bu tip sorunlarla karşılaşılması halinde bir iş hukuku avukatı aracılığıyla hareket edilmesi menfaat kayıplarının önlenmesine yardımcı olacaktır. İş hukuku avukatı, ilgili mevzuatlara hakim olması sebebiyle işçinin hak kaybına uğramasını engellemek adına aktif bir şekilde çalışacaktır.

 

 

Yalnızca maaş ya da kıdem tazminatı değil, mesai ücretleri gibi alınması gereken ekstra ücretlerin ödenmesinde de bazen sıkıntılarla karşılaşmak mümkündür. işte tüm bu hallerde iş hukuku avukatına büyük görev düşmektedir. İş hukuku konusunda uzman avukat  ile işçi alacaklarının tahsili için hukuki işlem başlatılması halinde yerel mahkemenin davayı sonuçlandırması ortalama 6-12 ay arasında olacaktır. Elbette ki bu sürenin kısalması da mümkündür. Davanın bir üst mahkemeye gitmesi halindeyse bu süre uzayacak; yaklaşık olarak 18 ay sürecektir. İşçi tazminatı

 

 

İş Hukuku Avukatlarının Yargıtay Kararları Işığındaki Uygulamaları

İş ilişkisinin sona ermesi halinde işçiye, yalnızca ücret alacaklarını değil aynı zamanda işverene karşı  başka bir alacağının kalmadığına dair bir sözleşme imzalatılabilmektedir. Bu yazıya ibraname denilmektedir. İbraname, ahlaka ya da sosyal gereksinimlere karşı bir yazı değildir. İş hukukunda iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından ibranamenin imzalatıldığına sıklıkla rastlamak mümkündür. Bu belgeyi almaktaki amaç, işçinin ileride alacaklarını dava etmesi halinde hiçbir alacağının olmadığına dair belgenin ibraz edilebilmesidir. Yargıtay genel olarak sınırlı hallerde ibra sözleşmelerine değer vermektedir. Dolayısıyla Yargıtay tarafından bu belge dar bir şekilde yorumlanmaktadır.

 

 

Zira Yargıtaya göre işçinin emeğinin karşılığı olan ücret ve diğer hakları konusunda bir neden olmaksızın işvereni ibra etmesi hayatın olağan akışına karşıdır. Bu sebeple ibra sözleşmeleri dar yorumlanmakta ve borcun esas sona erme sebebinin ifa olduğu göz önünde bulundurulmaktadır. Yargıtay pek çok kararında da bu durumu belirtmiştir ve borcun sona erme biçimlerinden olan ibranın iş hukuku açısından sınır bir şekilde değer verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İbra sözleşmelerinin Yargıtay tarafından bu şekilde yorumlanıyor olması elbette ki bir iş hukuku avukatı tarafından bilinmelidir. Söz konusu sözleşmeyi imzalamış olmasına rağmen hala alacağı olan bir işçi iş avukatına geldiği zaman iş hukuku avukatı artık yapacak birşey olmadığını söyleyerek onu geri göndermeyecektir; ibra sözleşmelerinin dar bir şekilde yorumlandığını bildiği için işçinin haklarını korumak ve alacaklarını tahsil etmek için çalışacaktır.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

19 Responses

  1. Ulaş Y.

    geçen ay işten kovuldum ve işyerimi dava etmek istiyorum çünkü haksız yere kovuldum tazminatımıda vermediler ulaşırmısınız bana.

    1. Av. Serdarhan Topo

      Merhabalar, haksız yere işten çıkarıldıysanız ve gerekli şartlar da sağlanmışsa kıdem ve ihbar tazminatınızı alabilirsiniz. Yine gerekli şartlar sağlandığında işe iade davası da açılabilir. Saygılarımla

  2. cansel b.

    fazla mesai ile ilgili avukat arkadaşımla konuştum ama yardımcı olamadı, iş hukuku avukatıyla görüşmen lazım dedi siz yardımcı olabilirmisiniz? fazla mesai yaptırıyorlar ve bedelini ödemiyorlar.

    1. Av. Serdarhan Topo

      Merhabalar,

      Fazla çalışma ücreti çalışma hayatında işçilerin en çok mağdur olduğu konulardan birisidir. Fazla çalışma ücretinin ödenmemesi halinde işçi, iş sözleşmesini haklı nedene dayalı olarak feshedebilecektir. Dilerseniz bu konuda iş hukuku avukatlarımıza danışabilirsiniz.

      Saygılarımla

  3. Atahan I.

    iş yerinde sevkiyat elemanı olarak çalışıyorum fakat sigortamı depocu olarak gösteriyorlar, yarın öbür gün trafikte kaza yapsam sıkıntı olurmu benim açımdan? sonuçta depoda gözüküyorum.

    1. Av. Serdarhan Topo

      Merhabalar, işvereninize bunu değiştirmesini söyleyin. Eğer değiştirmezse ALO Maliye 170 i arayabilirsiniz. Saygılarımızla

  4. Murat Ç.

    bir cam fabrikasında çalışıyorum, paleti hızlandırdı şef bende elimi kestim. o sıra yanımdaki arkadaşa söyleyip wc gittim geldim elimi yıkamak için. amirim kendisine söylemediğim için tutanak tuttu ve işten atacaklar sanırım böyle bir şeye hakları varmı?

    1. Av. Serdarhan Topo

      Merhabalar, böyle bir hakları yok. Eğer işten çıkarılırsanız uzman bir avukattan hukuki destek alarak gerekli davaları açabilirsiniz. Saygılarımla

  5. Mustafa P.

    kurumsal bir firmamızda işçi ile işveren arasında bulunan iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıkları incelemek üzere hukuki bir kaç sorumuz olacaktı, sizin alanınıza giriyorsa yardımcı olurmusunuz?

    1. Av. Serdarhan Topo

      Merhabalar, sayfamızın iletişim bölümünde yer alan numaradan bize ulaşabilirsiniz. Saygılarımızla

  6. Güllü S.

    iş yerinde psikolojik olarak baskı gördüm ve çıktım ama pişman oldum çıktığıma daha sonradan dava edilebiliyormu işyeri?

    1. Av. Serdarhan Topo

      Merhabalar, mobbing den dolayı işyerinden çıkış yapmışsınız. Gerekli şartlar varsa işyeri dava edilebilir. Ama mobbing kanıtlanması zor bir durumdur. Bundan dolayı uzman bir avukattan hukuki destek almanız size fayda sağlayacaktır.

  7. Enes Y.

    işçilerin haklarının ve çalışma koşullarının korunmasına yönelik düzenlemeleri kim tarafından kontrol ediliyor? bir kaç şikayetim var iş yeri ile ilgili kime şikayet etmem gerek?

  8. Kayhan G.

    ufak bir kaza geçirdim ama hastane bana uzun bir süre rapor verdi bende doğal olarak işe gitmedim. patron işe gelmediğim için maaşımı vermeyeceğini söyledi böyle bir şeye hakkı varmı? sgkmı verecek benim maaşımı?

    1. Av. Serdarhan Topo

      Merhabalar, evet geçici iş göremezlik rapor parasını SGK ödemektedir. Rapor sürenizin bitiminden itibaren 10-15 gün içinde paranız ödenir. Saygılarımızla

  9. Mustafa U.

    büyük bir kargo firmasında kuryelik yapıyorum. ağır malzemeler oluyor bazen. tek başıma çıkartamadığım için aşağıda teslimatı yapıyorum. patron böyle devam edersem kovacağını söylüyor. çalışma kurallarımı bilmiyorum sizin genel olarak bu konuda bilginiz varmı?

    1. Av. Serdarhan Topo

      Merhabalar, ağırlığı, sağlık ve güvenliği tehlikeye sokabilecek yüklerin işçi tarafından bedenen taşınması talep veya kabul edilemez. İşten çıkartıldığınız takdirde hakkınızı arayabilirsiniz. Saygılarımızla

  10. Atilla

    merhabalar . 18.11.2008 yılından beri bir hipermarkette kasiyerim. Şirket devrolduğundan beni 4 günlüğüne aynı ilin farklı mahallesinde devralan hipermarketlerden birine eğitime göndermek istiyorlar. Kasiyerlik adı altında iş bölümü aynı ama sistemler çok farklı olduğundan (ki benim için önemli olan bu) ve şu an ki işyerimden farklı bir mahalledeki markete gitmekte zorlanacağımdan iş akdimi çalışma koşullarında esaslı değişiklik maddesiyle haklı fesih edebilir miyim? O işyerinde çalışmak istemiyorum buna rağmen eğitim veriyorlar ve bana saçma geliyor. Kıdem tazminatına hak kazanmam için izlemem gereken yol nedir?

Leave a Reply