(0212) 679 32 53
info@topo.av.tr

Müstehcenlik Suçu

Müstehcenlik suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 226.maddesinde düzenlenmiş olup gelişen ve değişen teknoloji ile birlikte daha fazla karşımıza çıkan bir suç tipi haline gelmiştir. Söz konusu suçla ilgili korunmak istenen hukuksal yarar genel ahlakın düşmesinin önüne geçmektir. Suçun faili herhangi bir gerçek kişi olabilmekle beraber mağduru da ancak bir gerçek kişi olabilir. Fakat kanunkoyucu düzenleme yaparken suçun mağdurunun bir çocuk olabileceğini de ayrıca ele almış ve buna göre cezaya hükmolunacağını belirtmiştir.

 

Müstehcenlik suçu çok farklı şekillerde işlenebilen bir suçtur. İlgili madde hükmüne göre bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı ya da sözleri içeren ürünleri veren veya bunların içeriğini gösteren, okutan ya da dinleten kimse müstehcenlik suçu işlemiş olacaktır. Aynı zamanda bunların içeriklerini çocukların girebileceği ya da görebileceği yerlerde bırakan veyahut alenen gösteren, sergileten, sergileyen ya da okutan kimse de bu suçun faili konumuna gelecektir. Belirtilen ürünleri içeriğine vakıf olunabilecek bir biçimde satışa sunun, kiraya arz eden veya satan kimse hakkında da TCK m.226 hükümleri gereğince cezaya mahkum etme söz konusu olacaktır. Tüm bunların yanı sıra bu ürünleri sair bir mal veya hizmet satışının yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren, dağıtan ve reklamını yapan kişiler hakkında da m.226 hükümleri uygulama alanı bulacaktır.

 

TCK m.226’da müstehcenlik suçu kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere suç, seçimlik hareketli bir suç olarak karşımıza çıkmakta olup belirtilen hareketlerden birinin gerçekleştirilmiş olması suçun işlenmesi bakımından yeterli olacaktır. Yukarıda belirtmiş olduğum seçimlik hareketlerin yanı sıra bu suçun farklı şekillerde de işlenmesi mümkündür. Müstehcen görüntü, yazı ve sesleri basın yoluyla yayınlayan veya buna aracılık eden kimseler hakkında da m.226 gereğince cezalandırma söz konusu olacaktır. Aynı zamanda bu ürünlerin üretiminde çocukların kullanılmış olması daha ağır cezayı gerektiren bir hal olarak karşımıza çıkmaktadır. Maddenin son fıkralarına baktığımız zaman ise suçun, hayvanlar veya ölmüş insan bedeni üzerinde, şiddet kullanılarak ya da doğal olmayan yoldan cinsel davranışlarda bulunulması halleri düzenlenmiştir. Söz konusu suçun bu şekillerde ortaya çıkarılması, yani ürünlerin elde edilmesi, ülkeye sokulması, satışa sunulması ve nakledilmesi hallerinde de ağır cezalar gündeme gelecektir.

 

Netice itibariyle şunu belirtmeliyiz ki müstehcenlik suçu, pek çok farklı biçimde işlenmesi mümkün olan ve genel ahlakı derinden sarsan bir suç tipidir. Herhangi bir şekilde bu suçtan haberdar olanların ya da suçun mağduru olanların zaman kaybetmeden mutlaka ilgili makamlara başvurması en doğrusu olacaktır.

 

Müstehcenlik Suçunun Unsurları

Müstehcenlik suçunun maddi unsurunu kanun metninde belirtilen seçimlik hareketler oluşturmaktadır. Yani müstehcen içerikleri satışa sunmak suçun maddi unsurunu oluşturduğu gibi bu ürünlerin reklamını yapmak da suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır. Madde metninde yazılan seçimlik hareketlerden birisinin işlenmesi, suçun oluşması için yeterlidir. Fakat şunu belirtmeliyiz ki basın yolu ile suçun işlenmesi halinde kimlerin sorumlu olacağı 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 11. maddesinde gösterilmiştir. Dolayısıyla bu kapsamda yer alan kişilerin cezalandırılması yoluna gidilecektir. Ayrıca şuna da değinmemiz de fayda var ki yasa koyucu dördüncü fıkrada belirtmiş olduğu hükümle anormal ve sapkın cinsel davranışların ve bunların halka intikalinin genel ahlak duygusunu temelinden sarsacağını öngördüğünden dolayı müstehcenlik suçu kapsamında bu fiilleri ayrıca bir suç olarak tanımlamıştır.

 

Müstehcenlik Suçunun Unsurları

 

Suçun manevi unsuruna baktığımız zaman ise şunu söyleyebiliriz ki müstehcenlik suçu, tahmin edileceği üzere kasten işlenebilen bir suçtur. Failin bilerek ve isteyerek hareket etmesi gerekmektedir. Burada failin saikinin yani esas amacının bir önemi olmayacaktır. Söz konusu fiillerin taksirle işlenmesi mümkün değildir.

 

 

Müstehcenlik Suçunun Cezası

Suçun işleniş biçimine göre kanun koyucu farklı oranlarda cezalar öngörmüştür. Buna göre suçun, m.226/I’de belirtilen şekillerde işlenmesi söz konusu ise fail 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına ve adli para cezasına mahkum edilecektir. Yani örneğin müstehcen içerikli ürünlerin reklamını yapan veya bunları bir çocuğa izleten kişi bu fıkraya göre cezaya mahkum edilecektir. Eğer müstehcenlik suçu basın yoluyla işlenmişse bu durumda fail hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmedilecektir.

 

Müstehcenlik suçu, çocukların kullanılması ile müstehcen ürünler üretilmesi şeklinde de gerçekleşebilir ki bu durum m.226/III’te düzenlenmiştir. Suçun bu şekilde işlenmesi halinde ise fail 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacağı gibi beşbin güne kadar da adli para cezası söz konusu olacaktır. Müstehcenlik suçunun m.226/IV’te belirtilen şekillerde, yani ölmüş bir insan bedeni ya da hayvan üzerinde işlenmesi halinde ise fail hakkında 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunacaktır. Belirtilen suçlardan ötürü ise tüzel kişiler hakkında onlara özgü güvenlik tedbirleri uygulanacaktır.

 

Müstehcenlik Suçunda Kovuşturma, Görevli Mahkeme ve Dava Zamanaşımı

Müstehcenlik suçunun kovuşturulması ve soruşturulması re’sen yapılmaktadır. Çünkü bu suç, genel ahlakı ve kamu düzenini ilgilendiren önemli suçlardan birisidir. Dolayısıyla yetkili makamlar suçu öğrendikleri anda re’sen harekete geçeceklerdir. Görevli mahkemeye baktığımız zaman ise ikili bir ayrım olduğunu görmekteyiz. Müstehcenlik suçu eğer m.226/I’de yer alan şekillerde işlenmişse bu durumda Sulh Ceza Mahkemesi görevli olacaktır. Fakat eğer suç, m.226/II-III-IV’da yer alan biçimlerde işlenmişse bu durumda Asliye Ceza Mahkemesi görevli mahkeme olacaktır. Çocukların işlemiş oldukları suçlara ise 5395 sayılı ÇÇK’nın 26. maddesi gereğince çocuk mahkemelerinde bakılır.

 

Kanun koyucu maddede belirtilen suçların işlenmesi halinde faillerin kazanç elde edebileceklerini de düşündüğünden dolayı hapis cezasının yanı sıra aynı zamanda adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Hakim, maddede belirtilmiş olan alt ve üst sınırlar arasında hapis cezası ve adli para cezasını TCK m.61’de yer alan hususları göz önünde bulundurarak belirleyecektir. Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi tüzel kişiler hakkında ise onlara özgü güvenlik tedbirlerine başvurulacaktır. Bu tedbirler iki farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır: İznin iptali ve müsadere. (TCK m.60)

 

Müstehcenlik suçunun dava zamanaşımı sürelerine baktığımız zaman ise şunu belirtmeliyiz ki suçun ilgili maddenin 1., 2., ve 3. fıkra 2.cümle ile 4. fıkrada yer alan şekillerde işlenmesi halinde dava zamanaşımı 8 yıldır. 3.fıkranın 1.cümlesi ve 5.fıkrada yer alan biçimlerde suç işlenmiş ise bu durumda söz konusu süre 15 yıl olacaktır.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)
Loading...

Leave a Reply