(0212) 679 32 53

Taksirle Yaralama Suçu

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” başlığı altında madde 89’da düzenlenmiş olan bir suç tipidir. Taksirle yaralama suçu ile korunmak istenen hukuk yararın kişilerin bedensel bütünlüğü ve bununla beraber ruhi ve fiziki sağlıkları olduğunu söylememiz mümkündür. Toplumda huzurun muhafaza edilmesi de söz konusu suç tipiyle korunmak istenen hukuksal yararlar arasında yer almaktadır.

 

Taksirle yaralama suçu bir zarar suçu olmasından dolayı yaralamanın gerçekleşmesiyle beraber suç tamamlanmış olacaktır. Suçun faili açısından bir özellik aranmadığı gibi mağduru açısından da bir özellik aranmamaktadır. Yani herkes bu suçun faili ve mağduru olabilir. Faillik ve mağdurluk sıfatlarının aynı kişide birleşmesi mümkün değildir.

 

Taksirle yaralama suçu icrai bir hareketle işlenebileceği gibi ihmali bir hareketle de işlenmesi söz konusu olabilmektedir. Ancak ihmali bir hareketle suçun işlenmesi halinde fail hakkında hükmolunacak cezada bir indirim yapılacağı TCK’da öngörülmemiştir. Fakat suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde faile verilecek olan cezada arttırım yapılacağı TCK m.89’da öngörülmüştür. Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Ancak bu suçun bilinçli taksirle işlenmesi durumunda suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olmayacaktır; re’sen soruşturma yapılacaktır. Aynı zamanda şunu da belirtmemiz gerekiyor ki taksirle yaralama suçu uzlaşma kapsamında yer almaktadır.

 

Taksirle Yaralama Suçunun Unsurları

Hangi hareketler neticesinde suçun oluşacağı kanunda belirlenmemiş olduğundan taksirle yaralama suçu serbest hareketli bir suç olarak kabul edilmektedir. TCK’da sayılan neticeleri meydana getirmeye elverişli olan her türlü hareket ile taksirle yaralama suçunun işlenmesi söz konusu olabilmektedir. Dolayısıyla bu hareketlerin hepsi suçun fiil unsurunu oluşturmaktadır.

 

Taksirle Yaralama Suçunun Unsurları

 

Daha önce de belirtmiş olduğumuz gibi taksirle yaralama suçu icrai bir hareketle işlenebileceği gibi ihmali hareketle de işlenebilir. Fakat ihmali hareketle suçun işlendiğini söyleyebilmemiz için failin garantör sıfatına sahip olması gerekmektedir. Aksi halde suçun ihmali hareketle işlendiğini söylememiz mümkün olmayacaktır. Taksirle adam yaralama suçu işlenmesi halinde meydana gelebilecek neticelerin neler olduğu TCK m.89’da belirtilmiştir. Buna göre, taksirle bir kişinin vücuduna acı veren veya sağlının bozulmasına neden olan ya da algılama yeteneğinin bozulmasına sebep olan kişi hakkında şikayet halinde cezaya hükmolunacaktır. Cezalandırılma için sağlığın geçici veya sürekli olan bozulmuş olmasının bir önemi yoktur. Ruh sağlığı bakımından ise mağdurun ruh sağlığında dengesizlikler olması halinde bu suçun oluştuğundan söz etmemiz mümkün olacaktır. Ancak her halde failin gerçekleştirmiş olduğu hareketle ortaya çıkan netice arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.

 

Taksirle yaralama suçunun manevi unsurunu taksir oluşturmaktadır ve bunun açık bir şekilde ortaya konmuş olması gerekmektedir. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması sonucunda kanunda belirtilmiş olan neticenin öngörülmemesine rağmen gerçeklemiş olması halidir. Taksirli olarak bir suçun işlendiğinin söylenebilmesi için bu suçun taksirle işlenebileceğinin kanunda öngörülmüş olması gerekmektedir. Aynı zamanda şunu da belirtmeliyiz ki bu suça teşebbüs mümkün değildir.

 

Taksirle Yaralama Suçunun Cezası

Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar içerisinde olmakla beraber bu suçun biliçli taksirle işlenmesi halinde şikayet şartı aranmamaktadır. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma işlemleri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından re’sen yürütülmektedir. Suçtan zarar gören şikayette bulunmayarak bu hakkında feragat edebilmektedir. Fakat şikayette bulunsa dahi fail hakkına hüküm verilene kadar şikayetin geri alınması sanığın da buna rıza göstermesiyle birlikte mümkündür.

 

Taksirle Yaralama Suçunun Cezası – TCK 89/2

 

TCK m.89’a göre bir kimseye karşı taksirle yaralama suçu işlenmesi halinde fail hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi bunun yerine adli para cezası verilmesi de mümkündür. Fakat m.89/2’de belirtilen nitelikli hallerin varlığı söz konusuysa o zaman fail hakkında hükmolunacak cezada yarı oranında arttırım yapılacaktır.

 

Eğer m.89/3’te yer alan nitelikler hallerden biri mevcut ise bu durumda birinci fıkrada belirtilmiş olan ceza bir kat arttırılacak ve fail hakkında hükmolunacaktır. Her iki fıkrada da yer alan nitelikli hallerin neler olduğuna makalemizin ilerleyen bölümlerinde detaylı bir şekilde değineceğiz. Aynı zamanda şunu da eklemeliyiz ki ceza avukatı ile birlikte çalışmanız sizin için yararlı olacaktır. Son olarak Taksirle yaralama suçuna sebebiyet veren hareket neticesinde mağdurların sayısının birden fazla olması halinde faile 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

 

Trafik Kazası Sebebiyle Taksirle Yaralama Suçunun İşlenmesi

Trafik kazalarının neticesinde genellikle taksirle yaralama suçuna dair hükümler uygulama alanı bulmaktadır. Trafik kazaları sonucunda açılacak olan davalarda failin kusuru, verilecek olan cezanın oranının belirlenmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Dolayısıyla şunu söyleyebiliriz ki gerçekten kusuru olmayan bir kimseye karşı kamu davasının açılması mümkün olmayacaktır. Fakat eğer sanık hakkında dava görülmekteyse ve kusursuz olduğu ispatlanırsa bu durumda sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.

 

Trafik kazalarına dair açılan davalarda sanığın kusurunun belirlenmesi esnasında kusur tali ve asli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kusurun asli veya tali olduğu bilirkişiler tarafından tespit edilmektedir. Açılan davada sanığın kusurunun bilinçli taksir düzeyinde olması halinde suç, şikayete tabi bir suç olmaktan çıkacaktır ve kamu davası haline dönüşecektir. Dolayısıyla mağdurun şikayetini geri alması mümkün olmayacaktır. Trafik kazaları neticesinde açılan davalarda sıklıkla fail, bilinçli taksirle adam öldürme ya da yaralamadan dolayı cezalandırılmaktadır.

 

Trafik kazası sonucunda taksirle yaralama suçunun işlenmesi halinde mağduriyetin giderilmesi yönünde çaba gösterilmesi, failin şikayet edilmiş olmasına rağmen hakim tarafından göz önünde bulundurulacaktır ve bu doğrultuda ceza tayin edilecektir. Bu tip durumlar karşısında genellikle hakim hapis cezası yerine para cezasına hükmetmektedir. Tabi bu durumların istisnaları da mevcuttur.

 

Doktorun Taksirle Yaralama Suçunu İşlemesi

Doktorun taksirle yaralama suçunun faili olması icrai bir hareket neticesinde olabileceği gibi ihmali bir hareket sonucunda da olabilir. Doktor, garantör sıfatına sahip olduğu için taksirle yaralama suçunu ihmali hareketle işlemi mümkündür. doktorun yanlış bir uygulamada bulunması neticesinde hastada meydana gelecek olan olumsuz sonuçlardan sorumlu tutulabilmesi için failin icrai ya da ihmali hareketi ile oluşan netice arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir. İlliyet bağının bulunmaması halinde doktorun neticeden sorumlu tutulması mümkün olmayacaktır.

 

Yargıtay’ın bir kararına göre, doktor, gözüne çivi batmış olarak gelen bir hastanın röntgenini bu çiviyi çıkarmadan çektiği için hastanın görme kaybına uğramış olmasına sebebiyet verdiğinden dolayı taksirle yaralama suçundan sorumlu tutulmuştur. Burada da dikkat edilmesi gereken nokta elbette ki gözün görme yeteneğini kaybetmesiyle doktorun ihmali hareketinin arasında illiyet bağının var olup olmadığıdır. Dolayısıyla şunu belirtmeliyiz ki bu tür nitelendirmeler somut olaya göre farklılık gösterecektir ve bu konuda bir genelleme yapmamız doğru olmayacaktır.

 

Taksirle Yaralama Suçunun Nitelikli Halleri

Taksirle yaralama suçunun nitelikli halleri TCK m.89/2 ve m.89/3’te yer almaktadır. Belirtilen nitelikli hallerden birinin var olması durumunda fail hakkında verilecek olan cezanın arttırılması öngörülmüştür. TCK m.89/2’de yer alan nitelikli halleri şu şekilde sıralayabiliriz: Taksirle yaralama eylemi mağdurun duyularından ya da organlarının birisinin işlevinin sürekli zayıflamasına, vücutta kemiğin kırılmasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yaşamı tehlikeye sokan bir duruma veya hamile kadının çocuğunun vaktinden evvel doğmasına neden olmuşsa faile verilecek olan cezada birinci fıkrada belirtilen orana göre yarı miktarında arttırım yapılacaktır.

 

Taksirle Adam Yaralama 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

 

TCK m.89/3’te sayılan nitelikli haller ise şunlardır: Taksirle yaralama fiili neticesinde mağdurun iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanması, bitkisel hayata girmesi, duyu ya da organlarından birinin işlevini sürekli olarak yitirmesi, yüzünün sürekli olarak değişmesi, hamile kadının çocuğunun düşmesi söz konusuysa faile verilecek olan ceza bir katı oranında arttırılacaktır.

 

Taksirle Yaralama Suçunun Cezasızlık Sebepleri

Taksirle yaralama suçunun işlenmesi halinde bazı durumlarda fail hakkında cezaya hükmolunması mümkün olmamaktadır. Kanundan kaynaklanan bu cezasızlık sebeplerinden ilki görevin ifasıdır.  Aynı zamanda meşru savunma hakkının kullanılması halinde de taksirle yaralama suçunun faili olduğundan söz etmemiz mümkün olmayacaktır. Bir diğer cezasızlık sebebi ise mağdurun rızası olarak karşımıza çıkmaktadır. Belirtmiş olduğumuz hukuka uygunluk sebeplerinin hepsinin temelinde orantılılık düşüncesi yatmaktadır. Gerçekleştirilen hareket kendisini hukuka uygun kılan ölçütlerde orantılı olmak durumundadır. Sınırın aşılması durumunda ortada bir cezasızlık nedeni mevcut olmayacağından failin cezalandırılması yoluna gidilecektir.

Basit Yaralamanın Cezası Nedir?

Basit yaralama durumunda saldırıya maruz kalan kişinin basit yöntemlerle tedavi edilebileceği ve kalıcı bir hasar oluşmadığı, işini yürütmesine engel bir durum da olmadığı doktor raporuyla ortaya konulmaktadır. Bu durumda basit yaralama eylemini gerçekleştiren tarafın sabıka durumu da göz önünde bulundurularak ceza işlemi uygulanmaktadır. Daha önce işlenmiş bir suç bulunmuyorsa bu tarz durumlar genellikle adli para cezası verilerek sonuçlandırılmaktadır. Bunun yanında hükmün ertelenmesi kararı verilerek beş yıllık süre içerisinde herhangi mahkemelik bir olaya karışılmaması durumunda cezanın ortadan kalkması da söz konusu olmaktadır. Taksirle yaralama suçu da basit veya ağır sonuç doğurmasına göre farklı değerlendirilmektedir. Basit taksir suçu söz konusu olduğunda verilecek ceza basit yaralamayla benzer olmaktadır.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Leave a Reply