Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB)

  1. Topo Hukuk
  2. Ceza Hukuku
  3. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB)
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB)
()

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir?

Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması, uygulamada bilinen adıyla HAGB, kurulmuş bulunan hükmün sanık hakkında hukuki sonuçlarını doğurmamasını ifade etmektedir. Hagb CMK 231 kapsamında düzenlenmiş bir kurumdur. Bu hususta mahkemenin bir değerlendirme yapması şarttır: somut olaya hagb uygulanacak mıdır uygulanmayacak mıdır? Hakim/mahkeme bu konuyu hiçkimsenin talebine gerek olmaksızın kendiliğinden değerlendirerek karara bağlayacaktır. Verilen karara dair gerekçenin de hükümde yer alması gerekir. Yargıtay da bu yönde karar vermektedir. Hatta Yargıtay’a göre hükmün açıklanmasının geriye bırakılması, koşulları varsa mahkumiyet kararlarına ve infaz edilmiş hükümlere de uygulanmalıdır. Ancak bu görüş CMK 231 düzenlemesine aykırıdır. Zira madde gereği hagb açıklanmamış ve kesinleşmemiş kararlar içindir.

Hagb yalnızca sanıkların cezalarının ertelenmesi demek değildir. Sanığın erteleme hükümlerine uygun davranışları neticesinde cezadan muaf tutulması ile sonuçlanan bir kurumdur. Son olarak belirtmek gerekir ki kanun koyucu hagb kurumu açısından çocuk suçlular ile yetişkin suçluları aynı koşullara tabi tutmuştur.

HAGB Şartları Nelerdir?

Hagb şartları CMK 231 fıkra 6 ve devamında düzenlenmiştir. İlgili madde uyarınca hükmün açıklanmasının geriye bırakılması şartları şunlardır:

1)Suçun inkılap kanunlarında yer alan suçlardan olmaması: İnkılap kanunları Anayasa madde 174’te sayılmış olup bu kanunlardan birinde belirtilen suçlar hakkında hagb kurumu uygulanamayacaktır.

2)Sanığın mahkum olması

3)Cezanın iki yıl veya daha az hapis veya adli para cezası olması

4)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması

5)Sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması

6)Mağdur veya kamunun zararının tamamen giderilmesi: Elbette zararın giderilmesi şartı aynı zamanda bir zararın varlığını da şart olarak kendiliğinden getirmektir. Herhangi bir zararın doğmamış veya zarar doğurmaya elverişli bir suçun varlığı söz konusu değilse genel görüş bu koşulun aranmayacağı yönündedir. Yargıtay da aynı görüşü paylaşmaktadır. Hükümlü mağdurun veya kamunun zararını aynen iade, taksitle iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderebilir. Bu noktada zararın tespiti konusu önem arz etmektedir. Ceza hakiminin somut olayın özelliklerine göre gerekirse keşif vb. yöntemlerle zararı yaklaşık olarak tespit etmelidir. Zararın belirlenmesi taraflara bırakılmamalı ve gerektiği takdirde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak bu sorun çözümlenmelidir. İadenin sağlanabilmesi için hükümlünün koşullu salıverilmesi mümkün kabul edilmiştir.

7)Sanığın hagb’yi kabul etmesi.

Hagb şartlarından bahsederken uzlaşmaya da değinmek yerinde olacaktır. Eğer uzlaşma hükümlerinin uygulanması mümkünse hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilemeyecektir. Bununla birlikte sanığa ilişkin hagb şartlarını aşağıda ayrı bir başlık altında incelediğimiz için burada yalnızca belirtmeyi yeterli görüyoruz.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İtiraz

CMK 231 f.12 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. İtiraz kanun yolu öngörüldüğünden bu kararlara karşı istinaf ya da temyiz başvurusunda bulunmak mümkün değildir. Yargıtay da hükmün açıklanmasının ertelenmesi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna gidilemeyeceği görüşündedir. Bunun sebebi Yargıtay’ın hagb kararını bir son karar değil de ara karar olarak değerlendirmesidir.

Hagb kararına itiraz kanun yolu kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile kullanılacaktır. Bunun için kararın tebliğinden itibaren, karar duruşmada okunmuş ise bundan itibaren, 7 gün içerisinde itirazın yapılması gerekmektedir. Hagb kararına karşı yapılan itiraz dosya üzerinden incelenerek karara varacaktır. Kararı veren mahkeme itirazı yerinde bulursa vermiş olduğu kararı düzeltir. Aksi takdirde itiraz dilekçesini bu itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderecektir. İtirazı incelemeye yetkili merci CMK 268 hükmü ile belirlenmiştir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Memuriyete Etkisi

Memuriyet şartları 657 s. Devlet Memurları Kanunu m.48’de düzenlenmiştir. Buna göre Türk vatandaşı olan, yaş ve öğrenim şartlarını taşıyan, kamu haklarından mahrum olmayan, görevini devamlı olarak yapmasını engelleyecek bir akıl hastalığı bulunmayan, askerlik çağına gelmemiş veya gelmiş olmakla birlikte erteletmiş yahut askerlik hizmetini yapmış ya da yedek sınıfa geçmiş veya askerlikle bir ilgili bulunmayan kimseler memur olabilir. Bunlar Kanunda sayılan genel şartlar olmakla birlikte ilgili maddede sayılan suçlardan dolayı mahkum olmamak şartı da aranmaktadır. Buna göre: kasten işlenen bir suç sebebiyle bir yıl ve daha fazla süreyle hapis cezasına veya affa uğrasa dahi devlet güvenliğine karşı; Anayasal düzen ile bu düzenin işleyişine karşı suçlar; zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından dolayı mahkum olmuş kimseler memuriyet görevini yapamayacaktır. Konumuzla ilgili olan bu husus DMK m.98 uyarınca memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımama sebebiyle devlet memurluğundan çıkarılma noktasında önem kazanır. Madde metninde de ifade edildiği üzere işlenen bu suçların memuriyete etki edebilmesi kişinin bu suçlardan dolayı mahkum edilmiş olmasına bağlıdır.

Hagb kararının memuriyete etki edebilmesi için esasında bu kurumun bir cezayı öngörmüş olması gerekmektedir. Ancak CMK 231 hükmü, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması düzenlemesi ile sanığa ceza verilmeden önce bir şans daha tanınmasını sağlamıştır. Sanık kendisine açıklanan koşullara uygun davranış sergileyerek hakkında verilen hükmün açıklanmasının ve infazının gerçekleştirilmesinin önüne geçebilecektir. Bu durumda sanığın memuriyetine herhangi bir engel teşkil etmesi mümkün görünmemektedir. Daha açık bir anlatımla hakkında hagb kararı verilen sanık ne memuriyetten atılacak ne de bu karar memur olması için kendisine engel teşkil edecektir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Adli Sicil Kaydına İşler mi?

Adli sicil kaydı ceza veya güvenlik tedbirlerine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kayıtlarının bulunduğu sisteme verilen isimdir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere hagb açıklanmamış ve kesinleşmemiş bir hüküm için olabilir. Bununla birlikte madde metninde de hagb kararının kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceği belirtilmiştir. Zira bu karar ile birlikte sanık 5 yıl boyunca denetime tabi tutulacak ve denetim süresinde sanık kendisinde hükmolunan yükümlülüklere uygun davranırsa davanın düşmesi kararı verilecektir. Bu bağlamda daha önce de belirtmiş olduğumuz üzere Yargıtay hagb kararlarını bir ara karar olarak değerlendirmektedir. Dolayısıyla bu halde bir mahkumiyet söz konusu olmadığı gibi dava hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunduğu da söylenemeyecektir. Daha açık bir ifadeyle hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı adli sicil kaydına işlemeyecektir.

Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kurumu kendisine özel bir sisteme kaydolmaktadır. Buraya yapılacak kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturma ile ilgili olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkemece istenirse kullanılabilecektir.

HAGB Kararı için Sanığa Dair Şartları

Hagb kararı için öncelikle sanığın mahkum olması şartı aranmaktadır. Her ne kadar madde metninde yalnızca ‘hüküm’den söz edilmişse de bunu bir mahkumiyet hükmü olarak anlamak gerekecektir. Hagb için sanığa dair ikinci şart ise mahkum olunan cezanın iki yıl veya daha az hapis veya adli para cezasından ibaret olmasıdır. Bu, hagb için objektif bir şart olup sanık hakkında örneğin üç yıl altı ay hapis cezasına hükmolunması halinde şartın gerçekleşmemesi karara engel teşkil edecektir. Ancak birden fazla suçun söz konusu olduğu hallerde her suç için verilen cezanın hagb yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Sanığa dair şartlardan üçüncüsü ise daha önce kasten işlenmiş bir suçtan dolayı mahkumiyetin bulunmamasıdır. Bu adli sicil belgelerinin silinme koşullarının gerçekleşmediği haller için geçerlidir. Yani daha önce mahkum olunmuş cezanın infazı tamamlanmış ve kişinin adli sicil kaydı silinmişse daha önce kasıtlı bir suç işlendiği gerekçesiyle hagb verilmemesi mümkün değildir. Dördüncü şart olan sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine mahkemece varılmalıdır. Bu hususta sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulacaktır. Son olarak sanığın hagb kararını kabul etmesi gerekmektedir. Buna göre mahkeme hagb kurumunu uygulamaya karar verdiğinde sanığa da sormalı, ancak o kabul ediyorsa uygulamalıdır.

Makale Yararlı mıydı?

Oylamak için yıldıza tıklayın

Ortalama oy / 5. Oy sayısı:

Henüz oylama yapılmadı

Yararlı bulmadığınız için üzgünüz

Bu makaleyi geribildirimlerinizle daha iyi hale getirmek isteriz

Makalemizde neyi eksik buldunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

* Telefon numaranız yayınlanmayacaktır.

Menü