(0212) 679 32 53

Vasiyetnamenin İptali Davası

Makale konumuz olan vasiyetnamenin iptali davası hakkında sebep ve koşullarından bahsederken, öncelikle vasiyetnamenin ne anlam ifade ettiğini bilmekte fayda vardır. Miras bırakan -makalemizde de sıklıkla vasiyetçi olarak bahsedeceğimiz- her zaman mal varlığının yasada belirlenen kurallara göre paylaştırılmasını istemeyebilir. Bu gibi durumlarda vasiyetçi; vasiyetname ölüme bağlı bir tasarruf olduğundan, vefatı ve gaipliği halinde mal varlığının kimlere, hangi koşullarda intikal edeceğini kanunda öngörülen şekil şartlarına uyarak bir vasiyetname ile kendisi belirleyebilir.

 

Murisin belirlemiş olduğu paylaştırma kuralları genellikle mirasçıların haklarını zedelemektedir. Böylesi durumla karşı karşıya kalan miras payı zedelenen mirasçılar,  tenkis davası açarak, kanun tarafından korunmuş saklı paylarını alabilir veya birazdan bahsedeceğimiz iptal koşullarının varlığı durumunda, menfaatlerine aykırı vasiyetnamenin iptalini talep ederek kanunda öngörülen miras paylarına kavuşabilirler. Vasiyetnamenin iptali sebepleri kanunda sınırlı bir şekilde gösterilmiş olup, ancak bu sebeplerin varlığı halinde vasiyetnamenin iptaline karar verilebilir.

 

Vasiyetname, resmi şekilde yapılabileceği gibi, el yazısı veya mevzuatta belirtilen istisnai hallerde sözlü yapılabilir. Vasiyetname türlerinden biri olan el yazılı vasiyetnamede, tarih ve vasiyetçinin ıslak imzası bulunmalıdır. Ayrıca, vasiyetnamenin baştan sona vasiyetçinin el yazısıyla yazılmış olması bir diğer koşuldur. Resmi vasiyetnamede ise vasiyetçi, vasiyetin istek ve arzularına uygun olarak düzenlendiğini iki tanık huzurunda beyan eder; tanıklar ise vasiyetnamenin önlerinde yapıldığını ve miras bırakanı tasarrufa ehil gördüklerini beyan ederler.

 

Vasiyetname, ölüme bağlı bir tasarruf olması sebebiyle, iptali de ölüme bağlı tasarruf prosedürüne göre olacaktır. Burada kastedilen şey, esasen geçerlilik şartlarına riayet edilmeksizin düzenlenmiş bir ölüme bağlı tasarrufun, bu geçersizlik nedenine binaen hâkim tarafından geçmişe etkili olacak tarzda hükümden düşürülmesidir. Daha açık ve basit bir şekilde ifade edecek olursak; vasiyetnamenin iptaline neden olan şey, vasiyetin yapıldığı anda mevcuttur; ancak vasiyetçi öldükten sonra açılacak bir dava ile iptal edilebilecektir.

 

Sağlar arası hukuki işlemler için kesin hükümsüzlük teşkil eden bazı sebepler vardır ve bu sebepler ölüme bağlı tasarruflar açısından yalnızca iptal sebebi olarak kabul edilmiştir. Vasiyet, hakimin vereceği iptal kararına kadar bozucu yenilik doğurucu niteliğinde askıda kalıp, verilen kararla geçmişe etkili olmakla birlikte taraflar arasında hüküm ve sonuç doğuracaktır. Vasiyetnamenin iptali için dava açma hakkı bulunduğu halde bu hakkını kullanmayan mirasçılar, esasen geçersiz olan bir işlemin hukuken geçerliymiş gibi hüküm ifade etmesine neden olacaklardır.

 

 

Vasiyetnamenin İptali Sebepleri

Vasiyetnamenin iptali sebepleri şunlardır; 

 

  • Ehliyetsizlik: Şöyle ki; vasiyetnamenin, murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir sırada yapılmış olması bakımından bir iptal sebebidir. Bir kişinin vasiyetname yapabilmesi için 15 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip olması koşulu vardır. Kişinin ehliyet durumunun doktor raporu ile kanıtlanması gerekmektedir. 
  • İrade Sakatlığı: Yanılma, aldatma, korkutma veya mecburiyet sonucunda yapılmışsa, vasiyetnamenin iptali talep edilebilir. Vasiyetname, murisin gerçek iradesini yansıtması yönünden önemlidir. Yargıtay’da çokça örnekleri mevcuttur. 
  • Hukuka ve ahlaka aykırılık: Vasiyetnamenin içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeleri hukuka ve ahlaka uygun olmak zorundadır. En tipik örneği; miras bırakanın, mirasçının eşinden boşanması veya evlenmemesi koşuluyla yaptığı vasiyetnamelerdir. 
  • Şekle aykırılık: Vasiyetnamenin yasada öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması durumunda, mirasçılar veya vasiyet alacaklısı tarafından vasiyetnamenin iptali istenebilir. Vasiyetname yönünden şekil şartı önem teşkil etmektedir. Örneğin; el yazılı vasiyetname tipinde tarih bulunmaması veya resmi vasiyetnamede tanıkların vasiyet edeni ehil gördüklerini beyan etmemiş olmaları veyahut imzaların eksik olması gibi şekil şartlarının noksanlığı, iptal sebebidir. Vurgulanması gereken bir diğer husus ise; vasiyet edenin hayatta olduğu sürece vasiyetnamenin iptalinin istenmesinin mümkün olmayacağıdır.

 

Bu saydığımız sebepler, kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır; bunlar dışında kalan hallerde iptal talep edilemez. Bu kapsamda;

 

  • Vasiyetin ifasının mümkün olmaması durumunda bunun tespiti gerekmektedir, iptal kararı verilmemektedir. 
  • Vasiyetin, muvazaa nedeniyle iptalinin talebi mümkün değildir.  
  • Vasiyet konusu taşınmazın satılmış olması vasiyetin iptalini gerektirmez; bu husus, vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasında göz önünde tutulur. 

 

Dava açılmasından evvel, vasiyetnamenin açılıp açılmadığının incelenmesi gerekir. Bu iptal davası, vasiyetin tamamına yönelik olabileceği gibi bir kısmının iptaline yönelik de olabilir. Esasa ilişkin olarak iptal sebeplerine dayanılmışsa, şekle ilişkin iptal sebeplerinin incelenmesi söz konusu olmayacaktır; ancak esasa ilişkin sebeplerin yanında şekle ilişkin iptal sebepleri de ileri sürülebilir. Bu durumda şekle ilişkin iptal sebeplerinin de ayrıca incelenmesi gerekecektir.

 

 

Vasiyetnamenin İptali Davası Nasıl Açılır?

Bu dava, lehine vasiyet yapılanlara karşı açılmaktadır. Ayrıca belirtmekte fayda var, bu davayı açma hakkı; davacının, ölüme bağlı tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Vasiyetname, usulünce açılıp ilgililere tebliğ edilmedikçe bahsi geçen bir yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamayacağı aşikardır.

 

Vasiyetnamenin İptali Davası Nasıl Açılır ?

 

Bu dava türünün açılması hakkı, her halde, vasiyetname açılma tarihinin üzerinden, “iyi niyetli” davalılara karşı 10 yıl; “kötü niyetli” davalılara karşı ise 20 yıl geçmekle düşer. Pek tabi karar, davaya taraf olmayan mirasçılar yönünden hüküm ve sonuç doğurmaz; yalnızca davanın taraflarını bağlar. Yetkili ve görevli mahkeme de murisin son yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesidir, miras mallarının nerede olduğunun bir önemi yoktur.
Vasiyetnamede saklı paylar durumu vardır ve bunların ihlalinin gerçekleşmesi, vasiyetnamenin iptaline konu olmayacaktır. Saklı payın ihlal edilmesi, ancak tenkis davasına konu olabilir. Saklı paylı mirasçının vasiyetnamede saklı payının da ihlal edilmesi halinde, vasiyetnamenin iptali ile birlikte terditli olarak tenkis de talep edilebilir. Taraflar bakımından önem arz eden husus; miras bırakan tarafından son arzularını yerine getirmekle görevlendirilmiş kişi veya vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından davanın açılamayacağıdır. Bu kişilere ek olarak; murisin alacaklıları ve borçluları da davada taraf olamayacaktır. Davalı ise; ölüme bağlı tasarruf olan vasiyetten yararlanan kişilerdir. Husumetin tüzel kişiliği olmayan tarafa yöneltilmesi mümkün değildir.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşın, herkes bilgilensin:
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (No Ratings Yet)
Loading...

Leave a Reply